Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7840 E. , 2024/7621 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/7840 Karar No : 2024/7621 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7840 E. , 2024/7621 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/7840 Karar No : 2024/7621 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Çatalca İlçesi sınırları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan ... ruhsat sayılı IV. grup (Bentonit) maden işletme ruhsatlı sahanın 14-17/10/2016 tarihinde gerçekleştirilen mahallinde tetkiki sonucunda davacıya idarî para cezası verilmesi yönünde tesis edilen Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece 14-17.10.2016 tarihleri arasında dava konusu ruhsat sahasında mahallinde yapılan inceleme sonucunda, ruhsat sahibi tarafından kuvars kum üretimi yapıldığından bahisle idari cezalarının hesabı yapılmış ise de, 26.07.2012 tarihinden başlamak üzere, 26.07.2022 yılına kadar geçerli olacak şekilde 10 yıllık İşletme Ruhsatının ve yine 11.09.2013 tarihinden ruhsat süresi sonuna (26.07.2022) geçerli olamak üzere, 88,86 hektarlık alan için "Betonit İşletme" izninin verildiği, raporda "numune alınmış ise koordinatları" ve "numunelere ait analiz sonuçları" kısmının boş bırakıldığı, buna göre numune alınmadan ve analiz yapılmadan kumun kuvars kumu olduğu hususunun ispat edilemediği gibi raporda da somut bir tespite yer verilmediği, ayrıca söz konusu denetim 2016 yılında yapıldığı halde idari para cezalarının 2017 yılı güncel tutarları esas alınmak suretiyle işlem tesis edildiği görülmekte olup, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... D.İş sayılı dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine hazırlanan 16.01.2019 tarihli rapor da göz önüne alındığında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, karara dayanak olan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, görevli mahkemenin yeniden bilirkişi ataması yapılması suretiyle inceleme yapması gerekirken bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı, mahallinde yaprlan denetimde, üretimi yapılan madenin cinsini belirlemede herhangi bir tereddüde düşülmediği, bu nedenle de numune alınmasına gerek duyulmadığı ve mahallinde tutulan tutanakta da numune alınmadığının belirtildiği, ruhsat sahibi temsilcisince numune alınmamasıyla ilgili tutulan tutanakta bir itirazda bulunulmadığı, ruhsat sahibinin, sahada ikinci maden olarak kuvars kumu için işletme izin talebinde bulunduğu, bu talep üzerine mahallinde tetkik gerçekleştirildiği, ruhsat sahasından kuvars kumu için numuneler alındığı ve analiz sonuçlarına göre kuvars kumu madeni rezervinin bulunduğu, ruhsat sahası için ikinci maden kuvars kumu işletme izninin henüz düzenlenmediğinin tespit edildiği, verilen idarî para cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul İli, Çatalca İlçesi sınırları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan 5661 ruhsat sayılı IV. grup (Bentonit) maden işletme ruhsatlı sahanın 14-17/10/2016 tarihinde gerçekleştirilen mahallinde tetkikinde, Davacı Şirketin orman izninin 26.07.2012 tarihinde sona erdiği, yenilendiğine ilişkin belge sunulmadığı, 59.075,70 ton kuvars kumu üretimi esas alınmak suretiyle, üretim alanının ruhsat sahası dışına taştığından bahisle 3213 sayılı Kanunun 12. maddesinin beşinci fıkrasına göre 2.575.700,52 TL, 775.948,67 ton kuvars kumunun üretilerek sevk edildiğine ilişkin davalı idareye bildirimi yapılmadığından bahisle 3213 sayılı Kanunun 12. maddesinin dördüncü fıkrasına göre (Devlet hakkı bedelinin 5 katı ) 2.199.038,50 TL, üretilerek sevk edilmesine rağmen davalı idareye beyan edilmeyen 775.948,67 ton kuvars kumu madeni için 3213 sayılı Kanunun 10. maddesinin sekizinci fıkrasının (e) alt bendi ile aynı maddenin yedinci fıkrasına göre 54.812 TL, kuvars işletme izni olmadığından bahisle, 3213 sayılı Kanunun 12. maddesinin yedinci fıkrasına göre 21.925 TL, teknik nezaretçi defterinin ibraz edilmediğinden bahisle 3213 sayılı Kanunun 10. maddesinin altıncı fıkrasına göre 21.925 TL, 439.870,70 TL Devlet Hakkı bedeli ile birlikte toplam 4.873.401,02 TL idari para cezası verilmiştir. Söz konusu idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin davacı şirkete 08.01.2018 tarihinde tebliği üzerine, davacı tarafından 30.01.2018 tarihinde ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... D.