11. Ceza Dairesi 2012/161 E. , 2013/8468 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜ : 213 sayılı Yasanın 359/a-2, 5237 sayılı TCK.nun 62, 51. maddelerine göre 5 ay hapis cezasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına 1)213 sayılı Yasanın 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmeden, faaliyetini sürdürdüğü anlaşılan sanığa yapılan tebligatın hukuki geçerliliğinin bulunmaması neden…
**11. Ceza Dairesi 2012/161 E. , 2013/8468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜ : 213 sayılı Yasanın 359/a-2, 5237 sayılı TCK.nun 62, 51. maddelerine göre 5 ay hapis cezasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına 1)213 sayılı Yasanın 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmeden, faaliyetini sürdürdüğü anlaşılan sanığa yapılan tebligatın hukuki geçerliliğinin bulunmaması nedeniyle yüklenen suçun yasal unusurlarının oluşmadığı ve sanığın beraati gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 2)Kabule göre de; a- Defter ve belge gizlemek suçunun işlendiği tarih itibariyle 5728 sayılı Yasa ile değişik 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesinin yürürlükte olduğu ve yapılan değişiklik sonucu eylem için maddede "1 yıldan 3 yıla" kadar hapis cezasının öngörüldüğü, bu düzenlemeye göre temel hapis cezasının 1 yılın altında hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik ceza belirlenmesi; b- Kendini vekili ile temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücreti yerine yazılı şekilde dilekçe yazım ücretine hükmolunması, c-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 ve 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Zararın belirlenmesinde hakim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de göz önünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hakimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır. 2