Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5622 E. , 2024/4182 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/5622 Karar No : 2024/4182 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; Batman ili, Sason…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5622 E. , 2024/4182 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/5622 Karar No : 2024/4182 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; Batman ili, Sason ilçesi, ... köyü, ... mevkiinde bulunan ve maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki meyve bahçesi ve tarım arazisinin, 14/04/2017 tarihinde meydana gelen şiddetli yağış sonucunda dere kenarındaki setlerin eksik ve kusurlu olması nedeniyle zarar gördüğünden bahisle şimdilik 283.565,96 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile davacı taşınmazının geçmiş yıllardaki uydu fotoğrafları ile mevcut durumunu irdeleyip değerlendiren ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan, dava konusu taşınmazda yoğun yağış sebebiyle derenin taşması sonucu oluştuğu iddia edilen zararın davacının yapmış olduğu filler sonucu meydana geldiği, başka bir ifadeyle meydana geldiği iddia olunan zarar ile davalı idareye isnat olunan fiil arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, davalının sunması gereken bir kamu hizmeti olan setlerin yapılmaması nedeniyle yağan yağmurun arazisindeki tüm tarımsal ürünlerin tahrip olmasına neden olduğu, idarenin kusurunun bulunduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; Batman ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkiinde bulunan 193 ada 1 parsel sayılı 32.760,80 m²'lik taşınmazın tapuda ... adına kayıtlı olduğu, anılan taşınmazın meyve bahçesi ve tarım arazisi olduğunun beyan edildiği, söz konusu taşınmazın 14/04/2017 tarihinde gerçekleşen yağış sonrası sel suları altında kalması nedeniyle zarara uğranıldığından bahisle ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasında zarar tespiti için 17/05/2017 tarihinde yapılan keşif neticesinde inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 14/06/2017 tarihli raporda 163.377,03 TL, ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen 20/07/2017 tarihli rapor da ise 120.188,93 TL zararın bulunduğunun tespit edildiği, zararlarının tazmini istemiyle davalı idareye yapılan 01/08/2017 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine şimdilik her iki rapor ile tespit edilen toplam 283.565,96 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Zarara neden olduğu iddia edilen olay tarihinde yürürlükte olan adıyla 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un yine olay tarihinde yürürlükte olan 2. maddesinde, taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek; akar sularda ıslahat yapmak ve icabedenleri seyrüsefere elverişli hale getirmek; anılan tesislerin çalıştırma, bakım ve onarım dahil işletmelerini sağlamak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 21/01/1943 tarih ve 5310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, "Yüksek seviye gösteren umumi ve hususi, kapalı veya akarsuların taşmasiyle su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan sahaların sınırları Nafıa Vekaletinin teklifi üzerine İcra Vekilleri Heyetinin kararı ile tesbit ve ilan edilir." hükmü; 3. maddesinde de, "Birinci madde hükümleri dairesinde tesbit ve ilan edilmiş olan sınırlar içinde tesisat, inşaat veya tadilat yapmak, fidan veya ağaç dikmek yasaktır. Müsaade verilmesi, Su İşleri Müdürünün, bulunmıyan yerlerde Nafıa Müdürünün fenni mahzur olmadığı hakkında rapor vermiş olmasına bağlıdır." hükmü bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda anılan Kanun hükümlerine göre davalı idarenin, taşkın ve selleri önlemek, sulama amacıyla tesisler kurmak ve bu tesislerin çalıştırılması, bakım ve onarım dahil işletmelerini sağlamakla görevli olduğu; bu hizmetin kusurlu işletilmesi sonucu uğranılan zararın tazmin edileceği; Bakanlar Kurulu tarafından taşkın sahası olarak ilan edilen alanlarda, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden izin alınmaksızın hiç bir tarımsal faaliyetin yapılamayacağı; dolayısıyla, bu tür alanlarda izin alınmaksızın tarımsal faaliyette bulunulması halinde, meydana gelen zararlar nedeniyle idarenin tazminle sorumlu tutulamayacağı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan belgelerin incelenmesinden; davacı tarafından dava konusu olaydan önce 12/01/2016 tarihinde davalı idareye arazisinin taşkınlardan korunması için gerekli önlemlerin alınması talebiyle başvurulduğu, davalı idarece verilen 08/02/02016 tarihli cevap yazısında; ''Sason ilçesi Umurlu, Köprübaşı, Kavaklı köylerine ait arazilerin Sason Çayı'nın taşkınlarından korunması için istikşaf raporu hazırlanmış olup planlanan çalışmanın yapılması için Bölge Müdürlüğü Makine İmalat ve Donatım Şube Müdürlüğünden iş makinesi talep edileceği, talep edilecek iş makinalarının şube müdürlüğü emrine tahsis edilmesi halinde planlanan çalışmanın yapılacağının" belirtildiği, İdare Mahkemesince 14/03/2018 tarihinde yapılan ara karar ile dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davalı idare tarafından yapılan bir set veya ıslah çalışmasının bulunup bulunmadığının sorulması üzerine, davalı idarece verilen 06/04/2018 tarihli cevapta, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde set çalışması ve ıslah çalışması yapılmadığının bildirildiği, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 06/04/2018 tarihli yazısında, 14/04/2017 tarihinde Batman Sason ilçesine ait meteorolojik afet bilgisinin bulunmadığının bildirildiği, davacının çiftçi kayıt sistemi belgesinin bulunduğu, Sason Tarım İlçe Müdürlüğü ile dava konusu taşınmaz üzerinde yetiştirilecek olan meyveler için taahhütname imzalandığı ve bu kapsamda hibelerden faydalandığı, dolayısıyla yetiştirilen ürünler hakkında idarenin bilgisinin bulunduğu, davalı idarenin savunmasında taşınmazın taşkın sahasında kaldığı belirtilmiş olmasına rağmen dosyada bu hususa ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, davacı tarafından açılan tespit davasında, ... Sulh Hukuk Mahkemesince 17/05/2017 tarihinde yapılan keşif üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda; Sason çayının sularının taşması sonucu davacının maliki olduğu taşınmazda zarar meydana geldiğinin tespit edildiği, İdare Mahkemesince alınan 15/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda; dere yatağı setlerinin düzensiz ve bozulmuş olduğunun gözlendiğinin, D.S.İ tarafından yapının usulüne uygun yapılmamış olduğunun görüldüğünün ve D.S.İ Genel Müdürlüğünün taşkın zararında %100 kusurunun bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, söz konusu taşınmazın 4373 sayılı Kanun uyarınca taşkın sahası içinde kalıp kalmadığının saptanması, dosyada bulunan bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğundan söz konusu çelişkiler giderilerek dava konusu zararda idarenin kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi suretiyle davacının tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.