11. Ceza Dairesi 2024/3897 E. , 2025/907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4440 Değişik iş SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2023 tarihli ve 2023/40049 Soruşturma, 2023/33149 Kara
**11. Ceza Dairesi 2024/3897 E. , 2025/907 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4440 Değişik iş SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2023 tarihli ve 2023/40049 Soruşturma, 2023/33149 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.07.2023 tarihli ve 2023/4440 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.07.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2024/1949 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58323 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58323 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında; Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayet dilekçesinde özetle; ... Ofis Sistemleri ve Dekorasyo Sanayii ve Limited Şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğunu, şüphelinin yetkilisi olduğu firmaya ait ... Okullarının ahşap işlerini yapmak için şüpheli ile aralarında sözleşme imzalandığını, 276.000,00 Türk lirası üzerinden anlaştıklarını, 200.000,00 Türk lirasının ödendiği ancak kalan meblağın ödenmemesi üzerine İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2014/25596 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, şüphelinin de teminat bedeli olarak verilen 75.000,00 Türk liralık senedi aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak şüpheli tarafından doldurularak hakkında icra takibi başlatıldığından bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, müştekinin söz konusu senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı belge ile ispatlaması gerektiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşme, icra dosyaları ve varsa şikayet konusuna ilişkin hukuk mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi suretiyle tüm belgelerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçi tarafından teminat olarak verilen 75.000,00 TL bedelli bononun, tanzim ve vade tarihlerinin sonradan doldurularak icra takibine konu edildiği iddiasına yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2023 tarihli ve 2023/40049 Soruşturma, 2023/33149 Karar sayılı kararı ile "...müştekinin şikayete konu senetteki miktar ve imza yönünden bir itirazının bulunmadığı, ancak vade ve tanzim tarihinin boş olarak verdiği senedin vade ve tanzim tarihinin sonradan doldurulduğunu iddia ettiği, şüphelilerin alınan ifadelerinde, tanzim ve vade tarihini sonradan doldurmadıklarını ayrıca suçu kabul etmemekle beraber tanzim ve vade tarihinin sonradan doldurulabileceğini, senedin teminat senedi olmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmedikleri, müştekinin söz konusu senedi aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak sonradan vade veya tanzim tarihinin doldurulduğunu yazılı delillerle ispat etmesinin gerektiği, yapılan soruşturma ve alınan beyanlardan bu kısımların senede sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna dair yazılı senedin aksini gösteren başkaca delil tespit edilemediği..." gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; incelenen dosya içeriği ve UYAP kayıtlarına göre, aynı olaya ilişkin olduğu değerlendirilen ve karşılıklı yetkisizlik kararları verilen pek çok soruşturma dosyası olduğunun belirlenmesi karşısında; öncelikle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/160516 Soruşturma sayılı dosyası ve diğer dosya asıllarının getirtilerek incelenmesi, tüm belgelerin, alınan ifadelerinin ve varsa bilirkişi raporlarının onaylı bir suretinin dosyaya eklenmesi, suç tarihi gözetilerek, zamanaşımını kesen bir nedeninin bulunup bulunmadığının ve mükerrer soruşturma olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde tespit edilmesi, zamanaşımının gerçekleşmediğinin ve mükerrer soruşturma olmadığının belirlenmesi durumunda, taraflar arasındaki sözleşme, icra takip ve hukuk dosyalarının temin edilerek incelenmesi, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, belirtilen hususlar araştırılmadan karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenlerle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.07.2023 tarihli ve 2023/4440 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.