başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir öğretmen olan başvurucu yılında doğmuş olup trabzonda ikamet etmektedir başvuru numarası karar tarihi başvurucu trabzonun ortahisar ilçesi mahallesi yalı sofuoğlu mevkii ada parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın nolu bağımsız bölümünü tarihinde tapuda satın almıştır başvurucu taşınmazın bitişiğinde inşa edilen köprülü kavşağın ortaya çıkardığı olumsuz etkiler sonucunda değer kaybettiği gerekçesiyle zararının gid
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir öğretmen olan başvurucu yılında doğmuş olup trabzonda ikamet etmektedir başvuru numarası karar tarihi başvurucu trabzonun ortahisar ilçesi mahallesi yalı sofuoğlu mevkii ada parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın nolu bağımsız bölümünü tarihinde tapuda satın almıştır başvurucu taşınmazın bitişiğinde inşa edilen köprülü kavşağın ortaya çıkardığı olumsuz etkiler sonucunda değer kaybettiği gerekçesiyle zararının giderilmesi için tarihinde karayolları genel müdürlüğüne başvurmuştur başvurunun zımnen reddi üzerine tarihinde trabzon mahkemesinde mahkeme dava açmıştır başvurucu kavşak nedeniyle trafik gürültüsü ve kirliliğinin arttığı ayrıca taşınmazının önünün kapandığı gerekçeleriyle tl maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminini istemiştir mahkeme tarihli kararıyla davayı reddetmiştir kararın gerekçesi özetle şöyledir aynı binanın farklı bağımsız bölümleri için yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporlarda dava konusu bağımsız bölümün manzarasının kesilmediği maruz kalacağı gürültü kirliliğinin bir miktar artacağı ve bu nedenle değerinin oranında azalacağı belirlenmiştir ancak bu zarar kalemlerinin aynı yol üzerinde bulunan bütün işyeri ve daire sahipleri için geçerli olduğu başvurucunun zararının diğer işyeri ve daire sahiplerinden farklı özel ve olağan dışı bir nitelikte olmadığı yapılan viyadük nedeniyle oluşan genel külfetlere kamu külfetlerindeki eşitlik ilkesi uyarınca herkesin katlanması gerektiği belirtilmiştir ayrıca başvurucunun yeni kavşak sayesinde ulaşımı rahatlayan yolun olanaklarından yararlanabileceği hususu dikkate alındığında kamu külfeti olmaktan çıkan hizmetten yararlanan başvurucu yönünden maddi zarar bulunmadığı sonucuna varılmıştır edilen karar trabzon bölge mahkemesince tarihinde onanmıştır yapılan karar düzeltme başvurusu samsun bölge mahkemesi dava dairesince tarihinde reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir nihai karar tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a mevzuat hükümleri tarihli ve sayılı yargılama usulü dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı kenar başlıklı maddesi şöyledir değişik md dava türleri şunlardır başvuru numarası karar tarihi b eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları b yargı kararları trabzon bölge mahkemesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir kamu hizmetinin yürütülmesinin neden ve etkisinden kaynaklanan bir zararın doğmaması için idarece her türlü tedbir alınmasına rağmen hizmetin doğal ve zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkan hizmetten yararlananlar yönünden genel ve olağan nitelikteki bir külfetten kaynaklanan zararın kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi uyarınca idarece karşılanmasına olanak bulunmamaktadır kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan bir zararın kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi uyarınca idarece karşılanabilmesi için uğranıldığı ileri sürülen zararın kamu külfeti olmaktan çıkıp hizmetten yararlananlar yönünden özel ve olağan dışı bir niteliğe dönüşmüş olması gerekir davacı tarafından taşınmazının sahil yoluna ve caddeye cepheli ana yola giriş çıkışı olan değerli bir konumda iken caddenin ortasına yapılan viyadük ile önü kapandığı ulaşımı ve kullanımı kısıtlanarak büyük ölçüde değer yitirmesine yol açıldığı ileri sürülerek maddi zararının tazmini istemiyle bakılmakta olan dava açılmış ise de mahallinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda dava konusu ve nolu dairenin ve zemin kattaki dükkanın manzarasının üst geçit tarafından kesilmediği bağımsız bölümlerin maruz kalacağı gürültü kirliliğinin bir miktar artacağı işyerinin ise yolun sadece tek yöne giden yol ile bağlantısının kalması neticesinde bir miktar müşteri azalması olacağı ve bu nedenle değerinin oranında azalacağı kanaatine varıldığı görülmekte olup bu zarar kalemlerinin sadece davacı açısından değil aynı yol üzerinde bulunan bütün işyeri ve daire sahipleri yönünden de ileri sürülebileceği bu haliyle davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen ve raporda da kabul edilen zarar kalemlerinin diğer işyeri ve daire sahiplerinden farklı özel ve olağan dışı bir nitelikte olmadığı kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda yapılan viyadük nedeniyle oluşan genel külfetlere kamu külfetlerindeki eşitlik