4. Hukuk Dairesi 2013/14018 E. , 2013/18043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/12/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın yargı yolu bakımından reddine dair verilen 15/02/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafında
**4. Hukuk Dairesi 2013/14018 E. , 2013/18043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/12/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın yargı yolu bakımından reddine dair verilen 15/02/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine dair karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, yeni doğmuş çocuklarını kızamık aşısı yapılması için davalının görevli olduğu sağlık ocağına götürdüklerini davalının kızamık aşısı yerine yanlışlıkla yüksek dozda verem aşısı yaptığını bu nedenle çok yoğun korku ve panik yaşadıklarını iddia ederek manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Davalı, kastının olmadığını davanın haksız açıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkeme kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 27/02/2012 gün ve 2011/508-2012/2909 sayılı ilamı ile davanın davalı yönünden sıfat yokluğundan reddi gerekirken, esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya uygun olmadığından bozulmuştur. Mahkemece, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, ancak yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddi ile talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Tekirdağ İdare Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. Davaya konu olayda, davalı hakkındaki davanın pasif taraf ehliyeti olmadığından reddine dair hüküm kurulması gerekir. Yerel mahkemece, bozma ilamına uyulmasına ve gerekçesinde de “...yanlış tedaviden kaynaklanan tazminat talebinde davanın doktorun eyleminin görev sırasında hizmet kusurundan kaynaklanması nedeniyle idareye karşı açılması gerektiği anlaşıldığından...” denilerek bozma ilamı doğrultusunda gerekçe oluşturulmasına rağmen, devamında ve hüküm kısmında yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle hüküm kısmının 1. bendinde yer alan “Yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,” şeklindeki söz dizelerinin çıkartılarak yerine “Davacıların davalı ...'ye karşı açtıkları davanın davalının taraf sıfatı bulunmadığından REDDİNE,” şeklindeki söz dizelerinin eklenmesine, davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.