T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1330 KARAR NO : 2025/2969 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2024 NUMARASI : 2022/583 E - 2024/929 K DAVA: İtirazın İptali DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1330 KARAR NO : 2025/2969 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2024 NUMARASI : 2022/583 E - 2024/929 K DAVA: İtirazın İptali DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Molla Gürani Mahallesi Sadi çeşme Sokak ...Fatih adresinde kendisinin maliki olduğu iş yerini üç bağımsız bölüm haline getirdiğini, bir bölümünü bakkal olarak kendisi, bağımsız hale getirdiği iki bölümleri de kira sözleşmelerinden de anlaşılacağı üzere kiraya verdiğini, bağımsız hale getirdiği işyerlerine ait elektriği de abonesi olduğu ... nolu sayacından kullandırtmış olduğunu, kiracılar, kullandıkları elektriğin şalterin sürekli artması üzerine, kendi bilgisi olmadan sayaç dışında 04.05.2022 tarihinde hat çekerek elektrik kullanmaya başladıklarını, müvekkilin işbu hususu kendisine kaçak kullanımla ilgili olarak 07.06.2022 tarihli mesajla öğrendiğini, müvekkilinin bu konuda bilgi ve görgüsü olmadığını, kaçak kullanımın yapıldığı iddia edilen yerler, kira sözleşmelerinden de anlaşılacağı üzere kendi kullanımında olmayan, kiracıların kullanımında olan yerler olduğunu, tutanak tutucuların işbu durumu bu şekli ile tespit etmiş olmalarına rağmen, abonman sözleşmesinin kendi adına olmasından dolayı müvekkil adına tutanak tutulmuş ve cezayı da müvekkiline kestiklerini, kaçak kullanımla ilgili mesaj tarafına iletildikten sonra bilgi sahibi olan müvekkilinin, kiracılarla görüştükten sonra olayın aslını öğrendiği, akabinde itirazlarını içerir bir dilekçe ile bağlı bulunduğu Bayrampaşa 3. Bölge İşletme Müdürlüğüne itirazlarını sunduğunu, itirazına yönelik işlemler sonuçlanmadan, kendi kasdı ile yapmadığı kaçak elektrik kullanımından dolayı 23.06.2022 tarihinde elektrik kullanımı sınırlandırılmış ve elektriğinin şebekeden kesildiğini,kesme ihbarı yapılmadığını,davalının yapmış olduğu usul ve işlemlerin, düzenlenen tutanak ve yapılan tespitin usulsuz ve geçersiz olduğunu, tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbir karar verilmesini ayrıca haklı davanın kabulüne, toplam dava değeri olarak gösterilen 428.841,29 TL yönünden müvekkiline yüklenen para cezasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava açılmadan önce davacı vekili ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, görüşmeleri 07.07.2022 tarihinde anlaşmama ile sonuçlandığını, dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağında arabuluculuk konusu uyuşmazlığın hangi taleplerden kaynaklandığına ilişkin ibare mevcut olmayıp davacı tarafın hangi fatura için arabulucuya başvurduğunun tespiti de mümkün olmadığını, buna göre dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağında taraflar arasındaki ihtilaf konusu talepler tespit edilemediğinden usulüne uygun bir arabuluculuk tutanağından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf dilekçesinde gösterilen delillerin taraflarına tebliğ edilmemesinin da usul hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle davacı tarafın delillerine karşı beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, müvekkili kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde kiracılarla görüştükten sonra olayın aslını öğrendiğini akabinde Bayrampaşa 3. Bölge İşletme Müdürlüğüne itirazlarını içerir dilekçe sunduğunu belirtmişse de faturaya itiraz edilmesinin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını, ihtiyati tedbirin uygulanması için şart koşulan teminat miktarı HMK 393. Madde kapsamında tebliğden itibaren 1 haftalık sürede yatırılmadığından ihtiyati tedbir kararı geçerli olmadığını, her ne kadar mahkemenizce 1 aylık kesin süre verilmiş ise de bu süre kanuna uygun olmadığını, HMK 396. Maddesinde teminat miktarının 1 hafta içinde yatırılması gerektiği emredici nitelikte belirtildiğini, kaldı ki ihtiyati tedbir kararları ivedi işlerinden olduğunu, uygulanması için 1 aylık süre verilmesi ihtiyati tedbirin niteliğine ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm bu açıklama ve mevcut bilgiler ışığında müvekkili kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle HMK'nın 393'üncü maddesi doğrultusunda ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığı yönünde hüküm tesisini, aksi halde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, bu talebinin reddi halinde tedbirin devamına karar verilmesi