8. Hukuk Dairesi 2011/7426 E. , 2012/4802 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.05.2011 gün ve 170/298 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacıya ebevey…
**8. Hukuk Dairesi 2011/7426 E. , 2012/4802 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.05.2011 gün ve 170/298 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacıya ebeveynlerinden intikal eden taşınmazın bir kısmının kadastro çalışmalarında 101 ada 507 parsel olarak tespit ve tescil edilmişken, bir kısmının 101 ada 560 parsel içinde Hazine adına kanal vasfı ile tespit ve tescil edildiğini açıklayarak taşınmazın Hazine üzerindeki tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline mümkün olmadığı takdirde mülkiyetin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar Hazine ve DSİ vekili, 15.02.2010 havale tarihli cevap dilekçesinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi gereğince hak düşürücü süre geçtiğinden ve kanal vasıflı taşınmazın bulunduğu yerde kadastro öncesinde kanal bulunduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 26.11.2010 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen 1.613,43 m2'lik yerin kanal yapılmadan önce davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava konusu yer 101 ada 518 parsel sayısı ile kadastro çalışmalarında Hazine adına kanal vasfı ile tespit edilmişken, dava dışı şahıslar tarafından tespite itiraz edilmesi üzerine taşınmazın kadastro tespitleri öncesinde kanal vasfında bulunmadığı ve özel mülkiyete konu yerlerden olduğu gerekçesi ile Iğdır Kadastro Mahkemesinin 16.04.2003 tarih ve 2002/10 Esas, 2003/2 Karar sayılı ilamı ile dava dışı şahısların hak iddia ettiği yerlerin bu şahıslar adına tesciline ve kalan kısmın tespit gibi tesciline karar verilmesi ile 101 ada 560 parsel olarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Hal böyle iken 10.11.2010 tarihinde taşınmaz başında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar dava konusu yerin 1937 yılından itibaren davacının babasının zilyetliğinde iken, babasından davacıya intikal ettiğini ve 20-25 yıldan beri de davacının zilyetliğinde olduğunu bildirmiş ancak taşınmazın ne şekilde davacıya intikal ettiğini açıklamamıştır.