ilkesi uyarınca herkesin katlanması gerektiği açıktır kaldı ki davacının yeni kavşak sayesinde ulaşımı rahatlayan yolun olanaklarından hem konut hem de işyeri anlamında yararlanabileceği hususları dikkate alındığında idarenin tazmin sorumluluğunu gerektiren kamu külfeti olmaktan çıkan hizmetten yararlanan davacı yönünden özel ve olağan dışı niteliğe dönüşen bir maddi zarar bulunmadığı sonucuna varılmıştır ankara bölge mahkemesi dava dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir yaylacık ada parsellerde yapılan davacıya ait inşaat projelerinin karayolları genel müdürlüğü tarafından yapılan köprülü kavşak inşaatı sonrası gayrimenkullerin önünün kapandığı bina ve dükkanların etkin görünümünün zedelendiği ve taşınmazların büyük oranda değer kaybına uğradığı ileri sürülerek şimdilik tl maddi tazminatın işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada tarihli ara kararına istinaden yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası hazırlanan raporda özetle devlet karayollarının kırıkkale şehir geçişleri dava başvuru numarası karar tarihi konusu kavşak noktasında birbirinden ayrıldığı köprülü kavşak nedeniyle davacının ulaşım sisteminden yararlanmasında olumsuzluk olmadığı gibi eskisi gibi kent içi yollardan hizmet alacağı ayrıca binalar ile işyerlerinin manzarası güneşlenmesi ve çevre kirliliği ile gürültü durumunda eskiye göre değişiklik olacağı söylenemeyeceğinden davacının taleplerinin imar mevzuatına bölge şartlarına ve onaylı imar planına uygun olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır şeklinde görüş bildirildiği bilirkişi raporu mevzuat hükümleri ve danıştay kararı dikkate alındığında davacı açısından idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen özel ve olağan dışı zarar meydana gelmediğinin görüldüğü bu kapsamda külfetleri karşısında eşitlik ya da diğer adıyla denkleştirilmesi yolu ile tazmin edilmesi gereken bir zarardan da bahsedilemeyeceği ve idarenin kusursuz sorumluluğuna başvurulamayacağı görüldüğünden açılan davanın reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak kırıkkale mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından idari faaliyet ile müvekkili şirketin uğradığı olağan dışı zarar arasında nedensellik bağı olduğu bilirkişi heyetinde emlak alanında uzman bir gayrimenkul değerleme uzmanı olması gerekirken bu alanda uzman bir bilirkişi görevlendirilmeden karar verildiği bilirkişi raporunun tamamen teknik bir rapor olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir kırıkkale mahkemesince verilen sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından davacı tarafın istinaf isteminin reddi samsun bölge mahkemesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir samsun bafra kavakpınarı mahallesi ada sayılı parsele kayıtlı taşınmazın maliki olan davacı tarafından karayolunun taşınmazın önünden geçen kısma isabet eden bölümde beton ayaklar üzerine inşa edilen köprülü kavşak yol yapımı nedeniyle söz konusu ve arsada meydana gelen değer kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada davanın kısmen kabulüne kısmen reddine değer kaybı nedeniyle talep edilen kısmının tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin tazminat isteminin ise reddine karar veren kararının itirazen incelenerek bozulması istemidir dilekçelerinde öne sürülen iddialar bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak mahiyette görülmemiştir gaziantep bölge mahkemesi dava dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir kamu hizmetinin yürütülmesinin neden ve etkisinden kaynaklanan bir zararın doğmaması için idarece her türlü tedbir alınmasına rağmen hizmetin doğal ve zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkan hizmetten yararlananlar yönünden genel ve olağan nitelikteki başvuru numarası karar tarihi bir külfetten kaynaklanan zararın kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi uyarınca idarece karşılanmasına olanak bulunmamaktadır kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan bir zararın kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi uyarınca idarece karşılanabilmesi için uğranıldığı ileri sürülen zararın kamu külfeti olmaktan çıkıp hizmetten yararlananlar yönünden özel ve olağan dışı bir niteliğe dönüşmüş olması gerekir olayda davacıya ait üzerinde dükkan bulunan ve batman şehir merkezinde yer alan taşınmazın bulunduğu alanda söz konusu yolun iller arası yollar ile şehir içi trafiğinin kesişim noktasında yer aldığı gözetildiğinde bu alanda idarece yol ve köprülü kavşak çalışması yapılmak suretiyle trafiğin rahatlatılması ve farklı seviyede yol çalışması yapılarak her iki yönden gelen trafiğin güvenli bir şekilde akışı sağlanarak can ve mal emniyeti açısından tedbir alınmasının kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır ancak anılan köprülü kavşak ve yol çalışmasından o bölgede oturan ve çalışanlar ile yolun ve yolunun kesişim noktası olması