3. Hukuk Dairesi 2010/18303 E. , 2010/21140 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 2595 lira alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı idare vekili dilekçesinde, davalının Defterdarlık M…
**3. Hukuk Dairesi 2010/18303 E. , 2010/21140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 2595 lira alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı idare vekili dilekçesinde, davalının Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü şefi iken, Maliye Bakanlığı kadrosuna dahil olmayan sosyal hizmetler döner sermaye kadrosuna vekalet ettiğini, davalıya bu görevi sırasında 2595 TL. fazla çalışma ücreti ödendiğini beyan ederek 2595 TL.’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, ödemelerin, yapılan işin karşılığı olduğu, bu nedenle de sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. HUMK'nun 275.maddesi uyarınca "Mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir; hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez." Somut olayda, ilgili kurumdan davalının çalıştığı dönemlere ilişkin belgeler getirtilip, uzman bir bilirkişiden davalıya yapılan ödemelerin haklı olup olmadığı.eğer haksız ise iadesi gereken miktarın ne olduğu konusunda rapor alınıp, bu raporun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.