11. Ceza Dairesi 2013/21053 E. , 2013/15891 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet I- Katılan vekilinin “2003 takvim yılında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek” suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: “Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek” suçu ile “sahte fatura düzenlemek” suçunun birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, sanık ... hakkında verile…
**11. Ceza Dairesi 2013/21053 E. , 2013/15891 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet I- Katılan vekilinin “2003 takvim yılında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek” suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: “Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek” suçu ile “sahte fatura düzenlemek” suçunun birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, sanık ... hakkında verilen mütalaa ve düzenlenen vergi raporlarının 'sahte fatura düzenlemek' eylemine ilişkin olduğu ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek eylemine yönelik mütalaa bulunmadığı gibi Samsun Vergi Dairesi Başkanlığının 06.05.2008 tarih ve 1600 sayılı mütalaasının sanık ...'na ilişkin olup sanık ... hakkında düzenlenmiş bir vergi dairesi mütalaası bulunmadığı gözetilmeden, 22.10.2008 tarihli iddianame ile muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek suçundan her iki sanık hakkında da açılan kamu davasında, yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "2003 takvim yılında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 31.12.2003'ten hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanıklar müdafii ve katılan vekilinin sanıkların “2004 ve 2005 takvim yıllarında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek” suçundan mahkumiyetlerine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: “Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek” suçu ile “sahte fatura düzenlemek” suçunun birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, sanık ... hakkında verilen mütalaa ve düzenlenen vergi raporlarının 'sahte fatura düzenlemek' eylemine ilişkin olduğu ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek eylemine yönelik mütalaa bulunmadığı gibi Samsun Vergi Dairesi Başkanlığının 06.05.2008 tarih ve 1600 sayılı mütalaasının sanık ...'na ilişkin olup sanık ... hakkında düzenlenmiş bir vergi dairesi mütalaası bulunmadığı gözetilmeden, 22.10.2008 tarihli iddianame ile muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek suçundan her iki sanık hakkında da açılan kamu davasında, yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı ise de zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu cihetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "2004 ve 2005 takvim yıllarında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en son sahte faturaların düzenlendiği 22.11.2004 ve 29.05.2005 suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.