(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10885 E. , 2008/13136 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı temsilcisi tarafından, davalılar aleyhine 23.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ile ... ... mirasçılarından ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne k…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10885 E. , 2008/13136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı temsilcisi tarafından, davalılar aleyhine 23.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ile ... ... mirasçılarından ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava; çekişmeli taşınmaz evveliyatının yayla olduğu, zilyetlikle kazanılmasının söz konusu edilemeyeceği iddiasıyla tapu iptali ve özel siciline işlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalılardan ... ile ... ... mirasçılarından ... temyiz etmiştir. 1-Davalılardan dava konusu taşınmazda 1/4 pay sahibi ... ...'ın mirasçılarından ...'ün temyizi yönünden; 04.05.1978 tarih 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince davalının davanın açılmasından önce ölmesi halinde davanın reddi gerektiği mirasçılara karşı dahi davanın teşmiline olanak bulunmadığı kuralına rağmen 126 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 1/4 pay maliki davalı ... ...'ın dosyadaki nüfus kaydına göre 23.12.2005 tarihinde açılan bu davadan önce 12.08.1992 tarihinde ölmüş olmasına rağmen ... ... hakkındaki davanın usul yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tesis edilen hükmün davalı ... ... yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Dava konusu taşınmazda 1/4'er pay sahipleri ... ... ve...'e yapılan tebligatlar incelendiğinde, her ikisine de dava dilekçesi ve 23.02.2006 tarihli duruşma gününün 04.02.2006 tarihinde Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, tebligata adres kapalı olduğundan komşusu ... haber verilerek bir örneğin kapıya yapıştırıldığı yazılmıştır. Ancak, komşu A. Deveci'nin imzası alınmamıştır. Bu durumda, tebligat işleminin kanun ve tüzük hükümlerine uygun yapılmadığı anlaşılmaktadır. Oysa, Tüzüğün 28. maddesinin 1.fıkrası hükmünün aynen yerine getirilmesi halinde, tebligat memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği ve adreste bulunmadığı tevsik edilmiş ve tebligatın Tebligat Kanununun 21. maddesinde öngörülen koşulla yapıldığı kabul edilir. Kararın da Tebligat Kanununun 35. maddesine göre usulsüz tebligat yapılan adrese tebliğ çıkarılması da doğru değildir. Tebligat yöntemine uyulmayarak davalılar ... ... ve...'e yapılan tebliğ ile yoklukların da yargılama yapılması savunma haklarını ortadan kaldırmış bulunduğundan HUMK.nun 73. maddesine aykırı bir şekilde yapılıp bitirilen yargılamaya dayalı bu davalar hakkındaki hükmün bozulması gerekmiştir. 3-Davalılardan 1/4 pay sahibi ...'ın temyizine gelince;