4. Hukuk Dairesi 2016/10045 E. , 2019/266 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 01/09/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 21/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelen…
**4. Hukuk Dairesi 2016/10045 E. , 2019/266 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 01/09/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 21/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve ... vekili ile katılma yolu ile davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... ve ... yönünden husumet nedeniyle davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... ve ... vekili ile katılma yolu ile davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı; davalılardan ... ve ...’ın yazı işleri müdürü, davalılardan ...’ın imtiyaz sahibi olduğu ... Gazetesi'nin 25/08/2014 tarihli nüshasında, davalılardan ... tarafından kaleme alınan “Milyoner Memurlar” “Üniversiteye Çökmüşler” “Tepeden Tırnağa Herkes Zengin” başlıklı haber ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek, uğradığı manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur. Davalılar; davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece; dava konusu haberde kullanılan ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesi ile davalılardan ... ile ... yönünden davanın kısmen kabulüne; yazı işleri müdürü olan diğer davalıların yasal sorumluluğu bulunmadığından aleyhlerine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.