10. Hukuk Dairesi 2011/8482 E. , 2012/10914 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :11-66 Dava, iş kazası tespiti istemine ilişkndir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davalı Kurum yönünden reddine, davalı işveren yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı işveren avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağı
**10. Hukuk Dairesi 2011/8482 E. , 2012/10914 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :11-66 Dava, iş kazası tespiti istemine ilişkndir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davalı Kurum yönünden reddine, davalı işveren yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı işveren avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacılar, murisleri olan ...'nın, davalı şirket ile, 10.05.2005 tarihli, yurt dışı iş sözleşmesi imzalayarak, davalı şirketin, Irak'da bulunan şantiyesinde, şoför olarak çalışmaya başladığını, 24.04.2007 tarihinde inşaat sahasında çalışırken kaza geçirdiğini, bu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davacıların murisinin, münhasıran davalıya ait yurt dışındaki işyerinde çalıştığı ve yurt içinde hiç çalışması olmadığı kabul edilerek, ve davalı firma ile, SGK arasında topluluk sigortasına ilişkin sözleşme bulunmaması nedeniyle davanın davalı Kurum yönünden reddine, işveren yönünden ise, kabulüne karar verilmiştir. Kural olarak sigortalılar, Türkiye’de yaşadıkları ve hizmet akdine göre çalıştıkları takdirde sosyal sigorta haklarından yararlanırlar. Bu kural, Kanunların mülkiliği ilkesinin doğal sonucudur. Ayrıca, Türkiye’yle yabancı bir ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmişse, istisnaen mülkilik ilkesine değer verilmeyebilir. Kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunun 2 ve 3. maddelerine göre, sigortalı olmayanlar kapsamında olmak üzere, Türkiye’yle sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan bir ülkede hizmet akdiyle çalışan Türk vatandaşları da anılan Kanunun 86. maddesi gereği işverenleriyle yapılacak “İş kazalarıyla meslek hastalıkları”, “Hastalık”, “Analık”, “Malullük, Yaşlılık ve Ölüm” sigortalarından birine, birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulabilirler. Herhangi bir sosyal güvenlik sözleşmesi ve topluluk sigortası olmaması halinde ise; kişinin 506 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında geçici görevle yabancı ülkeye gönderilmesi durumunda zorunlu sigortalı kabul edilmesi mümkündür. Ancak; anılan madde kapsamında sigortalı sayılabilmek için sigortalının malullük- yaşlılık -ölüm, işkazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık sigorta kolları bakımından sosyal güvenliğinin işin yapıldığı ülke Sosyal Sigorta Merciince karşılanmaması, Türk-işveren tüzel kişi ise, şirket merkezinin Türkiye'de bulunması, gerçek veya tüzel kişi, Türk işverenin Türkiye'de iş yapmak şartı aranmaksızın Türkiye'de tescil edilmiş, ya da, tescil edilebilir nitelikte işyerinin olması, Türk işveren ile, Türk işçi arasında yabancı ülkede yerine getirilecek iş görme edimine ilişkin bireysel iş sözleşmesinin Türkiye'de yapılması, Türk işçinin, iş bu yazılı, ya da, sözlü hizmet sözleşmesinin Türk işçiye yüklediği iş görme ediminin yerine getirilmesi gereği olarak yurt dışında yaşamasının sürekli olmayıp, geçici nitelik taşıması, geçicilik kavramının nitelendirilmesinde zaman sınırlaması yoksa da, bu görevin yurt dışında sürekli yaşamayı gerekli kılmaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Somut olayda; davalı işveren şirketin iş merkezi Türkiye'dedir. Şirketin Türkiye'de tescilli işyeri bulunmakta olup, askeri kamp inşaatında çalıştırılmak üzere, Türkiye'de yapılan 10.05.2005 tarihli hizmet sözleşmesi sonrasında Irak'a götürülen davacıların murisi, davalı işveren tarafından üstlenilen inşaat işyerinde mesai sonrası yatakhanede kalp krizi geçirerek vefat etmiştir. Bu durumda, açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde sigortalının yabancı ülkede geçici çalışıp çalışmadığı irdelenerek, sonucuna göre fiilen çalıştığı sürede 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olup olmadığı ve buna göre iş kazası geçirip geçirmediğinin belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak ve işveren yönünden iş kazası olduğu, diğer davalı Kurum yönünden ise iş kazası olmadığı yönünde kendi içinde çelişkiye düşülmek suretiyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı işveren vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davalılardan ... İnşaat AŞ.'ye iadesine, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.