10. Hukuk Dairesi 2024/924 E. , 2025/344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2472 E., 2023/2942 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/1064 E., 2023/575 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye
**10. Hukuk Dairesi 2024/924 E. , 2025/344 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2472 E., 2023/2942 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/1064 E., 2023/575 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi olan ... ”ın asıl işveren ... Yat. İnş. Mad. Oto. İnş. Malz. San. Tic. A.Ş.'nin asansör işlerini üstlenen alt işveren ... Asansör San. Tur. İşl. Tic. Ltd. Şti. nezdinde işçi olarak çalışmakta iken 15.12.2016 tarihinde asansör yapım işi sırasında asansör boşluğuna düşerek vefat ettiğini, İstanbul Anadolu C. Savcılığınca 2016/176440 sayılı dosya ile yürütülen soruşturmada alınan bilirkişi raporunda davalı işyeri yetkililerinin asli ve tali kusurlu bulunduğunu, ... Ercan Polat”ın tali kusurlu bulunduğunu, müteveffanın ölümü sebebiyle eşi ...'in ve kazadan sonra doğan kızı ... destekten yoksun kaldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve müteveffanın eşi ... için 350.000,00 TL ile kızı Havvanur için 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Asansör San. Tur. İşl. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işyerinde iş güvenliğini sağlamak için gerekli bütün tedbirleri aldığını, çalışanlarına mesleki eğitimlerini verdiğini, iş kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Köroğlu Yat. İnş. Mad. Oto. İnş. Malz. San. Tic. A.Ş. davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;"... Davaya konu iş kazası 15.12.2016 tarihinde meydana gelmiş olup ... asansör montaj işçisidir. ... davalı ... Asansör unvanlı firmada asansör montaj işçisi olarak çalıştığı, davalı ... Asansör'ün diğer davalı ... Yatırım unvanlı firma tarafından yapımı üstlenilen inşaatın asansör montaj işlerini yaptığı, davacılar murisi ... bu kapsamda davalı Köroğlu Yatırım tarafından yapılan inşaata asansör montajı için gittiği, olay günü inşaatın 14.katında kabin süspansiyon montajı yaptığı sırada kabin karkası ile birlikte asansör boşluğuna düşmesi sonucu hayatını yitirdiği, müteveffanın eşi ...'ın 21 yaşında olduğu ve çalışmadığı, kızı ...'ın ana rahminde olduğu, müteveffanın geçirmiş olduğu iş kazası sonucu hayatını kaybetmesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından müteveffanın desteğinden yoksun kalan; müteveffanın eşi ...'e bağlanan aylığın hesaplanan İlk Peşin Sermaye Değerinin 136.969,60 TL ve kızı Havvanur için 42.216,28 TL olduğu, dosyada mevcut kusur raporunda; davalı asıl işveren ... Yatırım Şirketinin % 30, davalı alt işveren ... Asansör şirketinin % 60, davacılar murisi Ercan Polat'ın % 10 oranında kusurlu bulunduğu belirtilmiştir. Müteveffanın çalışmayan eşi ... ve çocuğunun müteveffanın desteğinde bulunduğu kabul edilmiştir. Tazminat miktarının; işçinin ve destek görenin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu yönü söz götürmez. Maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Gerçek ücretin ise; öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Bordrolar incelendiğinde müteveffanın asgari ücretle çalıştığı anlaşılmış, rapor sonrasında ki asgari ücret artışları ve Güncel Yargıtay içtihatları doğrultusunda TRH-2010 tablosu kullanılarak hesap yapılan bilirkişi 2. ve 3. Ek raporları Mahkememizce de kabul görmüştür. Maddi tazminat hesabı yapılan rapor, doğru tespitler içermesi nedeniyle mahkememizce esas alınarak değerlendirme yapılmıştır. Hesap bilirkişi raporunda SGK tarafından iş kazası nedeniyle hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerli gelirlerin davalı işverenlere rücu edilecek %90 kusur karşılıkları davacıların destek zararlarından mahsup edilmek suretiyle, davacılardan ...'in olay nedeniyle uğradığı ve karşılanmayan maddi zararının 1.445.327,33 TL, Havvanur'un olay nedeniyle uğradığı ve karşılanmayan maddi zararının 299.682,30 TL olarak hesaplandığı anlaşıldığından bu miktar üzerinden maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği 22.06.1966 tarih ve 1966/7-7 E-K sayılı İçtihatı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminat tutarını etkileyecek özel hal ve şartlarda açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yine TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar ile hak sahiplerine verilmesine karar verebileceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Manevi tazminat beden gücü kaybı nedeniyle bozulan ruh huzurunun duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hakim TMK'nun 4. maddesi gereğince hak ve nefasete göre takdir hakkını kullanarak manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliklerini, ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranı ve beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir (Hukuk Genel Kurulu'nun 28.05.2003 gün - 2003/21-368-355 ve 23.06.2004 gün - 2004/13-291-370 sayılı kararları). Buna göre somut olayda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları olayın oluş şekli kusur durumu ve TMK 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi gereği, müteveffanın eşi ... lehine 350.000,00 TL, çocuk Havvanur lehine 400.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Yukarıda belirtilen tespit ve gerekçeler ile kusura ilişkin ve hesaba ilişkin bilirkişi raporları da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile Mahkeme kararının gerekçe içermediğini, sadece bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verildiğini, hesap bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, manevi tazminatın tam kabulünün hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olmak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370.a maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'nden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.