Başvuru, idari eylemden doğan zararın tazmini istemiyle açılan tam yargı davasının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari eylemden doğan zararın tazmini istemiyle açılan tam yargı davasının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 8/2/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Amasya Piyade Er Eğitim Tugayı Komutanlığı emrinde zorunlu askerlik hizmetini ifa ederken 25/4/1996 tarihinde araç park yerinin sökülerek başka bir yere taşınması sırasında kaynakçı olması nedeniyle sundurmanın demir çubuklarını kesmekle görevlendirilmiş; bu görevi icra ederken araç üzerinde dengesini kaybederek yere düşmesi neticesinde başvurucunun kalça kemiği kırılmıştır. 25/4/1996 ile 7/5/1996 tarihleri arasında tedavi gördüğü Amasya Devlet Hastanesi Ortopedi Servisince başvurucuya “femur (uyluk kemiği) kırığı” teşhisi konmuş; tedavi neticesinde başvurucu, Amasya Ruhi Tingiz Devlet Hastanesinin 7/5/1996 tarihli raporu ile üç ay ve Merzifon 100 Yataklı Hava Hastanesinin 20/8/1996 tarihli raporu ile iki ay süreyle hava değişimine gönderilmiştir. İstirahatlerinin bitmesinin ardından yeniden birliğine katılan başvurucu 22/7/1997 tarihinde askerlik hizmet süresini tamamlayarak terhis edilmiştir. Başvurucu terhisinden sonra rahatsızlığının giderek arttığı ve ağrılarının dayanılmaz hâle geldiği şikâyetiyle Adıyaman Askerlik Şubesine müracaat ederek askerî hastaneye sevkini istemiş, Ankara Gülhane Askerî Tıp Akademisi Hastanesi (GATA) tarafından düzenlenen 15/7/2015 tarihli ve 8889 sayılı rapor ile hakkında femur diğer kısımlarının kırıkları, kapalı (femur proksimal uç eski kırık ameliyatlısı, malunion, eklem aralığında daralma), eklem sertliği, başka yerde sınıflanmamış, pelvik bölge ve kalça (sol kalça eklem sertliği) teşhisine istinaden “Askerliğe elverişli değildir. Mevcut rahatsızlığının askerlik sebep ve tesiri ile oluşup oluşmadığını tarafımızca tespiti mümkün değildir.” Kararı verilmiştir. Başvurucu 21/8/2015 tarihinde Millî Savunma Bakanlığına (MSB) başvurmuştur. Başvuru dilekçesinde görev sırasında verilen emri yerine getirirken gerekli emniyet tedbirlerinin alınmaması nedeniyle düşerek sakatlandığını, terhisten sonraki süreç içinde durumunun düzelmek yerine giderek kötüleştiğini, ağrılarının dayanılmaz hâle geldiğini ve girdiği işlerden verimsizliği dolayısıyla ayrılmak zorunda bırakıldığını ifade etmiş; askerlik hizmeti sırasında sakatlanmasına bağlı olarak oluşan maddi ve manevi zararların karşılanmasını talep etmiştir. Başvurucu söz konusu başvurusunun cevap verilmemek suretiyle reddi üzerine 6/11/2015 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) tam yargı davası açmış ve yeterli ödeme gücünden yoksun olduğu için adli yardım talebinde bulunmuştur. AYİM İkinci Dairesi (Mahkeme) 18/11/2015 tarihinde verdiği kararla, başvurucunun sunduğu ekonomik durumuna ilişkin belgelerin değerlendirilmesi sonucunda adli yardım talebinin kabulüne karar vermiş; davayı ise süre aşımı gerekçesiyle reddetmiştir. Kararın gerekçesinde başvurucunun zarar doğurucu eylemi en geç terhis edildiği 22/7/1997 tarihinde öğrendiği, dolayısıyla bu tarihten itibaren 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun Maddesi uyarınca bir yıl içinde zorunlu idari başvuruda bulunması gerektiği ancak bu yönde herhangi bir müracaatta bulunmaksızın, bir ve beş yıllık süreler geçirdikten sonra 21/8/2015 tarihinde idareye yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine 6/11/2015 tarihinde açtığı davanın süresinde olmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu kararın düzeltilmesi isteminde bulunmamış, nihai karar başvurucuya 15/1/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 8/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bireysel başvurunun incelenme sürecinde 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile Anayasa’ya eklenen geçici Maddenin birinci fıkrasının (E) bendiyle AYİM kaldırılmıştır. İlgili hukuk için bkz. İlker Yılmaz (B. No: 2015/19041, 24/5/2018, §§ 25-30) kararı.