Başvurucu, 1/3/2000 tarihinde Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiğini ve makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, 1/3/2000 tarihinde Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiğini ve makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir. Başvuru, 6/2/2014 tarihinde Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 15/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 16/6/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 3/6/1999 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanmıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ve Tekel Genel Müdürlüğü A.Ş. (TEKEL) görevlileri hakkında Diyarbakır Asliye Ceza Mahkemesine açılan dava sonunda, 27/5/2004 tarih ve E.1999/21, K.2004/694 sayılı kararla, sanıkların ve başvurucunun kusurlarının olmadığı, TEKEL A.Ş.’nin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Başvurucu, 1/3/2000 tarihinde, Diyarbakır Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ) ve TEKEL A.Ş. aleyhine Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında, DEDAŞ ile TEKEL A.Ş. arasında akdedilen enerji nakil hattı ile TEKEL A.Ş.’ye tesis edilen özel hattan kopan elektrik teline temas etmesi sonucu yaralandığını ve sol bacağının kesildiğini ileri sürerek, maddi ve manevi zararlarının tazminini talep etmiştir. Başvurucu, 8/6/2010 tarihinde, Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan hesap bilirkişisi raporunda kendisine kusur verilmediği ve bu rapora itiraz edilmediği halde, Mahkeme Hâkiminin, tazminat miktarından kusur oranında indirim yapılmadığını belirttiğini, bu durumun ihsası rey anlamına geldiğini ileri sürerek, hâkimin reddi talebinde bulunmuştur. Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesince, 8/6/2010 tarihinde, hâkimin reddi talebinin yerine olmadığı görüşüyle, bu talebin değerlendirilmesi için dosyanın Yazı İşleri Müdürlüğüne tevdiine karar verilmiştir. Dosyanın gönderildiği Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi, 16/7/2010 tarih ve 2010/127 Değişik İş sayılı kararıyla hâkimin reddine yönelik talebin esas yönünden reddine, 7 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere karar vermiştir. Anılan karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi, esas hakkındaki davada yaptığı yargılama sonunda; 11/11/2010 tarih ve E.2000/170, K.2010/977 sayılı kararla; başvurucunun % 42 oranında maluliyetinin bulunduğu, davalı TEKEL A.Ş.’nin % 80, başvurucunun % 20 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle davalı DEDAŞ aleyhine açılan davanın reddine, davalı TEKEL A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, toplam 863,36 TL maddi, 000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar vermiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 6/6/2012 tarih ve E.2011/3657, K.2012/9856 sayılı ilamıyla; davanın haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu, tesisin geçici kabulünün yapılıp kesin kabulünün yapılmamış olması, davalı DEDAŞ’ın enerji verdiği hatlardan da sorumlu olması ve olaya uygun bilirkişi raporları dikkate alınarak davalı DEDAŞ’ın sorumluluğuna karar verilmesi, davalı TEKEL A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine hükmedilmesi gerekirken, somut olaya uygun olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş ve karar bozulmuştur. Karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 20/12/2012 tarih ve E.2012/14926, K.2012/19717 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; 14/3/2013 tarih ve E.2013/41, K.2013/168 sayılı kararla; davalı TEKEL A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, davalı DEDAŞ aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 863,36 TL maddi, 000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraflarca davanın esası yönünden temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 2/7/2013 tarih ve E.2013/8715, K.2013/11418 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır. Tarafların karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 16/12/2013 tarih ve E.201/18451, K.2013/17912 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Karar, 8/1/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 6/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi, 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun , ve maddeleri, 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun ve maddeleri.