1. Hukuk Dairesi 2010/531 E. , 2010/1752 K. "" MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kayden maliki olduğu 129 ada 2 parsel sayılı taşınmazın Gaziantep 2. Organize Sanayi Bölgesi içerisinde olup, komşu 3 nolu parselin maliki davalı şirketin kendi parseline inşa ettiği yapının organize sanayi bölgeleri uygulama yönetmeliğinin 56 maddesine ve imar yasasının çekme mesafelerine uyulmadan yapıldığını, bu durumun…
**1. Hukuk Dairesi 2010/531 E. , 2010/1752 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kayden maliki olduğu 129 ada 2 parsel sayılı taşınmazın Gaziantep 2. Organize Sanayi Bölgesi içerisinde olup, komşu 3 nolu parselin maliki davalı şirketin kendi parseline inşa ettiği yapının organize sanayi bölgeleri uygulama yönetmeliğinin 56 maddesine ve imar yasasının çekme mesafelerine uyulmadan yapıldığını, bu durumun ise, olası bir yangında tehlike ve zarara sebep olabileceği gibi, gürültü ve görüntü kirliliğine de neden olduğunu ileri sürerek, yapının yönetmelik ve imara aykırı bölümlerinin yıkımına karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, çekişme konusu taşınmaza müdahalesi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş ve aynı nedenlerle davacı aleyhine karşı dava açmıştır. Asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, Dairece; komşuluk hukukundan kaynaklı açılan davalarda ileri sürülen zararlar yönünden yeterli araştırma yapılmadığına değinilerek bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak yapılan araştırma sonucunda asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davalı-karşı davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .......raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Asıl ve birleşen dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere; tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten ve HUMK'nun 376.maddesine göre; son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin; aynı yasanın 388. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu 389. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne varki, uygulamada söz konusu yasanın 381. maddesinin son fıkrasının getirdiği ayrıcalığa dayanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.