4. Hukuk Dairesi 2025/14104 E. , 2026/1269 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/681 E., 2025/500 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesi…
4. Hukuk Dairesi 2025/14104 E. , 2026/1269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/681 E., 2025/500 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 03.09.2016 tarihinde davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalanan davacıların desteğinin yolcu olduğu araç sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini yitirip takla atarak karşı şeride geçtiğini ve karşı şeritteki araca çarptığını, kaza neticesinde sigortalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...'ın vefat ettiğini, müvekkili ...'ın ölenin eşi, ...'ın ise ölenin oğlu olduğunu, vefat nedeniyle ölenin desteğinden mahrum kalındığını, oluşan zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için 100,00 TL olmak üzere 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının müracaat tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini istemiştir. Davacılar vekili, ıslah dilekçesi ile davacı ... için 191.209,43 TL, davacı ... için 22.418,44 TL destek tazminatı talep ettiğini belirtmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kaza nedeniyle sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin yaptığı araştırmada destek ...'ın babası ....'ın beyanına göre ...'a ait 2 çocuk ile kan bağının olmadığı, evlilik birliğinin olmadığı, bu nedenle ...'la ilgisinin bulunmadığını belirttiğini, avukatları aracılığı ile dava açtıklarını, öncelikle bu hususun açığa kavuşması gerektiğini, ...'ın tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, ... ile ölen arasında desteklik bağı bulunmadığını, taraflar evli olsalar bile evlilik birliği içinde olduklarına dair kanıt olmadığını, ölenin babası ... ile yaptıkları görüşmede, kızının ...'ın abisi ... ile imam nikahlı evli olduğunu ve ...'dan hamile iken ... tarafından kaçırıldığını, ...'ın ...'ın nüfusuna kayıtlı olduğunu, kızının ...'dan ayrıldığını ve 8 yıl ayrı kaldığını, resmi olarak boşanmadıklarını, bu dönemde de kızının hamile kaldığını ve ...'ın doğduğunu, ... ile kağıt üzerinde evli kaldıklarını, çocukları ile herhangi bir kan bağı olmadığını beyan ettiğini, evliliğin resmiyette devam etmesinin desteğin var olduğunu göstermeyeceğini, müteveffanın ölene ne maddi ne de manevi destek olacak konumda olmadığını, ölen ve davacı arasında bağ kalmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, öte yandan müvekkilinin sadece yasal faizden sorumlu olduğunu, sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, ayrıca davacının kusur durumunu kanıtlaması gerektiğini, hesaplamanın sigorta genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, ayrıca sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydan geldiği anda 2,23 promil alkollü ve ehliyetsiz olduğunu, desteğin bu nedenle kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğunu, ayrıca taşımanın hatır taşıması niteliğinde olduğunu bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.07.2019 tarihli 2018/425 E., 2019/540 K. sayılı kararı ile gerek sosyal ekonomik durum araştırmasına, gerek Jandarma tarafından tutulan tutanağa, gerek davacının da kabulünde olan 2014 yılında dünyaya gelen dava dışı ...'ın başka bir kişiden dünyaya gelmesine göre, 2009 yılından beri ayrı yaşayan ölen (destek) ve ... arasındaki evliliğin kağıt üzerinde kaldığı, her ne kadar farklı iddialar var ise de kayden oğlu olan ...'ı da evi terk eden ölenin ölümünden sonra yanına aldığı, somut durum karşısında davacı ...'in ölenin kendisine destek olduğuna dair resmi eşi olmasından başka delil sunulmadığı, toplanan deliller çerçevesinde kağıt üzerindeki evliliğin ölenin davacı ...'e destek olduğunu ortaya koymayacağı, davacı ...'ın da ölenin oğlu olması nedeniyle destek zararı olduğundan sigorta şirketinden talepte bulunabileceği, kaza anında sürücünün aşırı derecede alkollü olmasına rağmen ölenin araç içerisinde yolcu olarak bulunmasının ölenin müterafik kusuru kabul edildiği ayrıca taraflar arasında akrabalık ilişkisinin bulunmaması ve aracın özel araç olması karşısında taşımanın da hatır taşıması olduğu kanaatine varılarak tazminat miktarından indirim yapılması gerektiği, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi, %20 hatır taşıması indirimi yapılarak tazminatın 21.129,16 TL hesaplandığı gerekçesiyle davacı ...'ın davasının reddine, davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile 14.347,80 TL'nin 30.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine;Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 17.03.2022 tarihli 2019/2814 E., 2022/694 Karar sayılı kararı ile yapılan sosyal ekonomik durum araştırması, destek olduğu belirtilen ...’nun babası ...’ın beyanları ve tüm dosya kapsamından eşlerin ayrı yaşadığı ve ölenin davacı ...’a destek olarak kabul edilemeyeceği, davacılar vekilinin 30.05.2019 tarihli dilekçesi ile davacılardan ... için 22.418,44 TL talep edildiği, talepten fazlasına da karar verilemeyeceği anlaşılmakla, Mahkemece 22.418,44 TL üzerinden müterafik kusur ve hatır indirimi yapılmasında da bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 21.05.2024 tarihli ve 2022/6180 Esas-2024/4991 Karar sayılı ilamıyla; davacı ... yönünden 8.070,64 TL olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi'nin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı, davacı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya kapsamında yer alan kayıtlara göre kazada ölen ...'ın davacı ...'ın resmi nikahlı eşi olduğu, davacı ... ölenin eşi olduğundan eş yönünden evlilik birliği devam ettiği sürece ayrı yaşıyor olsalar dahi müteveffanın davalıya desteği olduğunun kabulü gerektiğinden ölenin davacı ...'a destek olmadığı kabul edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararının bozulmasına karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davacı ...'ın destekten yoksun kalma zararının 244.581,19 TL, davacı ...'ın ise destekten yoksun kalma zararının 4.002,46 TL olacağının mütalaa edildiği, kaza anında sürücünün aşırı derecede alkollü olmasına rağmen ölenin araç içerisinde yolcu olarak bulunmasının ölenin müterafik kusuru kabul edildiği, ayrıca taraflar arasında akrabalık ilişkisinin bulunmaması ve aracın özel araç olması karşısında taşımanın da hatır taşıması olduğu kanaatine varılarak tazminat miktarından indirim yapıldığı, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi, %20 hatır taşıması indimi yapılarak 156.531,96 TL davacı ...'ın destek zararının hesap edildiği gerekçesiyle davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile, 156.531,96 TL'nin 30.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.05.2024 tarih ve 2022/61 80... /4991 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği dikkate alınmakla; davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile, 14.347,80 TL'nin 30.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece yapılması gereken hesaplanan toplam tazminattan hatır indirimi ve müterafik kusur indirimi düşüldükten sonra kalan tutarın poliçe limitine oranlanarak hak sahipleri arasında garame yapılması gerektiğini, takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup takdiri indirimler nedeniyle reddedilen kısım itibariyle aleyhe karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Mahkemece davacının desteğinin araçta hatır için taşındığı kabul edilerek %20 oranında indirim uygulanmış yine desteği kaza anında sürücünün aşırı derecede alkollü olmasına rağmen araçta bulunduğundan %20 müterafik kusur indirimi uygulanmış ise de yapılan indirimin garame yapılan poliçe limiti üzerinden uygulandığı oysa mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile belirlenen toplam tazminat miktarı üzerinden önce %20 hatır taşıması indirimi ve bulunacak tutardan sonra %20 müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra garame yapılması gerekirken, garame sonucu poliçede yazılı teminat limiti üzerinden indirim yapılması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VII. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, 3. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.