Başvuru, tıbbi ihmal sonucu zarara uğranılması nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tıbbi ihmal sonucu zarara uğranılması nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/8/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, doğuştan kabızlık şikâyeti nedeniyle 1993 yılında bir devlet hastanesinde ameliyat olmuş ve 2004 yılına kadar sağlıklı bir şekilde yaşamıştır. Anılan yılda şikâyetlerinin nüksetmesi üzerine İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesinde 17/2/2004 ve 17/1/2005 tarihlerinde ameliyat olmuştur. Ancak geçirdiği ameliyatlar sonucu iyileşemeyen başvurucu, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde 15/9/2005 ve 7/9/2006 tarihlerinde tekrar ameliyat olmuştur. Anılan ameliyatlar sonrası başvurucunun bağırsakları yerine yerleştirilememiş ayrıca göbek fıtığı ve bacaklarda ağrı ile uyuşma şikâyetleri oluşmuştur. Şişli Eftal Eğitim Araştırma Hastanesinin 4/1/2013 tarihli sağlık kurulu raporuyla, başvurucunun kongenital hirschsprung hastalığına bağlı olarak geçirdiği operasyonlar sonucu yüzde 58 oranında engelli olduğu tespit edilmiştir.A. Hukuk Yargılamasına İlişkin Süreç Başvurucu; kabızlık şikâyeti ile gittiği hastaneden geçirmiş olduğu ameliyatlar nedeniyle sakat bir insan olarak çıktığını, bir firmada asgari ücretle çalıştığını, sakatlığı sebebiyle niteliklerine uygun bir iş yapamadığını ve iyi bir kazanç sağlayamadığını beyanla ameliyatları gerçekleştiren doktor ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesine karşı 2/2/2010 tarihinde maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İhtisas Kurulundan 30/1/2012 tarihli rapor alınmıştır. Bu rapor başvurucu hakkındaki tıbbi belgelerin incelenmesi ve yapılan muayenede elde edilen verilere göre düzenlenmiştir. Rapor sonucunda; başvurucuya 1993 yılında hirschsprung hastalığı tanısı konulduğu ve bundan sonra farklı tarihlerde birçok ameliyat yapılmak zorunda kalındığı, açılan bağırsağın tekrar batına alınmak istenildiği ancak kolonda ve diğer distal kolonik segmentlerde darlık olması nedeniyle bunun hasta kliniği açısından uygun olmadığının anlaşıldığı belirtilmiştir. Batın ameliyatları sonrası batında insizyonel herninin ve batın içinde yapışıklıkların uygulanan cerrahiye bağlı oluşabilecek komplikasyonlardan olduğu, kişiye yapılan uygulamaların tıp kurallarına uygun olduğu değerlendirmesine yer verilmiştir. Mahkeme 22/1/2013 tarihinde hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı İdareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerektiği, kamu kurumu çalışanlarına karşı dava açılmasının mümkün olmadığı vurgulanarak İstanbul Üniversitesi hakkında açılan davanın yargı yolu bakımından reddine, doktor hakkında açılan davanın ise husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Anılan karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 10/9/2013 tarihli onama kararıyla kesinleşmiştir.B. Bireysel Başvuruya Konu İdari Davaya İlişkin Süreç Başvurucu, kabızlık şikâyeti ile gittiği hastanede Prof. Dr. tarafından bizzat ameliyat yapılacağı söylenmesine rağmen asistanlar tarafından ameliyat edildiğini, yanlış ameliyatlar ve tedaviler nedeniyle sakat kaldığını, bir firmada asgari ücretle çalıştığını ve sakatlığı sebebiyle niteliklerine uygun bir iş yapamadığını beyanla 21/5/2014 tarihinde tam yargı davası açmıştır. İdare davaya cevabında; ilk ameliyatın Prof. Dr. gözetiminde uzman doktorlar tarafından ikinci ameliyatın ise anılan doktor tarafından yapıldığını, göbek fıtığının ameliyatların komplikasyonu olduğu, bacakta oluşan uyuşma ve ağrı şikâyetlerine yönelik başlanılan tedavinin ise başvurucunun gelmemesi nedeniyle sonlandırıldığı vurgulanmıştır. Uygulanan cerrahi yöntemler ve tedavilerin tıp kurallarına uygun olduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. İstanbul İdare Mahkemesinin (Mahkeme) 26/2/2016 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; olayda idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan Kurul raporuyla uygulanan tedavinin tıp kurallarına uygun olduğunun tespit edildiği vurgulanarak idare personeline atfı kabil bir kusurun mevcut olmadığı değerlendirmesine yer verilmiştir. Başvurucunun itirazı, Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdare Dava Dairesinin 19/10/2016 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi de anılan Dairenin 14/6/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 21/7/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 11/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. bkz. Fındık Kılıçaslan, B. No: 2015/97, 11/10/2018, §§ 19-27; Cihan Beyribey, B. No: 2014/19450, 26/12/2018, §§ 23-28, Fesih Aydar, B. No: 2015/4259, 10/1/2019, §§ 24-