halinde karşı tarafın ödeme kuvvetinin bulunduğunu, dava sürecinde borçtan kurtulmak adına bu kurumdan yararlandığı ihtimali göz önünde bulundurularak müvekkili şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 03/06/2022 tarihinde yapılan kontrollerde davalının kullanımında olan 77994873 seri nolu ELM marka sayıcın bina giriş kofresinden harici hat çekilerek kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiğini, H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağınını hazırlandığını, tespit tutanağının tutulduğu tarihte yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca davalı yan adına 364.717,18 TL 64.124,11 TL kaçak ve ek kaçak tahakkuku fatura hazırlandığını, davalı yanın zamanında faturaları ödemediğini İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatılmış olduğunu, davalı yanca takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı yanca yapılan haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davacı yan tarafından İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını bu başlatılan takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu bu nedenle takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, fakat davacı yanın takibin devamı için itirazın iptali davasını açtığını, müvekkili ile davacı yan arasında kaçak elektrik kullanımından kaynaklı haksız bir fiil olmadığını, müvekkili ile davacı yan arasında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/583 Esas sayılı dosyası ile borçlu olunmadığına dair menfi tespit davası açılmış olduğunu, müvekkili adına başlatılan icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... ... 'in asıl davada davalı, birleşen dava davacı ... 'a 199.142,00 TL asıl alacak, 1.775,49 TL gecikme zammı, 319,58 TL gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplam 201.237,07 TL borçlu olduğu, asıl dava davacısının, haksız eylem niteliğindeki kaçak elektrik kullanımından sorumlu olmadığı ileri sürülmüş ise de, davalının elektriğin kullanıldığı ve tutanak düzenlenen işyerinin maliki olduğu, abonelik sözleşmesinin de kendisi tarafından imzalandığı, elektriğin kiracı tarafından kullanılmasının abone olan davalının sorumluluğunu etkilemeyeceği, alacaklı olan ...'a karşı elektrik kullananla birlikte, abone olan davacının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesi ile;"Asıl davada davacının davasının KISMEN KABULÜNEDavacının davalı tarafından tanzim edilen 16.06.2022 son ödeme tarihli 64.126,11 TL bedelli ve 16.06.2022 son ödeme tarihli, 364.717,18 TL bedelli faturalardan dolayı davalıya 229.699,29 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,Birleşen davada davacının davasının KISMEN KABULÜNE,Davalının İstanbul 13. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 199.142,00 TL asıl alacak, 1.775,49 TL işlemiş faiz, 319,58 TL Faizin KDV'si olmak üzere toplam 201.237,07 TL yönünden iptaline,Asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 19,2 oranında faiz uygulanmasına,Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,Davacının icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından reddine" karar vermiştir. Kararı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı istinaf etmiştir.Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde;kararın hukuka aykırı olduğunu,müvekkili Molla Gürani Mahallesi Sadi çeşme Sokak ...Fatih adresinde kendisinin maliki olduğu iş yerini üç bağımsız bölüm haline getirmiş, bir bölümünü bakkal olarak kendisi, bağımsız hale getirdiği iki bölümleri de ekteki kira sözleşmelerinden de anlaşılacağı üzere kiraya vermiş, bağımsız hale getirdiği işyerlerine ait elektriği de abonesi olduğu ... nolu sayacından kullandırttığını,kiracıların kullandıkları elektriğin şalterin sürekli atması üzerine, kendi bilgisi olmadan sayaç dışında 04.05.2022 tarihinde hat çekerek elektrik kullanmaya başladıklarını,ancak bu hususu kendisine kaçak kullanımla ilgili olarak 07.06.2022 tarihli mesajla (16.06.2022 ödeme tarihli kaçak bedelin gelmesi üzerine, görüştüğü kiracılarının beyanında öğrenmiş, iş bu eyleminde kaçak tespit tutanağından yaklaşık bir (1) ay önce yaptıklarını tespit ettiği,) müvekkilinin bu konuda bilgi ve görgüsü olmadığı,kaçak kullanımın yapıldığı iddia edilen yerler, ekteki kira sözleşmelerinden de anlaşılacağı üzere kendi kullanımında olmayan, kiracıların kullanımında olan yerler olduğu,tutanak tutucuların iş bu durumu bu şekli ile tespit etmiş olmalarına rağmen, abonman sözleşmesinin kendi adına olmasından dolayı müvekkili adına tutanak tutmuşlar