1. Hukuk Dairesi 2010/13257 E. , 2011/4252 K. "" MAHKEMESİ : AYANCIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanları babası S. G.'in ilk eşinden olan çocuklarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 5 ada 5 parsel sayılı taşınmazını 2.eşi olan davalı G.'ye satış göstererek devrettiğini ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile taşınmazın S. G.'in tüm mirasçıları adına tescilini istemiştir. Davalı G., dava konusu taşınm…
**1. Hukuk Dairesi 2010/13257 E. , 2011/4252 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AYANCIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanları babası S. G.'in ilk eşinden olan çocuklarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 5 ada 5 parsel sayılı taşınmazını 2.eşi olan davalı G.'ye satış göstererek devrettiğini ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile taşınmazın S. G.'in tüm mirasçıları adına tescilini istemiştir. Davalı G., dava konusu taşınmazı tüm parasını kendi birikimi ve babasından aldığı para ile ödeyerek satın aldıkları halde evin tapusunun eşi S. adına çıkartıldığını, yine kendi parası ve çocuklarından aldığı para ile binayı inşa ettiklerini, daha sonra taşınmazın alımında ve binanın yapımında murisin katkısı olan 65.000.000.-TL.'yı ödeyerek tapuyu devraldığını bildirip, davanın reddini savunmuş, diğer davalıların bir kısmı davaya muvafakat etmediklerini bir kısmı ise davaya muvafakat ettiklerini bildirmişlerdir. Mahkemece, muvazaa iddiasının ispatalanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 12.4.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat A.Ö.r geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Davada, miras bırakanın yaptığı temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olduğu ileri sürülerek, tapu iptali ile tüm mirasçılar adına tescil isteğinde bulunulmuştur. Miras bırakan S.n, 26.11.2006 tarihinde öldüğü ve terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, davada tüm mirasçıların bazılarının davacı, bazılarının da davalı konumunda bulundukları, kendisine temlik yapılan kayıt maliki G. dışındaki bir kısım S.mirasçılarının açılan davaya karşı durdukları ve reddi gerektiğini bildirdikleri görülmektedir. Buna göre, T.M.K.'nun 640.maddesi hükmü gereğince, terekeye temsilci atanması sağlanarak onun marifetiyle davanın sürdürülmesi gerekeceği zorunlu olup, davanın görülebilirlik koşuludur. Ne varki, mahkemece, davanın görülebilirlik koşulu yerine getirilmeden işin esasının incelenerek neticeye gidilmiş olmasının doğru olduğu söylenemez. Kabule göre de;