4. Hukuk Dairesi 2009/13412 E. , 2010/9614 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 16/12/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtl…
**4. Hukuk Dairesi 2009/13412 E. , 2010/9614 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 16/12/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, bilirkişilik görevinin kötüye kullanılması nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, dava dilekçesinde ileri sürülen olguların bilirkişi raporuna itiraz kapsamında ileri sürülecek ve değerlendirilebilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, dava dışı belediyenin ecrimisil alacağını almak amacıyla başlattığı icra takibine itirazı üzerine açılan itirazın iptali davası kapsamında keşifte görevlendirilen davalı bilirkişilerin gerçeğe aykırı rapor düzenlediklerini ileri sürerek, uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir. Davacının temyiz dilekçesinde eklediği 30.03.2009 günlü iddianame örneğinden, davalılar hakkında “gerçeğe aykırı bilirkişilik yapmak” eylemlerinden dolayı ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.