11. Ceza Dairesi 2024/2843 E. , 2024/7921 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/437 E., 2022/795 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlünün yargılamanın yenilenmesi tale…
**11. Ceza Dairesi 2024/2843 E. , 2024/7921 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/437 E., 2022/795 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2022/437 Esas, 2022/795 Karar sayılı ek kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.02.2024 tarihli ve 2023/24569 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB-2024/26805 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB-2024/26805 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müştekinin sahibinden.com adlı internet sitesinden güvercin ilanlarını araştırdığı ve Bahattin Yıldız tarafından ilan edilen kuşları beğendiği, *** *** **** numaralı telefon hattından irtibata geçtiği, şüphelinin isminin ... olduğunu, ilan sahibinin kardeşi olduğunu belirtmesi ve güvercin alım-satımı konusunda müştekiyle anlaşmaları üzerine 700,00 Türk lirasının kendisinin banka hesabına gönderilmesini istemesini takiben, müştekinin de belirtilen parayı ilgili hesaba yatırdığı, sonrasında şüphelinin müştekinin telefonlarını kapattığı ve kuşları teslim etmeyerek dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmış ise de; Sanığın sunduğu 29/12/2022 tarihli dekont uyarınca müştekinin zararını gidermesi, hükmün de aynı tarihte verilmiş olması, ancak Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin karar tarihinden sonra 30/12/2022 tarihli yazısıyla sanığın dekontunu ve zararı giderdiğine ilişkin dilekçesini mahkemesine gönderdiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1-e maddesinde yer alan “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki düzenleme uyarınca, sanığın mağdurun zararını gidermesi sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yönünden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen delil olduğu cihetle, kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan ve yukarıda bahsedildiği gibi yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen iddiaların diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, talebin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii başlıklı 318 inci maddesinin birinci fıkrası; "Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un "hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava; "yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa." hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür. hükmü yer almaktadır. 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve 2022/11-574 Esas, 2023/272 Karar sayılı ilamında; "...yargılamanın yenilenmesini; kanunda sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan, olağanüstü bir kanun yolu olarak tanımlamak mümkündür. Yargılamanın yenilenmesi, mutlaka istek üzerine yapılabilecek, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal sonucu olarak mahkemece re'sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkün olmayacaktır. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü de yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyecektir....Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulmasına ilişkin yenileme nedeni CMK'nın 311. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; "Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa" şeklinde düzenlenmiştir... Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için yeni olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın yeni olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da yeni sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır..." denilmektedir. 4. 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrasının; "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir" şeklinde ve aynı maddenin ikinci fıkrasının ise; "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna ilişkin yapılan yargılamada, sanığın 03.10.2022 tarihli dilekçesi ile katılanın zararını giderebilmek için hesap ve iletişim bilgilerini talep etmesini müteakip, 24.11.2022 tarihli ikinci celsede zararın giderilmesi için bir sonraki celse olan 29.12.2022 tarihine kadar süre verildiği, sanık tarafından asıl mahkemesi olan Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Söke Ağır Ceza Mahkemesine hitaben yazılan 29.12.2022 havale tarihli dilekçede, zararın giderildiği belirtilerek ekinde banka dekontunun ibraz edildiği, bununla birlikte; Söke Ağır Ceza Mahkemesince dilekçe ve eklerinin 30.12.2022 tarihinde UYAP üzerinden gönderilmesi nedeniyle, 29.12.2022 tarihli son celsede zararın giderildiğine dair herhangi bir makbuz ya da belge sunulmadığı gerekçesiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan "... veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa..." ibaresi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve 2022/11-574 Esas, 2023/272 Karar sayılı ilamında belirtilen "... hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır..." şeklindeki açıklamalar dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 318-320 nci maddeleri uyarınca istem kabule değer görülerek, aynı Kanun‘un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2022/437 Esas, 2022/795 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.