Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'nın davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacı ile diğer ortaklar arasında yaşanan olaylar ve taraflar arasındaki ihtilaflar nedeniyle davalı şirket çatısı altında birlikte ticari faaliyet yapma imkanı artık kalmadığını, davalı şirketin bir sermaye şirketi (AŞ) olması yanında baba ve iki oğlundan oluşan ortaklık yapısı itibariyle bir aile şirketi konumunda iken bu yapı bozularak şirket ekonomik olarak ortakların birlikte çık
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı şirketin azınlık hissedarı olduğunu, şirket yönetim kurulu ve denetim kuruluna gönderilen İzmir Bornova 4.Noterliğinin 08/12/2014 gün, 42041 yevmiye nolu ihtarnamesi ile şirket kayıtlarının yasalara uygun tutulmadığını, şirketin kötü yönetildiğini, şirketin diğer grup şirketleri ile ilişkilerinin tamamen sistemi boşaltmak üzere kurulduğunu buna ilişkin hukuki önlem alınması ve dava açılması talep olunmuşsa da davalı vekili tarafından Beyoğlu 37.Noterliğinin 18/12/2014 gün, 33092 yevmiye nolu ihtarı ile istemlerin reddedildiğini, şirket ve ortakları arasındaki uyum ve ahengin sona erdiğini, grup şirketlerin yönetim kurulu başkanı olan ...'in şirketleri kendi çiftliği gibi yürütmesi, grup şirketlerini sürekli zarara uğratması, olumsuz yatırımları nedeniyle şirkete zarar vermesi ve müvekkili tarafından çekilen azınlık ihtarnamelerine hiçbir olumlu yanıt verilmemiş olması nedeniyle Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/191 Esas sayılı dosyasında davalı şirketle ilgili fesih ve tasfiye davası açıldığını, işbu dosyada yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde ekonomik verilere ancak sahip olabildiğini, bunun üzerine açtığı davadan feragat ettiğini ve şirket ortaklığından ayrılmaya zorunlu olarak karar verdiğini, müvekkilinin yaklaşık bir yıldır şirketle olan fiili durumunu kopardığını, müvekkilinin grup şirketlerinden ... hisselerini bile yine grup şirketi ortakları ve onların akrabalarına devretmesi üzerine şirketlerin oy çokluğuna sahip hissedarı ...'in talimatı ile davaya dönüştürüldüğünü, taraflar arasındaki uyum, güven ve birlikte çalışma duygusu ve güveninin kaybolduğu ileri sürülerek, TTK'nun 531.madde hükmü gereğince şirketin haklı sebeplerle feshine, olmadığı taktirde yine yasa gereğince müvekkilinin payına denk düşen bedelin ödenmesine yada başka bir yönde çözüm üretilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.