Başvuru, idare tarafından yapılan satış işleminin yolsuz olduğu gerekçesiyle tapu kayıtlarının iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idare tarafından yapılan satış işleminin yolsuz olduğu gerekçesiyle tapu kayıtlarının iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bilecik Osmaneli Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyet Başkanlığı (OSB) 10/11/2003 ve 21/2/2006 tarihli kararları ile Bilecik Osmaneli Organize Sanayi Bölgesi içinde yer alan 102 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazları seramik üretim tesisi kurmak amacıyla başvurucu Şirkete tahsis etmiştir. Osmaneli Noterliğinin taraflar arasında imzalanan 25/5/2006 tarihli düzenleme şeklindeki arsa tahsis sözleşmesiyle, tesisin kurulması ve tapunun başvurucuya bedeli karşılığında devri için bazı şartlara yer verilmiştir. Sözleşmeye göre başvurucunun bir yıl içinde projeleri hazırlayıp OSB'ye onaylatması, iki yıl içinde inşaata başlaması, üç yıl içinde de tesisi üretime geçirmesi gerekmektir. Aksi hâlde tahsis iptal edilecektir. Bilecik İl Özel İdaresi (İdare) 10/7/2006 tarihinde parsellerin 12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Kanunu'nun geçici maddesi uyarınca başvurucuya devrinin yapılmasına karar vermiştir. İdare 8/8/2006 tarihinde taşınmazları başvurucuya satış suretiyle temlik etmiştir. OSB, başvurucuya gönderdiği 24/7/2006 tarihli yazıda projelerin süresinde sunulmadığını belirtmiş; projelerin 31/8/2006 tarihine kadar sunulmaması hâlinde tahsisin iptal edileceğini bildirmiştir. 4/7/2008 ve 5/8/2008 tarihli yazılarda da iki yıl geçmesine rağmen projeler sunulmadığından yasal işlem yapılacağını ihtar etmiş, 23/12/2008 tarihli yazısında ise sunulan projelerin eksik olduğunu ifade ederek eksikliğin giderilmesini istemiştir. OSB 7/9/2009 tarihinde İdareye gönderdiği yazıda, 4562 sayılı Kanun'un geçici maddesi uyarınca yalnızca OSB adına tescil edilebilecek taşınmazın yetki aşımı yapılarak başvurucu adına tescil edildiğini, ayrıca başvurucunun üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini belirtmiş; İdarenin taşınmazların başvurucuya devrine ilişkin 10/7/2006 tarihli kararını geri almasını talep etmiştir. İdare 14/9/2009 tarihinde taşınmazların devrine ilişkin 10/7/2006 tarihli kararını yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle geri almıştır. OSB ve İdare, 23/3/2010 tarihinde Osmaneli Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Hukuk Mahkemesi) başvurucu aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Bu davada, taşınmazların 4562 sayılı Kanun'un geçici maddesi uyarınca sadece OSB tarafından satılabileceğini, OSB adına tahsis edilmesi gerekirken İdarece başvurucuya satılıp tescil edildiğini ve başvurucunun üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini ileri sürmüştür. OSB, 18/8/2010 ve 11/4/2011 tarihli kararları ile başvurucu adına yapılan tahsisi iptal etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi 25/1/2012 tarihinde İdare tarafından açılan davayı husumet yokluğundan reddetmiş, OSB tarafından açılan davanın kabulüne taşınmazın başvurucu adına olan tapu kaydının iptaline ve OSB adına tesciline karar vermiştir. Temyiz edilen karar Yargıtay Hukuk Dairesince (Yargıtay Dairesi) 26/9/2013 tarihinde bozulmuştur. Bozma gerekçesinde 4562 sayılı Kanun'da ve uygulama yönetmeliğinde sözü geçen organize sanayi bölgesinin uhdesindeki parseller ile organize sanayi bölgesine ait parseller kavramlarının farklı anlamlar taşıdığı ifade edilmiştir. Organize sanayi bölgesinin uhdesindeki parsellerin katılımcılara yatırım amacıyla tahsisi ve satışı yapılan sanayi parselleri olduğu, organize sanayi bölgesine ait parsellerin ise organize sanayi bölgesi içinde yer alan ve sanayi parseli niteliğinde olmayan ortak kullanım alanları, hizmet ve destek alanları gibi işlerde kullanılan taşınmazları ifade ettiği belirtilmiştir. Bu nedenle tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren getirtilerek taşınmazların OSB ye mi yoksa İdareye mi ait olduğunun ve niteliklerinin belirlenmesinden sonra karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi bozmaya uymuş ve 29/12/2017 tarihinde İdarenin davasını husumet yokluğundan reddetmiş; OSB tarafından açılan davanın kabulüne, taşınmazların başvurucu adına olan tapu kaydının iptaline ve OSB adına tesciline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde özetle;i. 4562 sayılı Kanun'un ve geçici maddeleri uyarınca İdare tarafından organize sanayi bölgesi kurulması için satın alınan ve kamulaştırılan taşınmazların OSB adına tescil edilmesi gerektiği, organize sanayi bölgesinde faaliyet göstermek isteyen katılımcıların talebi üzerine yapılabilecek arsa tahsislerinin OSB tarafından yapılması, daha sonra ise kanun ve yönetmelikteki şartların sağlanması hâlinde devir ve satış işlemlerinin yapılabileceği ifade edilmiştir.ii. Somut olayda başvurucunun talebi üzerine OSB'nin 10/11/2003 ve21/2/2006 tarihli kararıyla taşınmazların başvurucu adına tahsis edildiği, bu kararın ardından Osmaneli Noterliğinin 25/5/2006 tarihli düzenleme şeklindeki arsa tahsis sözleşmesi ile taşınmazların hangi şartlar altında satışının yapılabileceğinin belirlendiği belirtilmiştir. İdarenin 10/7/2006 tarihli kararı ile 4562 sayılı Kanun'un geçici maddesi uyarınca taşınmazların başvurucuya devrine karar verildiği ve Tapu Müdürlüğünün 8/8/2006 tarihli işlemi ile başvurucu adına tescil işlemi yapıldığı ifade edilmiştir.iii. Yasal prosedüre göre taşınmazların satışının arsa tahsisi sözleşmesi ile yönetmelik hükümlerinde belirtilen şartlara uygun şekilde OSB tarafından yapılması gerekirken gerçekleşen satış ve devir işlemi ile bu işlemlere dayalı tescilin yasal düzenlemelere aykırı olduğu açıklanmıştır. Ayrıca İdare tarafından taşınmazların başvurucuya devrine ilişkin işlemin geri alındığı ve tescilin dayanağının ortadan kalktığı belirtilmiştir. Temyiz talebini inceleyen Yargıtay Dairesi 5/11/2019 tarihinde kararı onamış ve yapılan karar düzeltme talebini 24/2/2020 tarihinde reddetmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 4/3/2020 tarihinde öğrendikten sonra 31/3/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuru süresi içinde yapılmıştır. Başvurucu, bireysel başvuru tarihinden sonra 23/10/2020 tarihinde yeniden tahsis talebinde bulunmuştur. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü talebi uygun bulmuştur. OSB 2/11/2020 tarihinde 102 ada 1, 2 ve 3 sayılı taşınmazlar ile imar uygulaması ile oluşacak bazı kısımların bedeli karşılığında başvurucuya tahsisine karar vermiştir.