T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/476 KARAR NO : 2025/2679 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/12/2024 NUMARASI : 2023/707 E - 2024/954 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/476 KARAR NO : 2025/2679 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/12/2024 NUMARASI : 2023/707 E - 2024/954 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı (borçlu) ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 1 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı-borçlunun 25.07.2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz ettiğini, müvekkili şirketin, davalı borçludan olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu faturanın sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedelinin davalı tarafından halen ödenmediğini ileri sürerek davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,İtirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmiş, bilahare kendisini vekil ile temsil ettirmiş, davalı vekili beyanlarında, davacının cayma bedeline ilişkin fatura düzenlediğini, müvekkilinin de iade faturası düzenlediğini, daha önceye ait ödenmemiş borcu bulunmadığını, haksız fesih ile cayma faturası düzenlenmiş ise de müvekkilinin borcu bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı yan arasında 01/02/2022 tarihli elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklı olarak süregelen ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafça verilen elektrik enerjisine ilişkin faturaların geç ödendiğinden bahisle davalı aleyhine düzenlenen cezai şart faturasına ilişkin olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahipleri lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında faturaların geç ödenmesinden kaynaklı olarak taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1 maddesi uyarınca tanzim edilen 96.451,30 TL'lik faturanın kayıtlı olduğu, davalı tarafça iş bu cezai şart faturasının davalı yan ticari defterlerine işlendiği ancak akabinde 8 günlük yasal süre içerisinde iade faturasın düzenlendiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın cezai şart faturasından kaynaklı olarak davacı yanın alacaklı bulunup bulunmadığı ve iade faturasının yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı, davalı tarafça elektrik enerjisi kullanıma ilişkin olarak düzenlenen faturaların gecikmeli olarak ( 04.06.2022 tarihli ... numaralı 47.240,24 TL tutarındaki faturanın son ödeme tarihi 18.07.2022 iken 06.08.2022 tarihinde ödediği, 08.09.2022 tarihli ... numaralı 60.483,96 TL tutarındaki faturanın son ödeme tarihi 19.09.2022 iken 13.10.2022 tarihinde ödediği ,05.12.2022 tarihli ... numaralı 60.128,23 TL tutarındaki faturanın son ödeme tarihi 16.12.2022 iken 06.01.2023 tarihinde ödediği, 03.02.2023 tarihli... numaralı 69.937,40 TL tutarındaki faturanın son ödeme tarihi 03.02.2023 iken 21.03.2023 tarihinde ) ödendiği ve bu nedenle davacı tarafça sözleşme fesih edilerek davaya konu faturanın düzenlendiği, her ne kadar davalı tarafça sözleşmenin feshi tarihinden önce bütün fatura bedelleri ödenmiş olsa da davacı yanın gecikmeli ödemelerden kaynaklı olarak sözleşmeyi feshetme ve cezai şart faturası düzenlemekte haklı olduğu, mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi raporuna göre davacı yanın takip tarihi itibariyle 96.451,30 TL cezai şart bedeli 10.931,15 TL gecikme faizi talep edebileceği, bu nedenle davalı yanın takibe yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın faturadan kaynaklı likit ve hesaplanabilir bir alacak olması nedeniyle davacı yan lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle1-Davanın kabulü ile davalı yanın Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebindeki hal ve şartlar üzerinden devamına,-107.382,45 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 21.476.49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; karar duruşması olan 11.12.2024 tarihinde geç kalma ihtimalinin bulunması nedeniyle saat 09:30 sularında Uyap sistemi üzerinden: ''Trafik yoğunluğundan dolayı duruşmaya yetişmeme durumumuz bulunmaktadır. Duruşmanın 30 dakika bekletilmesini talep ediyoruz'' şeklindeki mazeret taleplerini iletmelerine rağmen duruşma saati tam olarak gelmeden karar verildiğini, süresinde cevap veremediklerini, ancak borca itiraz dilekçesinde itiraz sebeplerini bildirdiklerini, delillerini toplanmadığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, cezai şarta ilişkin hükmün yer aldığı sözleşme