İş sayılı dosyasında itirazda bulunulduğu, ... Sulh Ceza Hakimliğince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine hazırlanan 16.01.2019 tarihli rapor karar esas alınmak suretiyle ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile dava konusu idari para cezasının 769.028,78 TL olarak kabulüne karar verildiği, bu karara karşı davalı idarece yapılan itiraz üzerine ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğu gerekçesiyle, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı kaldırılarak "Başvurunun Görev Yönünden Reddine" karar verilmesi üzerine dava konusu idari para cezalarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin 1. fıkrasında; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır. (Ek cümle: 5/4/1990-3622/11 md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re’sen yapılır. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/22 md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde; "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmüne, "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinde (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (Ek cümle:22/7/2020-7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir." hükmüne, "Keşif kararı" başlıklı 288. maddesinde; "(1) Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur. (2) Keşif kararı, mahkemece, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır." hükmüne, "Keşfin yapılması" başlıklı 290. maddesinde "(1) Keşfin yeri, kapsamı ve zamanı mahkeme tarafından tespit edilir. Keşif, taraflar hazır iseler huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılır. (2) Mahkeme keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilir. Keşif sırasında, yapılan tüm işlemler ve beyanları içeren bir tutanak düzenlenir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/25 md.) Tutanağa, hâkimin keşif konusu ve mahalliyle ilgili gözlemleri de yazılır. Plan, çizim, fotoğraf gibi belgeler de tutanağa eklenir. (3) Mahkeme, bir olayın nasıl geçmiş olabileceğini tespit için temsili uygulama da yaptırabilir." hükmüne yer verilmiştir. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin altıncı fıkrasında, "Daimi nezaretçinin, atandığı ruhsat sahasındaki faaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit ve önerilerini daimi nezaretçi defterine kaydetmesi zorunludur. Aksi takdirde daimi nezaretçi uyarılır. İkinci kez aynı ruhsat ile ilgili olarak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda daimi nezaretçi hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Daimi nezaretçi defterini, daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi veya vekili imzalar. Defterin ibraz edilmemesi veya düzenli tutulmaması hâlinde, ruhsat sahibine 20.000 TL idari para cezası verilir." hükmüne; yedinci fıkrasında, "Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir." kuralına yer verilmiş; aynı maddenin sekizinci fıkrasının (e) alt bendinde, "Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi"nin haksız yere hak iktisabı sayılacağı, haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanların da gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edileceği, belirtilmiştir. 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilir." kuralına; beşinci fıkrasında, "Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare tarafından el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır (...)" kuralına; yedinci fıkrasında, "Ruhsatlı, ancak üretim veya işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapıldığının tespiti halinde, üretim faaliyetleri durdurularak 20.000 TL idari para cezası uygulanır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosya kapsamındaki bilgi belgeler ile Dairemizin E:2020/6173 ve E:2024/2617 sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden, davacı uhdesindeki IV. grup (Bentonit) işletme ruhsatlı sahada, davacı tarafından üretimin zarurî neticesi olarak çıktığı ileri sürülen malzemenin kum mu yoksa ruhsatla aynı grupta bir başka maden olan