8. Hukuk Dairesi 2023/2343 E. , 2025/751 K. "" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1269 E., 2023/157 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/60 E., 2022/49 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine,…
**8. Hukuk Dairesi 2023/2343 E. , 2025/751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1269 E., 2023/157 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/60 E., 2022/49 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, Samsun ili Atakum ilçesi Çamlıyazı Mahallesi çalışma alanında bulunan 743 parsel sayılı 3.030,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğünce yerinde yapılan incelemede,dava dışı şirket tarafından taşınmazın bir kısmının fiilen taşocağı şantiye sahası, bir kısmının şantiye içi yol olarak kullanıldığı, bir bölümü üzerinde de kum depolandığını, bu yönüyle zilyetlikle iktisabı gerektirecek yeterli ve kuvvetli emareler görülmediğini, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tespit ve tescilini istemiştir.