Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Türkiye'de faaliyet gösteren üç operatörün (..., ..., ...) ürünlerinin satışını tek bir noktadan gerçekleştirebilmek için "..."nı kurduğunu, ... Grubunun kısa süre içinde 807 satış noktasına ulaştığını, ... girişiminin söz konusu olduğu yılların tamamında ...'in GSM hizmetleri pazarında sahip olduğu payın %50'nin üzerinde olduğunu, bu nedenlerle her üç operatöre de eşit mesafede bulunan ve tüketicileri hedefleyen bir dağıtım zincirinin ... ürünlerini satmadan ticari faaliyetlerini sürdürmesinin mümkün olmadığını, bu durumda ... ürünlerinin alıcı teşebbüsler bakımından "olmazsa olmaz ürün" niteliğinde olduğunu, diğer GSM operatörleri ... ve ...'nın ürünlerinin tedariki konusunda kendilerine olumlu yaklaştığını ancak ...'in ürünlerini davacı şirkete doğrudan tedarik etmediğini, davacı şirketin ürünleri piyasadan tedarik etmesini de engellediğini, bu konuda davalı ...'in başarılı olduğunu, bu nedenle davacı şirketin ticari başarısızlığa uğradığını, ...'in bu girişimlerine karşı Rekabet Kurulu'na başvuru yapıldığını, Rekabet Kurulu'nun 09/07/2008 tarihli toplantısında başvurunun görüşülerek ...'e karşı soruşturma açılmamasına karar verildiğini, ...'in ürünlerini piyasadan tedarik etmesini engellemesi sonucunda ... sisteminin faaliyetlerinin zorlaştığını ve piyasadan çıkmak zorunda kaldığını, ... Grubu bünyesindeki tüzel kişiliklerin 31/07/2009 tarihinde ... tarafından devralındığını, bu işlem sonrasında da ...'in distribütörleri üzerinden yaptığı fiillerle davacı şirketin ürünlere ulaşmasının zorlaştığını, Rekabet Kurulu'nun bu ve benzeri davranışlarını isabetli olarak tespit ettiğini ve 06/06/2011 tarihli kararı ile ...'i cezalandırdığını, söz konusu karardan davalının bazı mağazalarının sırf ... ile çalıştıkları için başka teşebbüslere devredildiğinin ve ...'a yapılan satışların sıkı bir gözetim altına alındığının anlaşıldığını, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 57.maddesi uyarınca davacı şirketin zarara uğradığını ve tazminat şartlarının oluştuğunu, 06/06/2011 tarihli karar ile davalının hakim durumunu kötüye kullandığının tespit edildiğini ve hukuka aykırı fiil şartlarının gerçekleştiğini, rekabet ihlali gerçekleştiren kişinin kusurlu olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olması nedeniyle kusur şartlarının oluştuğunu, davacı şirketin zarara uğradığını, menfi zarar kapsamında ... Grubundaki şirketlerin devir bilançolarındaki geçmiş yıl zararlarının, söz konusu şirketlerin sabit kıymetlerinin ticari faaliyetin sona ermesi nedeni ile gider olarak kayıtlara intikal etmesi nedeniyle 30/04/2012 tarihine kadar gider kaydedilen ve ilerideki dönemlerde gider kaydedilecek amortisman tutarlarının ... bünyesindeki şirketlerin faaliyetlerini gerçekleştirmek için kullanılan kredilerin, işten çıkarılan personel nedeniyle yapılan giderlerin toplamda 97.984.000,00 TL tutarında fiili zarara neden olduğunu, davacı şirketin her bir ... şirketinin yoksun kalınan kâr kapsamında en az 10.000.000,00 TL zarara uğradığını, Rekabet Kanunu 58/3.maddesi kapsamında davacı şirketin uğradığı zararın üç katına kadar tazmin edilmesinin mümkün olduğunu, anılan nedenlerle fiili zarar ile yoksun kalınan kârın nihai baliğinin bu zararlar toplamının üç katına kadar takdir olunacak tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi ile fiili zararlarının harca esas tutar olarak belirtilen miktarın (100.484.000,00 TL) nihai baliğinin, yoksun kalanın kârın harca esas tutarı olarak zikredilen asgari miktarının (10.000.000,00 TL) nihai baliğinin, bu zararın toplamının 3 katına kadar takdir olunacak tazminatla birlikte dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.