ve cezayı da müvekkiline kestiklerini,kaçak elektrik kullanma haksız fiil olup, sonuçlarından haksız fiili işleyen kişinin sorumlu olduğunu,müvekkilinin haksız fiil niteliğinde olan kaçak elektrik kullanımından dolayı sorumlu olmadığını,bu fiili işlerken kast unsurunun bulunması gerekirken mevcut olayda herhangi bir kastı olmadığını,yüksek mahkeme içtihatlarından benzer durumlarda, kiracıların sorumluluğuna karar verilmiş, mal sahibinin sorumluluğuna yönelik verilen mahkeme kararlarını da bozduğunu,Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2007/10958 E. 2008/306 K. Sayılı kararında özetle sorumluluğun ancak kullanana yüklenebileceği kullanmayanın sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmadığından bahsettiğini,müvekkilinin bu kullanımı yapan kimseleri denetleme görevi bulunmadığını,kiraya verdiği mecurdan kaynaklı ve onların yapmış olduğu kaçak elektrik kullanımından dolayı sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun düşmediğini belirterek asıl davanın kabulüne,birleşen davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Birleşen davada davacı-asıl davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde;alınan bilirkişi raporlarının ihtilafı çözmeye yeterli olmadığını,başka bir uzman bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınması gerektiğini,borçlu davalı hakkında yapılan icra takibinin hukuka uygun olduğunu,kaçak tüketim hesabının alacaklı ... tarafından mevzuata uygun yapıldığını,harici hat kullanılarak kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tutanak ve diğer delillerle tespit edildiğini,bu kullanımın kaçak elektrik kullanımı olduğu ve ilgili yönetmelik 42-1-b maddesine göre belirlendiğini,kaçak kullanımı gerçekleştiren davacının tüketim ekstresi incelendiğinde, asıl davada davacının hesaba dahil edilen 1 yıllık süreden fazla kaçak yöntemi ile hattan enerji kullandığı,mevzuat dahilinde 365 günlük yapılan kaçak ve ek tahakkuk hesaplanması gerektiği,buna göre Madde 45-(1) b bendine göre 180 gün kaçak tüketim süresi, aynı maddenin ç-1 bendine göre de 185 gün kaçak ek tüketim süresi hesaplanarak günlük çalışma süresi ise madde 45-(3) c bendine göre 8 saat seçilmeli ve tüketim ekstresi T zaman kayıtları da kullanım saat aralığını doğruladığı, zabıt karşılığında 180 gün x 36.98 kW x 8 saat = 53.251 kWh karşılığı 364.717,18-TL kaçak ve 185 gün x 36.98 kW x 8 saat = 54.730 kWh karşılığı 64.124,11-TL tutarında kaçak ek fatura hesaplanması gerektiği,bu doğrultuda müvekkili şirket tarafından yapılan tespit ve tahakkuklarda herhangi bir hata bulunmadığı,bilirkişi, talep edilen gücün kurulu güce oranını (diversite) harici hat hesabına formüle ederek hesaplamış ve süre yönünden de kaçak kullanım 365 günden fazla olduğu halde gün bakımından müvekkili şirketçe kayıp yaşatacak şekilde az hesaplandığını,bilirkişi yaptığı hesaplamada ''Yedinci Bölüm Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketimi Halleri Madde 42 -b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması Madde 44- (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının b bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır'' hükmü gereğince diversite oranı (0.6) katsayısı hesaplamaya dahil edilmemeli, süre yönünden ise mevzuat dahilinde 12 aya tamamlanması gerektiğinden,bu yöndeki itirazları karşılanmaksızın verilen kararın kaldırılması gerektiğini,kaçak tutanaklarının aksi sabit olana kadar geçerli olduğunu,birleşen davada icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerektiği,kaçak tutanağı ve yapılan icra tabinin hukuka uygun olduğundan asıl davanın tamamen reddine,birleşen davanın tümden kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl dava, davacı kaçak tahakkukuna ilişkin düzenlenen 64.124,11 TL ve 364.717,18 TL bedelli iki adet fatura nedeniyle toplam 428.841,29 TL yönünden menfi tespit, birleşen dava ise aynı kaçak tahakkuk bedellerinin tahsiline yönelik ... tarafından yapılan takibe karşı itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Birleşen davaya konu edilen İstanbul 13. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında davacı ... tarafından 428.841,29 TL kaçak elektrik bedeli asıl alacak,3.430,73 TL gecikmiş gün faizi,617,53 TL faizin KDVsi olmak üzere toplam 432.889,55 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır.Yargılama sırasında elektrik mühendisi bilirkişi ...'ndan alınan 04.02.2023 tarihli kök bilirkişi raporunda;"Davacının elektrik aboneliğinin bulunan iş yerinde davacının sorumlu olduğu elektrik tüketim bedeli 164.210,00 TL olarak hesaplanmış,itiraz üzerine aynı bilirkişinin 30.