DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : 29/03/2021KARAR TARİHİ : 26/10/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 26/10/2022 Taraflar arasındaki şirketin ihyasına ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 16. İş Mahkemesinin 2021/6
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari alışveriş sürecinin 08.11.2006 tarihinde başladığını, bu süreçte davacı müvekkili tarafından KDV dahil 270.958,41 TL tatarında emtia satışı ve teslimatı yapıldığını, davalı şirketin aynı süreçte yapmış olduğu ödemelerin toplam tutarının 155.889,70 TL olduğunu ifade ederek, davalının 115.068,71 TL bakiye borcu kaldığını, bu borcu ödememesi üzerine İstanbul ... Noterliğine 11.01.2008 tarih ve... Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile 155.068,71 TL borcunu ödemesi için davalıya 3 gün süre verildiğini, 3 günlük ödeme süresinin dolmasından sonra davalı şirketin 19.01.2008 tarihinde temerrüte düştüğünü, iş bu nedenle Şişli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında icra takibi yapıldığını, ancak davalı şirketin borca işlemiş ve işleyecek faize itiraz ettiğini, davalı şirketin 8 günlük yasal süre içerisinde davacı müvekkili tarafından düzenlenen faturalara itiraz etmediğini ifade etmiştir. Davalı şirketin Beyoğlu ...Noterliğinin 04.01.2008 tarihli ...Yevmiye Nolu ihtarname ile kendi şirket elemanlarında birisinin şirketlerini dolandırdığını ve Kasım-Aralık 2007 dönemine ait ihtarname ekinde bulunan faturaların davalı müvekkilince iade alınmasını talep ettiğini, fakat davacı müvekkilin davalı şirketin suçlamalarını ve iade talebini 11.08.2008 tarihli ve 627 Yevmiye Nolu ihtarname ile davalı şirkete bildirdiğini, davalı şirketin davacı müvekkiline borçlu olduğunu bildiği halde sırf zaman kazanmak ve takibi sürüncemede bırakmak maksadı ile borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatını hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin Şişli ... İcra Müdürlüğünde... Esas sayılı dosya ile davalı müvekkili hakkında satışı ve teslimi yapılan bedellerine ilişkin icra takibini başlattığını ancak icra takibinin TTK.'nın 92. ve 95.maddelerine uygun olarak cari hesap mutabakatı yapılmadan başlatıldığından geçersiz olduğunu, davacının davalı müvekkil aleyhine düzenlemiş olduğu ihtarnamenin kendilerine tebliğ edilmeden muhtarlığa teslim edildiğini, ihtarnameyi tebellüğ tarihlerinin 07.07.2008 olduğunu, ihtarname ekinde cari hesap ekstresinin kendilerine tebliğ edilmediğini, davalı müvekkili şirkette tüm satın almaların sipariş formları ile yapıldığını, cari hesap açığına konu emtiaların satın alımına yönelik herhangi bir talebin veya siparişin yapılmadığına, Yargıtay uygulamasında geçiş formu bulunsa dahi bu durumun davacı şirketin mal tespiti ispat yükünü ortadan kaldırmadığını ifade etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 1995/8146 Esas ve 1995/8916 Kararında '...hemen belirtelim ki bir faturanın bir faturanın alınması yönünden davalı belediye encümen kararı bulunması, davacının malları davalıya teslim ettiğini, böylece teslime yönelik ispat yükünden kurtulduğunu gösterir bir delil olarak kabul edilemez.' Cari hesap açığı olduğu iddia edilen malların tesliminin davalı müvekkil şirkete kesinlikle yapılmadığını, davacının faturaları konu malları davalı müvekkili şirkete teslim ettiğini, taşıma ve sevk irsaliyeleri, kargo fişi ve ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı tarafı faturaların davalı müvekkile tebliğ edildiğini ancak davalı müvekkilin süresi içinde itiraz etmediğini iddia etmesine karşın söz konusu faturaların davalı müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini ve dosyaya da davacı yanca söz konusu faturaların tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediğini ifade etmiştir.Biran için borca konu faturaların davalı müvekkili şirkete tebliğ edildiğini ve süresi içerisinde itiraz edilmediğini düşünsek dahi, TTK madde 23. hükmü muteber borç akitleri için geçerli olduğunu, Yargıtay uygulamasında mutaber bir borç ilişkisine dayanmayan faturaya itiraz edilmesinin kıymetli olmadığını, faturanın sözleşmenin yapılması ile ilgili değil, yerine getirilmesi ile ilgili ticari bir belge olduğunu, davalı müvekkili şirketin haricen ele geçirilen şüpheli faturaların konu malların teslim alınmadığına davacıya 04.01.2008 tarihinde Beyoğlu... noterliği ...Yevmiye Nolu ihtarname ile bildirdiğini ancak davacı tarafın cevap ve belge vermekten kaçındığını, bunun üzerine davalı müvekkilin davacı şirketten geriye dönük tüm satın almaları kontrol ettiğini, hile ve muhasebe sistemine girilmeye çalışıldığı tespit edilerek, davacının teslim etmediği malların bedelini haksız olarak talep etmeye çalıştığının anlaşıldığı, bunun üzerine davacı taraf hakkında ... Cumhuriyet Savcılığı ... Esas sayılı dosya ile dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunduklarını, söz konusu suç duyurusunu davacının icra takibini başlatmasından önce olduğunu, davalı müvekkili şirketçe davacı tarafa yapılan ödemelerin suç şikayetine konu eylemler öğrenilmeden önce ve mal karşılığı olduğu düşünülerek yapılmış ödemeler olduğunu, iş bu nedenle yapılan bu ödemelerin ikrar olarak kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, uyuşmazlık konusu alacak bedeli gerçek bir alım satım sözleşmesine dayanmadığından, faturalar gerçeğe aykırı ve suça konu teşkil ettiğinden, faturalardaki bedelin talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini, davacıya %40 oranında icra inkar tazminatı ödenmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile cevap verdikleri anlaşıldı.DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, İİK 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.Şişli... İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 115.068,71 TL asıl alacak, 2.157,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 117.226,54 TL alacağın tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından yasal 7 günlük süre içinde borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Taraf iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamına göre bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.Mahkememizce alınan 19.08.2010 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;Mal tesliminin hileli bir şekilde davalı çalışanı ... tarafından teslim edilmiş gibi gösterildiğinin iddia edildiği, tarafların tanıklarının beyanlarına göre teslimin sonucuna varılamayacağı, dosyanın mevcut durumuna göre teslimin vuku bulduğununu söylenemeyeceğini, ceza davası sonucuna göre sonuca ulaşılabileceği mütaala edilmiştir.