sayfasının müvekkiline sunulmadığını ve imzalanmadığını, müvekkilinin varlığından haberdar olmadığı, sonradan davacı tarafça sözleşmeye eklenen ve müvekkilinin beyan ve taahhütte bulunmadığı (sözleşme hükmü olarak kabul edilmesi mümkün olmayan) cezai şarttan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili ile davacı şirket arasında 01.02.2022 tarihinde düzenlenen Elektrik Abonelik Sözleşmesi'nin sadece Aboneye Özel Sözleşme Koşulları başlığını taşıyan sayfayı, davacının müvekkiline sunarak imzalattığını, sözleşmenin diğer sayfalarının ise müvekkili tarafından görülmediğini, bu durumun raporla da teyit edildiğini, müvekkilinin davacı şirkete karşı, elektrik kullanımına ilişkin ödenmemiş herhangi bir fatura borcu bulunmadığını, dava konusu faturanın haksız ve hukuka aykırı şekilde sözleşmeyi fesheden davacı şirketin cayma bedeli olarak müvekkilinden istendiğini, sözleşmeyi haksız yere fesheden davacının, kendisini haklı çıkartmak ve müvekkiline kusur atfetmek amacıyla müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, mahkemece itiraz ettikleri faize ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, davacının aylık %5 faiz talebinin yasal veya sözleşmesel dayanağını ise belirtilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, ödenmeyen fatura alacağı ile cezai şart bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası takip dosyasında; davacı-alacaklı tarafından, borçlu-davalı aleyhine 96.451,30 TL (Cayma Bedeli aylık 965), 10.931,15 TL (İşlemiş Faiz ) olmak üzere toplam 107.382,45 TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmektedir. Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; " Toplam sekiz sayfadan oluşan sözleşmenin sadece 7.(Yedinci )sayfasının dolu ve imzalı olduğu,... davanın davacının ile 19.04.2023 tanzim tarihli ... seri numaralı cezai şart faturası üzerinden başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline dair olduğu, Davalının fatura ödemelerini fatura üzerinde yazan son ödeme tarihlerinden sonraki tarihlerde yaptığı ancak davacının Cezai Şart Faturası düzenlendiği 19.04.2023 tarihinde davalının davacı tarafa hiç borcu kalmadığı, Davacı tarafından 19.04.2023 tarihinde düzenlenen dava konusu cezai şart faturasına karşılık davalı tarafın sekiz gün içerisinde 25.04.2023 tanzim tarihli ... numaralı iade faturası düzenlediği, Davacı vekilinin ifade ettiği şekli ile ".. faturaların ortalama tutarının 2(iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." İfadesinden hareketle yapılan hesaplamaya göre 96.451,30 TL cezai şart rakamına ulaşıldığı ilgili rakama takip talep tarihi itibariyle 10.931,15 TL gecikme faizi hesaplandığı" yönünde görüş bildirmiştir. Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi ise raporunda özetle; " Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ve faturalardan, davalı tarafın elektrik fatura borçlarını zamanının da ödemediğinden bahisle davacı tarafından sözleşmesinin feshedildiği ve fesih nedeniyle cayma bedelinin 19.04.2023 tariihli faturaya yansıtıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf ise cayma bedeli adı altında düzenlenen faturaya 8 gün içinde iade faturası düzenlemiştir. Davalı tarafça düzenlenen iade faturası davacı tarafından cayma bedeli faturasında bir hata yada yanlışlık olmadığı için iade faturası GİB üzerinden red edildiği anlaşılmaktadır. MTS Takip talebi 12.07.2023 takip tarihli, davacı tarafından davalı aleyhine düzenlenmiş olan Örnek no 48 ödeme emri ile; davacı taraf 96.451,30 TL cezai şart tutarı ve takip talep tarihi itibari ile 10.931,15 TL işlemiş faizi (aylık % 5 faizi) olmak üzere davalı taraftan sözleşme hükümlerine göre talep edilebileceği" yönünde görüş bildirmiştir. Buna göre, davalının abonelik sözleşmesine itirazının bulunmadığı, dava konusu faturaların taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine dayalı düzenlendiği,sözleşmenin sayfalarından bazılarının imzasız olmasının sözleşme bütünlüğünü bozmadığı, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu da içeren sözleşmeyi imzalayan tarafların karşılıklı borç ilişkisi kurarak edimlerini ifa ile yükümlü hâle geldikleri alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu, uygulanan faiz oranını sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 7.335,29 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.834,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.501,29 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/10/2025