kuvars kumu mu olduğu noktasında tereddüt bulunduğu, üretilen malzemenin vasfının, hem işletme prosedürü yönünden farklılık yarattığı, hem ocakbaşı satış fiyatını etkilediği, bu hususun da oluşan Devlet hakkı miktarını değiştirdiği gibi, dava konusu nispî idarî para cezalarının miktarını da etkilediği anlaşılmaktadır. Davalı idare tarafından, ruhsat sahasına ilişkin olarak mevcut bentonit işletme izin alanına Maden Kanununun 16. maddesi kapsamında zaruri olarak kum-çakıl üretim izni verilmediği, ayrıca ruhsat sahibi tarafından davalı idareye ... tarih ve ... sayılı dilekçe ve ekinde işletme projesiyle müracaatta bulunularak, mevcut bentonit işletme izni yanında kuvars kumu işletme izninin de verilmesi talebinde bulunulduğu, talebe istinaden ruhsat sahasının MAPEG teknik personelleri tarafından 20-21/10/2012 tarihleri arasında mahallinde tetkik edildiği, tetkik neticesinde, 2012 yılında yapılan denetimde ruhsat sahasında kuvars kumu varlığını ortaya koymak amacıyla ruhsat sahası dâhilindeki üretim yapılan ocak içi ve etrafındaki bölge içerisinden olmak üzere ilgili koordinatlarından beş adet numunenin alındığı, yapılan analiz sonuçlarına göre bu numunelerin maden cinsi kuvars kumu olarak belirlenmesi üzerine ruhsat sahasında kuvars kumu madeni rezervi olduğu anlaşıldığından, talebin kabul edilerek davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı oluru ile ruhsat sahasının 16,94 hektarlık kısmına Maden Kanununun 7 nci maddesi gereğince mülkiyet, ÇED ve GSM kapsamında işyeri açma ve çalışma ruhsatı izinlerinin alınarak idareye verilmesini müteakip ikinci maden olarak kuvars kumu işletme izni düzenlenmesinin uygun bulunduğu ve bu durumun ruhsat sahibine 22/10/2013 tarih ve E.802371 sayılı yazı ile bildirildiği, ancak ruhsat sahibi tarafından gerekli izinler alınarak davalı idareye verilmediğinden kuvars kumu işletme izninin henüz düzenlenmediği, işletme izni düzenlenmesi için ilgili kurumlardan gerekli izinleri (3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7 nci madde izinleri) almayan ruhsat sahibinin kendi davranışı sebebiyle kuvars kumuna yönelik işletme izni düzenlenememesine rağmen, davacının kuvars kumu madenini üretmiş olduğu ve dava konusu idari para cezasının düzenlenmesine sebep olan ihlal hareketlerini işlediği, karara dayanak alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, İdare Mahkemesince yeniden bilirkişi ataması yapılmak suretiyle inceleme yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. Karara esas alınan 16/01/2019 tarihli ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin E:... D. İş dosyasında alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, davalı idarece sahadan numune alınarak çıkarılan madenin kuvars kumu olduğu hususunun kanıtlanamadığı raporda belirtilmiş olmasına karşın, bilirkişi tarafından da sahadan numune alınmamış olduğu, ancak söz konusu maden üretiminin, davacının beyanlarına dayalı olarak, sahadan işletme faaliyetinin zaruri neticesinde normal kum üretimi olduğu sonucuna varıldığı yönünde tespitte bulunulduğu, sahadan üretilen malzemenin vasfının net biçimde ortaya konulamamış olduğu görülmektedir. Davacının ürettiği madenin vasfı ile ruhsat sahası dışından üretim yapıldığına ilişkin hususların teknik bilgi gerektirdiği ve ancak konunun uzmanı -maden mühendisi ve harita mühendisi- bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi suretiyle anlaşılabileceği sonucuna varılmaktadır. Yukarıda aktarılan mevzuat uyarınca, uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektiriyor olması durumunda, bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların ve konuyla ilgili yasal düzenlemelerin bir bütün içinde değerlendirilmesi ve ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle karşılanarak hüküm kurulması gerektiği açıktır. Bu durumda, yukarıda yapılan değerlendirmeler de dikkate alınmak suretiyle, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi, kararın davacının tüm iddiaları ve davalı idarenin savunmalarını karşılar şekilde olması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucunda dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 25/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.