10. Hukuk Dairesi 2012/25504 E. , 2013/17153 K. Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No : 2010/394-2012/351 Dava, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı iddiası ile kesilip, yersiz olarak ödendiği belirtilen ölüm aylıklarının davalıdan 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi gereğince tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi…
**10. Hukuk Dairesi 2012/25504 E. , 2013/17153 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No : 2010/394-2012/351 Dava, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı iddiası ile kesilip, yersiz olarak ödendiği belirtilen ölüm aylıklarının davalıdan 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi gereğince tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, hak sahibi...... olarak davalıya bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığından bahisle gerçekleştirilen işlemle 01.05.2010 tarihi itibarıyla kesilerek, 26.10.2008–25.04.2010 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıkların istirdadını istemiş; Mahkemece, boşandığı eşiyle birlikte yaşama olgusunun gerçekleşmediği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasına dayalı olarak açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Eldeki davada ise, her ne kadar mahkemece birlikte yaşama olgusu gerçekleşmediği,mernis adreslerinin de farklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de; dosyadan mahkemece davalı ve eski eşinin ikamet kayıtlarındaki talep konusu dönemdeki hareketlerin tamamının istenmediği, 09.05.2011 tarihli ikamet ve mernis kayıtlarının karara esas alındığı, oysa kurumca yapılan araştırmada 09.12.2009 tarihli ...... kayıt örneklerinde davalı ile boşandığı eşinin ikamet kayıtlarının halen ...... Yukarı Mevkii NO:116 ...... olduğu, soruşturma raporuna ekli ifadelerde ...... imamının davalı ile eski eşinin boşandıktan sonra da birlikte yaşadıklarını doğruladığı, aynı şekilde ...... ihtiyar heyeti üyelerinden 1.aza ve 3.azalarının beyanlarında aynen “ben zaten davalı ile eski eşini evli biliyordum, ......de davalı ile eşi aynı evde birlikte yaşamaktadırlar.Çocukları da yanlarındadır.”şeklindeki beyanları ve yapılan kolluk araştırmasında da 04.07.2011 tarihli jandarma tutanağına göre de birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği yönünde tutanak tutulduğu dikkate alınmaması isabetsizdir. Bu tür davalarda özellikle Anayasa'nın 20., 5510 sayılı Kanunun 59., 100., 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 28., 45., 5490 sayılı ...... Hizmetleri Kanununun 3., 45 – 53., 4857 sayılı İş Kanununun 32., 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6., 24 – 33., 189., 190., 191., 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6., 19., 20., maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili ...... Müdürlüklerinden sağlanan ...... kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili ...... Müdürlüğü’nden adres hareketleri,talep konusu dönem itibarı ile karşılaştırma yapılarak davalı ve eşinin adres kayıtları, tarihleriyle birlikte istenilmeli, davalı ve eşinin ayrı yaşadıkları iddiası halinde ilgililerin ......... aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, bu kapsamda 2008 yılından bu yana yapılan seçimlerde oy kulanmışlar ise hangi adresleri bildirdikleri, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise adına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, özellikle inceleme konusu davaya ilişkin olarak davalı ve eşinin mernis kayıtları ve adres bildirimleri tarihleri itibari ile karşılaştırılarak davalının 26.10.2008–25.04.2010 tarihleri arasında hangi adresleri ikamet adresi olarak kayıt etirdiği araştırılmalı, yine davalı ve eşinin 2008 yılından bu yana yapılan yerel ve genel seçimlerde nerede oy kullanacaklarını bildirdikleri araştırılmalı, boşanan eşlerin adreslerinin kayıtlı oldukları Ak...... ......ü yukarı mevkiinde kapsamlı kolluk araştırması yapılmalı, talep konusu dönemde boşanan eşlerin kayıtlı oldukları yerde görev yapmış/yapmakta olan, mahalle/...... muhtar ve azalarından kanaat edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, 10.03.2010 tarihinde düzenlenen tutanak içerikleri dikkate alınmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.