3. Hukuk Dairesi 2025/2273 E. , 2025/6056 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/253 E., 2025/351 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/153 E., 2023/45 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından haz…
3. Hukuk Dairesi 2025/2273 E. , 2025/6056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/253 E., 2025/351 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/153 E., 2023/45 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 22.07.2022 tarihinde saat 17:00 civarında .... İlçes.... Mahallesi çıkışında .... istikametine, 44 balya (13.200 kg) saman yüklü .... Plakalı ... model ... marka tır ile seyir halindeyken, yol üzerinde bulunan ve aşağıya sarkan elektrik kablolarının taşıdığı saman balyalarına sürtmesi ile çıkan yangında tırın, dorsenin ve samanların yandığını, olay yerindeki enerji nakil hatlarının 5 metrenin altında olduğunu, müvekillinin tır ve yükünün yükseliğinin 4 metreyi geçmediğini, zarara konu fiilin gerçekleşmesinde davalı şirketin sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, tır için 51.000,00 TL, dorse için 41.000,00 TL, samalanlar için 22.400,00 TL'nin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin mevzuat hükümleri uyarınca sorumluluklarını yerine getirdiğini, olay ile ilgili olarak Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca 2022/14365 sayılı soruşturmanın başlatıldığını, soruşturmanın dosyasında yer alan olay yeri görgü tespit tutanağında kablonun yoldan yüksekliğinin 5,77 metre olduğunun belirtildiğini, olaydan sonra müvekkili şirket çalışanlarınca yapılan ölçümlerde minimum yükseliğin 5,95 metre olarak tespit edildiği, davacının da soruşturma kapsamında alınan ifadesinde tırın yüksekliğinin 4,10 metre olduğunu ikrar ettiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 128. maddesinde karayollarında seyreden araçların yüklü ve yüksüz olarak azamı yükseliğinin 4 metre olabileceğinin düzenlendiğini, soruşturma kapsamında alınan tanık beyanlarında samanların üzerine tente çekilmediğinin ve davacının dorseyi çıkarırken yavaş hareket ettiğinin belirtildiğini, davacının gerekli önlemleri almadığını, yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve ağır kusurlu olduğunu, meydana gelen hasar ile müvekkili şirket tarafından sağlanan elektrik hizmeti arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; jandarma tarafından düzenlenen raporda elektrik tellerinin 5 metreden daha yüksek olduğunun bildirildiği, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda araç yükseklik sınırının 2918 sayılı Kanunda belirlenen yükseklikten fazla olduğu, saman balyaları üzerine branda takılmamış olduğu, davacı ...'nün asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, 15.08.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; elektrik tellerinin sarktığına dair somut delil bulunmadığı, davacının aracında yüklü olan saman balyaları ile araç yüksekliğinin 4,10 metre olduğu, elektrik tellerinin sarktığını beyan etmesine rağmen davacının dikkatli olmadığı, saman balyalarının branda ile kapatılmadığı, davacının asli kusurlu olduğu, davalının kusurunun bulunmadığının bildirildiği, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli ve birbirini destekler mahiyette olduğu, davalı şirketin dava konusu olay nedeniyle kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 45. maddesinde belirtilen 5.9 metrelik emniyet mesafesinin, yerinde yapılan incelemede 6.40 metre olarak ölçüldüğü, davacının aynı araçla bir gün önce aynı güzergahtan geçtiğinin sabit olduğu, bir gün içerisinde teknik olarak böyle bir sarkmanın oluşmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, bilirkişi raporuna dair itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda standart dorse ile lastik ebatlarına ve müvekkilinin yükseklik 4,10 metre olabilir beyanına göre hesaplama yapıldığını, müvekkilinin kullandığı tırın lastik ve dorse ebatlarının dikkate alınmadığını, dosyada mevcut irsaliyeye rağmen saman balyalarının yüksekliğinin varsayımsal olarak hesaplandığını, bu nedenle 10 cm aleyhlerine hesaplama yapıldığını, davalı şirketin elektrik hattının olması gereken yükseklikte olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik nakil hattından kaynaklanan yangın nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle hükme esas alınan kusur bilirkişi raporlarının birbirleriyle uyumlu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davacının ceza soruşturması kapsamında alınana ifadesinde aracın yükseliğinin 4,10 metre olduğunu ikrar etmesine, elektrik direklerinin sarktığına dair dosyada delil bulunmamasına ve davacının gerekli önlemleri almadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.