9. Ceza Dairesi 2013/4092 E. , 2013/9189 K. Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Muhafaza görevini kötüye kullanma Hüküm : TCK'nın 289/1-1 ve 2. cümle, 62, 50, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın hacizli malların sahibi olmayıp mahcuzların ait olduğu ... Su Sporları Sanayi Ticaret Limited Şirketinin yetkili temsilcisi olduğunun anlaşılması karşısında, hakkında tayin olunan cezadan TCK'nın 289. maddesinin 1. fıkra 2. cümlesi uyarınca i…
**9. Ceza Dairesi 2013/4092 E. , 2013/9189 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Muhafaza görevini kötüye kullanma Hüküm : TCK'nın 289/1-1 ve 2. cümle, 62, 50, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın hacizli malların sahibi olmayıp mahcuzların ait olduğu ... Su Sporları Sanayi Ticaret Limited Şirketinin yetkili temsilcisi olduğunun anlaşılması karşısında, hakkında tayin olunan cezadan TCK'nın 289. maddesinin 1. fıkra 2. cümlesi uyarınca indirim yapılamayacağının gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1- Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda failin muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle el konulmuş malı teslim amacına uygun olarak muhafaza ve istenildiğinde iade yükümlülüğünün bulunduğu, cezalandırılabilecek eylemin tipe uygun hukuka aykırı bir eylem olması gerektiği; Somut olayda, şirketi taşıdığını iddia eden sanığın mallar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu kaybolmasına veya bozulmasına neden olup olmadığı ve malların suç tarihi itibari ile mevcut olup olmadığı araştırılıp belirlendikten sonra hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; Sanığın borcunu ödemesi suretiyle mağdurun zararını giderdiği gözetilmeden, ayrıca yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilerek hakkında TCK'nın 62. maddesi uygulandığı halde bu gerekçeyle çelişki oluşturacak şekilde sanığın kişilik özellikleri olumsuz değerlendirilerek CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.