2. Ceza Dairesi 2021/12159 E. , 2024/1840 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/464 E., 2016/410 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Mu
**2. Ceza Dairesi 2021/12159 E. , 2024/1840 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/464 E., 2016/410 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İncesu Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2015 tarihli ve 2015/383 Esas No.lu iddianamesi ile, sanık ...'in, hakkında beraat kararı verilen ... ile birlikte, 14.07.2015 tarihinde, mezarlık içerisinde bulunan ağaçlara zarar verdiği iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-c maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/464 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 152/1-c, 62. maddeleri gereğince hükmolunan 10 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 50, 52. maddeleri gereğince 6.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesine, ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2021 tarihli ve 15-2016/375485 sayılı, onama görüşü ile Daireye gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, kendisine gösterilen yeri işçi olarak kazdığı, suçsuz olduğu, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay günü İncesu ilçesi ... Mahallesi mezarlığında yapılan mezar yeri kazma çalışmasından dolayı ağaçlara zarar verildiği gerekçesiyle bulunulan suç duyurusu sonucu olay mahallinde yapılan tespitte, mezarlığın giriş kapısına göre sağ tarafta bulunan ağacın zarar gördüğünün belirtildiği, konuya ilişkin fotoğrafların dosya arasına konulduğu, sanıkların ortak ve uyumlu savunmalarında atılı suçlamayı inkâr ettikleri, sanıklardan İsmail'in beyanında, bahse konu mezarı kendisinin kazdırdığını, ancak bu mezarı ...'e kazdırmadığını, ...'e kazdırdığını, mezar kazma işinin 2014 yılının Kasım ayında gerçekleştiğini beyan ettiği, sanık ...'in somut olayda mezar kazdırma işini bir başkasına yaptırdığı sabit olmakla birlikte kazma işlemi esnasında ağaçların zarar görmesine ilişkin olarak suç kastının bulunduğuna dair her tür şüpheden uzak, inandırıcı ve kesin delil bulunmadığı, diğer yandan olay günü mezarlıkta kepçeyi kullanan şahsın ... olduğunun tanık beyanları ile sabit olduğu, sanık ...'in ikrara yaklaşan beyanlarının başka bir olaya ilişkin olduğu, böylelikle gerek olay yerine ilişkin fotoğraflar, gerek tespit tutanağı ve gerekse tanık beyanları, sanıkların savunmaları ile birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'in atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, sanık ...'in ise atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı kanaatine varılarak sanık ...'in mahkûmiyetine, sanık ...'in ise beraatine karar verilmesi gerektiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanık ... aşamalarda suçu kabul etmemiş, olay tarihinde kesinlikle mezara girmediğini, orada açma yapmadığını, burasının olay tarihinden bir, bir buçuk yıl önce ... tarafından açıldığını söylemiştir. 3. Beraat eden sanık ... ise savunmasında, olay günü iddia edildiği gibi sanık ...'e mezar kazdırmadığını, söz konusu mezarı ...'e kazdırdığını, bu işi yaparken kesinlikle ağaçlara zarar vermediğini, daha sonra açmış olduğu mezarları da kapattığını söylemiştir. 4. ...'in olay tarihinde askerde olduğu tespit edilmiştir. 5. Şikâyetçi ... beyanında: "Ben olayın meydana geldiği mahallenin muhtarıyım, olay günü mezarlığın içerisinde bir kepçe çalıştığını görünce oraya gittim, hava kararmak üzereydi, kepçeyi kimin kullandığını tam olarak göremedim, ancak başında ... duruyordu, kendisine mezarda çalışırken ağaçlara zarar vermemesi gerektiğini söyledim ve oradan ayrıldım, aradan bir hafta kadar bir süre geçtikten sonra tekrar oraya gittiğimde bazı ağaçların zarar gördüğünü gördüm ve aynı kepçe yolun kenarında duruyordu, kepçeyi sürene ismini sorduğumda isminin ... olduğunu söyledi, ancak ilk olayda ...'in orada olup olmadığından emin değilim, olayın tam tarihini hatırlamıyorum, şikâyet dilekçesini olayın üzerinden yaklaşık bir ay kadar bir süre geçtikten sonra vermemin sebebi; çektiğim ve zabıtaya verdiğim fotoğraflar nedeni ile işlem yapılacağını düşünüyordum, ancak böyle bir işlem yapılmadığını görünce olaya müdahil oldum, açma yapılan yer kısmen düzeltildi, ağaçlardan bir tanesi kısmen iyileştirildi" demiştir. 6. Tanık ... beyanında: "Olay günü olayın meydana geldiği yerde ben de mezar kazdırıyordum, aynı şekilde ... de benim gibi mezar kazdırıyordu, yanında ...ile kepçeci ... vardı, iddia edildiği gibi ... yoktu, ... kullanıyordu, ben orada bulunduğum süre içerisinde ağaçlara zarar verildiğine tanık olmadım, ben bahse konu mezarı 2014 yılının son aylarında kazdırdım, kesinlikle böyle bir olay olmadı" demiştir. 7. Tanık ...beyanında: "Olay günü ben oradaydım, sanık ... kardeşim olmaktadır, bahse konu mezarı 2014 yılının son aylarında kazdırdığı hususu doğrudur, ancak iddia edildiği gibi oradaki ağaçlara zarar verilmedi, daha sonra kazı yapılan yer eski hâline getirildi, kazı yapılan yerde kepçeyi ... kullanıyordu" demiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı, şikâyetçi ve tanıkların beyanlarına göre, beraat eden sanık ...'nün, 2014 yılının son aylarında, sanığın kardeşi olan ...'e mezar kazdırdığı, bu olayın şikâyet konusu edilmediği, ...'nün 18.08.2015 tarihli şikâyet dilekçesinde suç tarihini 14.07.2015 olarak bildirdiği, ancak duruşmadaki beyanında bu tarihte kepçeyi kimin kullandığını görmediğini, olaydan bir hafta sonra kepçeyi sanığın kullandığını görmesi nedeniyle hakkında şikâyette bulunduğunu söyledıği, bu durumun tanıkların beyanı ile de doğrulandığının anlaşılması karşısında; sanık ...'nün beyanlarının başka bir olaya ilişkin olduğu kabul edilerek İsmail bakımından beraat kararı verildiği halde, sanık ...'in atılı suçu işlemediğine dair savunmasının aksini gösterir mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden ve atılı suçu işlediğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde açıklanmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; 18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/464 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.