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle, "Dava konusu elektrik aboneliğine ait tesisata ilişkin tutulan kaçak tespit tutanağı doğrultusunda ilgili mevzuat kapsamında Madde 42-(1) b) hükümleri gereğince, dava konusu tesisata ait elektrik tüketiminin "Harici hat çekilerek, sayaçtan geçirmeksizin kullanılmasının" kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak değerlendirildiği, kaçak elektrik tüketimi nedeniyle hesaplanan kaçak tüketim bedelinin, vergiler dahil cezasız bedelin 122,585.60 TL olduğu, kaçak tüketim nedeniyle ihtilaflı dönem için ilave olarak ek tahakkuk enerji bedelinin vergiler dahil cezasız bedelinin 19,522.17 TL olduğu, kaçak tespit tutanağı kapsamında hesaplanan Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketimi toplam bedelininVergiler dahil, cezasız bedelinin 142,107.77 TL olduğu" belirtilmiştir.Daha sonra itirazları değerlendirir 13.06.2024 tarihli alınan bilirkişi heyet raporunda ise "Davacı Mehmet Sıtkı ...'in, Fatih, Molla Gürani Mahallesi, Sadi Sokak, ... adresinde işlettiği Ticarethanede; perakende satış sözleşmesi mevcutken harici bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiği 03.06.2022 tarih ve H/... kaçak elektrik tutanağıyla tespit edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-42: Perakende satış sözleşmesi mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi kabul edildiğinden dava konusu olay kaçak elektrik enerjisi tüketimidir. Dosyada önceki bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda kurulu güç yerine 0,6 ile çarparak elde ettiği bağlantı gücüyle tüketim miktarlarının belirlemesi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 44. Maddesine aykırı olduğu, ayrıca kaçak tüketim süresini 103 gün olara belirledikten sonra ayrıca 103 günlük ek tüketim miktar ve bedel hesaplamasının hatalı olduğu, anılan bilirkişi raporunda ulaşılan sonuca itibar edilemediğini, birleşen davada davacı asıl davada davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin, birleşende davalı asıl davada davacıdan takip tarihi itibariyle 201.237,07 TL alacağının olduğu ,bu doğrultuda;Birleşen davada Davacının Takip Tarihi İtibariyle Alacağı:Birleşen davada davacı şirketin asıl alacağı 199.142,00 TLGecikme zammı 1.775,49 TLGecikme zammı KDV 319,58 TLBirleşen davada davacı şirketin toplam alacağı 201.237,07 TL" olduğu hesaplanmıştır.Bu açıdan söz konusu asıl davaya konu edilen davalı tarafından tanzim edilen 16.06.2022 son ödeme tarihli 64.126,11 TL bedelli ve 16.06.2022 son ödeme tarihli, 364.717,18 TL bedelli faturalar toplamı olan 428.841,29 TLlık tutardan asıl davada sorumlu olunan asıl borç tutarı 199.142,00 TL olarak hesaplandığından,428.941,29-199.142,00= 229.699,29 TL asıl davada davacının davalı ...'a borçlu olmadığı ortaya çıkmıştır.Bunun yanısıra birleşen itirazın iptali davasında ise takipte davacı ...'ın 64.126,11 TL bedelli ve 16.06.2022 son ödeme tarihli, 364.717,18 TL bedelli faturalar toplamı olan 428.841,29 TLlık tutardan asıl alacağı 199.142,00 TL, gecikme zammı 1.775,49 TL, gecikme zammı KDV 319,58 TL olmak üzere toplam 201.237,07 TL olarak belirlendiğinden,bilirkişi heyet raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli görülmüştür.Ayrıca birleşen davada kaçak tahakkuk bedeli takip konusu yapılmakla,kaçak elektrik kullanımı haksız fiil olduğundan,alacak likit kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatı koşulları da oluşmamıştır.Asıl ve birleşen davada mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davada verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada taraflardan herbirinin asıl ve birleşen davaya dair istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl ve birleşen davada davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Asıl dava yönünden;Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasın yer olmadığına,Davalıdan alınması gereken 15.690,70 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.436,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.254,08 TL'nin asıl dosya davalısındadn alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Birleşen dava yönünden;Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Davalıdan alınması gereken 13.746,50 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.922,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.823,83 TL'nin birleşen dosya davalısından alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/11/2025