8. Hukuk Dairesi 2013/8058 E. , 2013/19006 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhtesat aidiyetinin tespiti ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki muhtesat aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.12.2012 gün ve 220/316 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, nizalı 125 ada 147 parsel sayılı taşınmaz…
**8. Hukuk Dairesi 2013/8058 E. , 2013/19006 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhtesat aidiyetinin tespiti ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki muhtesat aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.12.2012 gün ve 220/316 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, nizalı 125 ada 147 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının vekil edenine aidiyetinin tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesini istemiştir. Davalılardan ... ve ... duruşmalara katılarak açılan davayı kabul etmediklerini bildirmişlerdir. Davalı ... ise usulüne uygun olarak davadan haberdar edildiği halde duruşmalara katılmamış ve yazılı beyanda da bulunmamıştır. Mahkemece, davanın kabulüne; nizalı dava konusu meyve ağaçlarının mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine ve tapunun beyanlar hanesine bu hususta şerh verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalılar vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle süresi içinde temyiz edilmiştir. Hemen belirtmek gerekirki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, aynı Kanun'un 718. maddesinde ise, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Taşınmaz mülkiyetiyle ilgili genel kuralı oluşturan bu hükümler dikkate alındığında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyeti kural olarak arza tabidir. Muhtesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Aksine bir hüküm bulunmadıkça muhtesatların mülkiyetinin taşınmazın maliklerinden başka birisine veya maliklerden bir veya birkaçına ait olduğunun tespiti dava edilemeyeceği gibi mahkemelerce de bu sonucu doğuracak şekilde hüküm verilemez. Ne var ki, böyle bir istemle dava açılması halinde "Çoğun içinde azı da vardır" kuralı gözetilerek diğer koşulların varlığı halinde muhtesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir. Öte yandan aynı Kanunun 1006. maddesinde hangi hakların tapu kütüğüne tescil, 1009, 1010 ve 1011. maddelerinde ise hangi hakların şerh edilebileceği, 1012. maddesinde de taşınmaz eklentilerinin malikin istemi üzerine tapu kütüğündeki beyanlar sütununa yazılacağı, taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususların tüzükle belirleneceği açıklanmış, özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur. Benzer hükümler yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nde de mevcuttur.