nedeniyle tüm kamu yararlanmakta iken söz konusu köprülü kavşak ve yol çalışmasının yalnızca çok az sayıda taşınmazın konum ve niteliğini etkilediği başka bir anlatımla kamu yararı bulunan bu hizmetten dolayı davacının özel ve olağan dışı bir zararının söz konusu olduğu açıktır bu durumda trafik akışının ve yaya geçişinin rahatlatılması amacıyla şehir merkezinde köprülü kavşak ve yol çalışması yapılması sırasında farklı seviyede yol yapılması sonrasında veya başka sebeplerle davacıya ait taşınmazın değer yitirdiği ve oluşan maddi zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır danıştay onuncu dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir kusursuz sorumluluk kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür başka bir anlatımla idare yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür kusursuz sorumluluk sebeplerinden olan külfetleri karşısında eşitlik ya da diğer adıyla denkleştirilmesi ilkesi nimetlerinden tüm toplum tarafından yararlanılan idarenin eylem ve işlemlerinden doğan külfetlerin sadece belli kişi veya kişilerin üstünde kalması durumunda bu kişi veya kişilerin uğradığı zararların kusuru olmasa dahi idarece tazminini öngörmektedir risk sorumluluğundan farklı olarak burada kazalardan kaynaklanmayan diğer bir deyişle arızi nitelikte olmayan önceden öngörülebilen zararların tazmini söz konusudur faaliyetin doğal sonucu olan bu zarar etki alanı bakımından sınırlı özel ve olağan dışı nitelik arz etmektedir dosyanın incelenmesinden yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ek rapora göre davacılara ait taşınmazın tekkeköy belediyesi imar planı içinde üzerine ayrık nizam katlı bina yapılabilir durumda boş arsa olduğu taşınmazda şu haliyle tarım başvuru numarası karar tarihi yapıldığı üzerinde bina veya müştemilat bulunmadığı kavşak ve üst geçit yapılmasından dolayı parselin doğusuna duvar çekildiği ve bu cephesinin kapatıldığı taşınmazın imar durumu ve mevcut durumu dikkate alındığında üzerine yapılabilecek inşaat ve eklentilerinde bir azalma olmadığı ancak köprü yapılmasından dolayı taşınmazın mevcut kotunun köprünün kotundan metre civarında değişen yükseklikte aşağıda kaldığı taşınmazda kavşak ve üst geçit inşaatı nedeniyle ulaşım doğal afetler görünüm estetik mimari çözüm çevre emniyeti ekonomi ticari kazanım ve yapım maliyetleri yönünden oranında değer kaybının meydana geldiği anlaşılmaktadır bu durumda kavşak ve üst geçit yapımı sonrasında davacılara ait taşınmazın değer yitirdiği ve oluşan maddi zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır danıştay onuncu dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir dava mardin ili kızıltepe ilçesi tepebaşı mahallesi mevkii sayılı taşınmazların maliki olan davacı tarafından anılan taşınmazların önünden geçen yol üzerinde davalı idarece inşa edilen farklı seviyeli köprülü kavşak düzenlemesi ve üst geçit inşaat duvarı inşaatı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen tl değer kaybının karşılığı zararın kanuni faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir kusursuz sorumluluk türlerinden birisi de kimilerince kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi olarak da adlandırılan fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesidir dava konusu olayın bu ilke çerçevesinde değerlendirilerek idarenin tazmin sorumluluğuna hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır ancak tazmin edilecek zararın miktarının nasıl belirleneceği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir danıştay onuncu dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir dava çorum ili merkez ilçesi mahallesi parsel sayılı taşınmazda yer alan davacıya ait bağımsız bölümlerin köprülü kavşak yapımı sonucu değer kaybettiğinden bahisle uğranılan zarar karşılığı tl ve kiraya verilememesinden kaynaklı tl kira kaybından oluşan toplam tl maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır kusursuz sorumluluğu kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür başka bir anlatımla idare yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür kusursuz sorumluluk sebeplerinden olan külfetleri karşısında eşitlik ya da diğer adıyla denkleştirilmesi ilkesi nimetlerinden tüm toplum tarafından yararlanılan idarenin eylem ve işlemlerinden doğan külfetlerin sadece belli kişi veya kişilerin üstünde kalması durumunda bu kişi veya kişilerin uğradığı zararların kusuru olmasa dahi idarece tazminini öngörmektedir risk sorumluluğundan farklı olarak burada kazalardan kaynaklanmayan diğer bir deyişle arızi nitelikte olmayan önceden başvuru numarası karar tarihi öngörülebilen zararların tazmini söz konusudur faaliyetin doğal sonucu olan bu zarar etki alanı bakımından sınırlı özel ve olağan dışı nitelik arz etmektedir davalı idarece yapılmış olan katlı yol inşaatı sonrasında davacıya ait bağımsız bölümün değer yitirdiği ve oluşan maddi zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır v