4. Hukuk Dairesi 2016/3652 E. , 2018/1069 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/02/2014 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/09/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar ver…
**4. Hukuk Dairesi 2016/3652 E. , 2018/1069 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/02/2014 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/09/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.Dava, kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacılar vekili; müvekkillerinin her birinin ... milletvekili olduğunu, parti içinde ve TBMM’de önemli görevlerde bulunduklarını, ... Milletvekili ve ... Grup Başkanvekili olan davalının 22/01/2014 tarihinde TBMM’de düzenlediği basın toplantısında kullandığı ifadelerin ... milletvekilleri ile ilgili olarak eleştiri sınırını aştığını, bu nedenle müvekkillerinin kişilik haklarının davalı tarafından ihlal edildiğini beyan ederek uğranılan manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.Davalı vekili; davaya konu basın açıklamasında davacıların ismine yer verilmediğinden davacıların manevi tazminat talep etmekte hukuki yararı olmadığını, basın açıklamasında yer alan ifadelerin iktidar partisi mensuplarına yapılan eleştiri niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.