20. Hukuk Dairesi 2012/14141 E. , 2013/3738 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve .... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ....Köyü, 127 ada 3 parsel sayılı 13342,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği …
**20. Hukuk Dairesi 2012/14141 E. , 2013/3738 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve .... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ....Köyü, 127 ada 3 parsel sayılı 13342,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı gerçek kişi adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın taşlık arazi niteliğinde olduğu, imar ve ihyanın bulunmadığı, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi koşullarının davalı yararına oluşmadığı ve aynı Kanunun 18. maddesi uyarınca Hazine adına tescili gereken yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın zilyetliğinin iradî olarak terk edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu parselin tespitinin iptali ile davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ve mahkemece temyiz edilmediği gerekçesiyle kesinleştirilmiştir. Ancak, davalı gerçek kişi, gerekçeli kararın usûlsüz tebliğ edildiği savıyla hükmü esasa ilişkin olarak temyiz etmiş; mahkemece, 24.09.2012 tarihinde verilen ek karar ile hükmün kesinleştirilmesi ortadan kaldırılmış, Hazine vekili tarafından da ek karar temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 26.02.2009 tarihinde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi uyarınca yapılıp 13.04.2009 – 13.05.2009 tarihleri arasında ilan edilen orman sınırlandırılması bulunmaktadır. 1) Davacı Hazine vekilinin 24.09.2012 tarihli ek karara ilişkin temyiz itirazları yönünden; Tebligat Kanununun 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 10. maddesi uyarınca, davanın taraflarına yapılacak tebligat, davalının bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Somut olayda, mahkemece yapılan yargılama safhalarında davalı gerçek kişinin adresi dava tarihi itibariyle bilinemediği, yapılan zabıta araştırması ile adres kayıt sistemine kayıtlı olarak nüfus müdürlüğünce bildirilen adresinin farklı olduğu, dava dilekçesinin ve gerekçeli kararın davalıya adres kayıt sistemindeki adresi yerine zabıta tarafından bildirilen adresine yapıldığı, bu tebliğlerin usulsüz olduğu, aynı Kanunun 32/2 maddesi uyarınca davalının beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi olarak kabulü gerektiğinden Hazine vekilinin 24.09.2012 tarihli ek karara ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.