10. Hukuk Dairesi 2024/302 E. , 2024/1706 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/673 E., 2023/361 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/224 E., 2020/419 K. Taraflar arasındaki itibari hizmet süresi tespiti, tespit edilen süreye göre yaşlılık aylığı koşullarının incelenerek talep tarihini takiben aylık bağlanması ve aylıkların yasal faizleriyle ödenmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İl…
**10. Hukuk Dairesi 2024/302 E. , 2024/1706 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/673 E., 2023/361 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/224 E., 2020/419 K. Taraflar arasındaki itibari hizmet süresi tespiti, tespit edilen süreye göre yaşlılık aylığı koşullarının incelenerek talep tarihini takiben aylık bağlanması ve aylıkların yasal faizleriyle ödenmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.'ye ait teneke kutu ambalaj üretimi işyerinde 16.09.1991 tarihinden itibaren baskı bölümünde laklama makinesinde çalıştığını, bildirilen sigortalılık sürelerine itibari hizmet süresi verilmesini, verilen süreye göre yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilerek hak edilen tarihten itibaren aylık bağlanmasına ve aylıkların yasal faizleriyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ...Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacının, müvekkil firmaya ait işyerinde çalışmış olduğunu, işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gereken tüm prime esas kazançların ve çalışma sürelerini eksiksiz olarak bildirmiş olduğunu, davacının işyerinde fiziksel, ruhsal ve tıbben insan sağlığı ve çalışma gücünü olumsuz yönde etkileyecek koşullar taşıdığı iddialarının asılsız ve geçersiz olduğunu, müvekkil şirketin fabrikasının faaliyet konusu, iş koşulları ve davacının görevi dikkate alındığında, davacının itibarı hizmet hakkından yararlanmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenlerle haksız ve yersiz davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı....sicil numaralı davalı ...Ambalaj San. ve Tic. A.Ş Teneke Ambalaj İmalı işyerindeki çalışmasının 506 sayılı Kanun'un ek-5/II fıkra olarak 2098 sayılı Kanun ile eklenen Ek-1 madde kapsamında bulunduğu anlaşıldığından bu işyerinden 16.09.1991-30.09.2008 tarihleri arasında diğer davalı kuruma bildirilen toplam 5992 günlük fiili çalışma süresinin %25'i 1498 gün, itibari hizmet süresi olarak salt sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine, koşulları gerçekleşmeyen yaşlılık aylığına ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, yaşlılık aylığı isteminin reddine ilişkin kararı kabul etmediklerini, Mahkeme gerekçesinin mevzuata, hukuka ve usule aykırı olduğunu, müvekkilinin yaşlılık aylığı tahsis tarihi olan 08.03.2018 tarihi itibariyle prim günü sayısı yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli değilken, iş bu dava ile 1498 gün itibari hizmet süresinin mevcut hizmetlerine eklenmesi ile birlikte tespit edilen gün sayısının, ait olduğu yıla mal edileceğinden, bu prim günü sayısının tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığının bağlanması için yeterli olacağını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak aylık istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı işveren vekili, işyerinde itibari hizmet süresi verilmesini gerektirir ağır ve yıpratıcı koşulların olmadığını, işyerinin matbaa işyeri olmadığını, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı olarak red kararı verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı SGK Başkanlığı ve davalı ...Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davasının kabulü gerektiğini, itibari hizmet süresi verilerek yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti, tespit edilen süreye göre yaşlılık aylığı koşullarının incelenerek talep tarihini takiben aylık bağlanması ve aylıkların yasal faizleriyle ödenmesi istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalan ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) geçici 7/1 inci maddesi uyarınca 506 sayılı Kanun'un Ek 5 ve Ek 39 uncu maddesi. 2- Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un, 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan Ek 5 inci maddesinin "II" numaralı bendi " Basım ve gazetecilik işyerlerinden 1475 sayılı Kanun ve değişikliklerine göre çalışan sigortalılar'ın " a) Solunum ve cilt yoluyla vücuda geçen gaz veya diğer zehirleyici maddelerle çalışılan işyerleri b) Fazla gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerle çalışarak iş yapılan işyerleri, c) Doğrudan doğruya yüksek hararete maruz bulunarak çalışılan işyerleri, d) Fazla ve devamlı adali gayret sarf edilerek iş yapılan işyerleri, e) Tabii ışığın hiç olmadığı ve münhasıran suni ışık altında çalışılan işyerleri, f) Günlük mesainin yarıdan fazlası saat 20.00'den sonra çalışılarak yapılan işyerleri, "şartlarında geçen ve bildirilen yıllık çalışmalarına 90 gün itibari hizmet süresi verilmesi gerektiğini, kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülünün uygulanacağını düzenler. Anılan maddeye göre sigortalıların itibari hizmetten yararlanabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Birinci koşul sigortalının basım ve gazetecilik işyerlerinde çalışması; ikinci koşul ise (II) numaralı bendin (a-f) alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarının olayda gerçekleşmesidir. Söz konusu maddede, basım ve gazetecilik işyeri birlikte ifade edilmişse de gazetecilik işi yapılmayan sadece basım işi yapılan işyerlerinde çalışan sigortalıların da maddenin alt bentlerinde sayılan koşullardan herhangi birisi oluştuğu takdirde itibari hizmetten yararlanacakları açıktır. Matbaa işyeri itibari hizmet süresi açısından değerlendirildiğinde; günümüzde matbaa endüstrisinde kullanılan kimyasal maddelerin sayısında büyük bir artış bulunmaktadır. Çalışanlar da özellikle inhalasyon (solunum) ve deri yoluyla toksik özelliği yüksek birçok maddeyi vücutlarına almaktadırlar. Bu maddeler arasında kurşun, civa gibi ağır metaller dâhi bulunmaktadır. Hızla gelişen teknolojinin bir sonucu olarak matbaalar, tekstilden ambalaja, elektronik aletlerden duvar kâğıtlarına birçok alanda vazgeçilmez bir öğe olarak yerini almıştır. Matbaanın bu kadar geniş bir alanda kullanılmasına rağmen 506 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinde düzenlenen basım işyerinin mevkute çıkarmaya yönelik faaliyet gösteren işyeri kabul edilmesi hak ve eşitliğe uygun kabul edilemez. (Hukuk Genel Kurulu 'nun 19.10.2022 tarih 2020/(21)10-576 Esas 2022/1338 Karar sayılı kararından) Ayrıcı yine aynı Hukuk Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Ek 5 inci maddesinin gerekçesinde "...sosyal güvenlik sistemlerinde itibari hizmet süresi ve fiili hizmet zammı gibi uygulamalara, vücudu yıpratıcı, dolayısıyla çalışma gücünü ve hayat süresini azaltıcı işyerlerinde çeşitli tehlikelere açık olarak çalışanlar için yer verilmektedir. Buhar, is, duman, kurum, toz, koku, asit, zehirli gaz, gürültü, sarsıntı ve radyoaktif ışın gibi ağır ve yıpratıcı çalışma şartlarına rağmen, bu şartlara açık birçok kuruluşun kurulması, çalıştırılması ve faaliyetini sürdürmesi ekonomik, kültürel, sosyal ve sağlık yönlerinden topluma katkıları sebebiyle zorunlu bulunmaktadır. Söz konusu ağır ve yıpratıcı işlerde fiziki, ruhi ve fizyolojik bakımlardan insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen şartlar altında çalışanların tümünün, 2098 sayılı Kanun'un ek 1 inci maddesinde unvan sayılmak suretiyle sınırlı olarak verilen itibari hizmet süresi hakkından yararlandırılmaları, gerek Anayasamızın eşitlik ilkeleri ve gerekse sosyal güvenliğin temel prensiplerine uygun düşeceği için zorunlu görülmektedir..." denilmekle itibari hizmet kapsamının sadece mevkute çıkaran işyerleri için geçerli olması hukuken doğru olamaz. Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2018 tarihli ve 2015/21-3882 E., 2018/462 K., ile 19.12.2021 tarihli ve 2019/(21)10-184 E., 2021/1634 K. sayılı kararları da aynı doğrultudadır. 3.Değerlendirme İnceleme konusu davada davacı, davalı işverene ait iş yerinin üretim bölümünde laklama makinesi operatörü olarak çalıştığını belirterek bu işyerinden bildirilen çalışmalarına itibari hizmet süresi verilmesini talep etmiş, Mahkemesince işyerinin basın ve matbaa işyeri olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden, davacının davalı adına tescilli 256202,35 sicil numaralı işyerinden 16.09.1991 tarihinden itibaren bildirimlerinin bulunduğu, Mahkemesince iş yerinde keşif yapıldığı ve tanık dinlendiği, davacının iş yerinin üretim bölümünde laklama makinesi operatörü olarak çalıştığının tespit edilmiş olması ve davalı şirkete ait işyerinin mahiyeti matbaa olmasa dahi baskı makineleri ile plastik ve kağıt ambalaj malzemesi üzerine basım yapılan bir işyeri olması nedeni ile davacının davalı işveren tarafından bu çalışma kapsamında 30.09.2008 tarihine kadar bildirilen çalışmalarının 506 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin II numaralı bendi kapsamında itibari hizmet süresi kapsamında olduğunun kabulü gerekir. Mahkemesince toplanan tüm delillerin bu kapsamda yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre davacının dava konusu talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.02.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.