TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MURAT ULUSOY BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/2652) Karar Tarihi: 13/1/2022 Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 1BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Gökçe GÜLTEK İN YILMAZ Başvurucu : Murat ULUSOY Vekili : Av. Eda DURMU Ş I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, gözalt ında iken kolluk görevlilerinin güç kullan ımı sonucunda yaralan
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MURAT ULUSOY BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/2652) Karar Tarihi: 13/1/2022 Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 1BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Gökçe GÜLTEK İN YILMAZ Başvurucu : Murat ULUSOY Vekili : Av. Eda DURMU Ş I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, gözalt ında iken kolluk görevlilerinin güç kullan ımı sonucunda yaralanma meydana gelmesi ve bu olay hakk ında etkili bir soru şturma yürütülmemesi nedeniyle insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan muamele yasa ğının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 15/1/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler do ğrultusunda tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 29. Başvurucu hakk ında DHKP/C üyeli ğinden Sivas Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca (Başsavc ılık) soruşturma başlatılm ıştır. 10. Başvurucu 27/2/2017 tarihinde Sivas'ta gözalt ına al ınm ış, doktor raporu alma işlemlerinden sonra Sivas Asayi ş Şube Müdürlü ğü nezarethanesine konulmak üzere Sivas İl Emniyet Müdürlü ğüne getirilmi ştir. 11. Başvurucu, Sivas Sulh Ceza Hâkimli ğinin 2/3/2017 tarihli karar ıyla tutuklanarak Sivas E Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumuna yerle ştirilmiştir. 12. Başvurucunun Sivas Sulh Ceza Hâkimli ğindeki sorgusu s ıras ında vekili taraf ından başvurucunun daha önce parmak izi al ınm ış olmas ı nedeniyle sistemde parmak izi bulunduğu, buna ra ğmen tekrar parmak izi al ınmas ının istendiği, bu s ırada on veya on be ş polis memuru taraf ından kaburga kemi ği k ırılana kadar ba şvurucuya şiddet uyguland ığı ileri sürülmüştür. A. Doktor Raporlar ı 13. Başvurucu hakk ında 27/2/2017 tarihinde Ula ş İlçe Hastanesi taraf ından "Gözalt ı giriş nedeniyle getirilen şahs ın yap ılan muayene sonucu herhangi bir patoloji, darp cebir veya ameliyat yeri izine rastlanmam ıştır." şeklinde adli muayene formu düzenlenmi ştir. 14. Başvurucu hakk ında 28/2/2017 tarihinde Sivas Numune Hastanesi taraf ından "Aktif darp cebir izi yoktur, aktif şikayeti yoktur." şeklinde adli rapor düzenlenmi ştir. 15. Başvurucu hakk ında Sivas Numune Hastanesi taraf ından 1/3/2017 tarihi saat 8:50'de düzenlenen adli raporda yer alan tespitler ise şöyledir: "- Aktif darp cebir izi yoktur. - Hasta iki gündür sa ğ alt kotta [okunamad ı] olduğunu belirtiyor, - ...[okunamad ı] hassasiyet mevcut, k ızar ıklık, s ıyrık, ...[okunamad ı], ekimoz yok. - Basit t ıbbi müdahale ile giderilebilir. " 16. Başvurucu hakk ında Sivas Numune Hastanesi taraf ından 1/3/2017 tarihinde saat 14.52'de düzenlenen adli raporda yer alan tespitler şöyledir: "- Tarama CT istendi. Sa ğ 6. kotta fraktür saptanarak gö ğüs cerrahi ile konsülte edildi. Gögüs cerrahi bir hafta sonra poliklinik kontrolü önerdi. - Basit t ıbbi müdahale ile giderilemez." 17. Başvurucu hakk ında Sivas Numune Hastanesi taraf ından 2/3/2017 tarihi saat 8:50'de düzenlenen adli raporda yer alan tespitler şöyledir: "- Aktif darp cebir izi yoktur. - Aktif şikâyeti yoktur. Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 3- Sağ alt kotlarda ... [okunamad ı] hassasiyet, s ıyrık, k ızar ıklık, ...[okunamad ı] yok. - Basit t ıbbi müdahale ile giderilebilir." 18. Başvurucu hakk ında Sivas Numune Hastanesi taraf ından 2/3/2017 tarihinde saat 11.22'de "Darp ve cebir izi yoktur." şeklinde adli rapor düzenlenmi ştir. B. Zor Kullanma ve Tespit Tutana ğı 19. Başvurucu hakk ında 27/2/2017 tarihinde saat 15.02'de Zor Kullanma ve Tespit Tutanağı düzenlenmi ştir. Bu tutanakta özetle ba şvurucunun gözalt ına al ındıktan sonra doktor raporu al ınmas ı için araca bindirildi ği s ırada, hastaneye giri şte ve ç ıkışta çeşitli sloganlar attığı, doktorun muayene s ıras ında başvurucu ile yaln ız kalmak istemedi ğini belirterek polis memurundan kalmas ını istediği, bunun üzerine ba şvurucunun da muayene olmay ı reddettiği sonras ında bir sa ğlık çal ışanı eşliğinde doktor muayenesinin yap ıldığı ifade edilmi ştir. Tutanakta ayr ıca başvurucunun İl Emniyet Müdürlü ğüne getirildikten sonra parmak izi alınmas ı için Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlü ğüne götürüldü ğü, parmak izinin al ınmas ı amac ıyla ekrana yakla şmas ının istendi ği, başvurucunun daha önce parmak izi verdi ği gerekçesiyle talebi kabul etmedi ği belirtilmi ş; bu uygulaman ın hukuki bir zorunluluk oldu ğu ve gözalt ına al ınan herkese uygulanan bir i şlem oldu ğu yönünde ba şvurucunun bilgilendirildi ği, r ıza ile parmak izini vermemesi hâlinde zor kullan ılmak suretiyle parmak izinin al ınacağı yönünde uyar ıldığı belirtilmi ştir. 20. Tutanakta, ba şvurucunun 4/7/1934 tarihli ve 2559 say ılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun 5. maddesinin birinci f ıkras ının (e) bendi gere ği parmak izinin ve fotoğraf ının al ınmas ı gerektiği konusunda bilgilendirildi ği, başvurucunun parmak izi vermeyece ği ve fotoğraf çektirmeyece ği yönünde cevap vererek örgütsel tav ır sergiledi ğinin görülmesi üzerine ba şvurucunun kademeli olarak kollar ından ve el bileklerinden tutulma k suretiyle parmak izinin al ınmak istendi ği belirtilmi ştir. Başvurucunun "işkence yapmak şerefsizliktir" şeklinde sloganlar atarak kendisini beton zemine b ırakt ığı, başını çarparak kendisine zarar vermesini önlemek için bir görevli taraf ından başından tutuldu ğu, başvurucunun direnmek suretiyle mukavemette bulundu ğu, görevliler taraf ından tekrar parmak izini r ızas ı ile vermesi gerekti ği, vermemesi durumunda kademeli olarak zor kullan ılarak parmak izinin al ınacağı yönünde uyar ıldığı, başvurucunun "parmak izim sizde var, tekrardan parmak izi alma bahanesiyle i şkence yapmak için araç haline getirmi şsiniz, insan haklar ına insan onuruna yak ışmayan hiçbir uygulamay ı kabul etmeyece ğim" şeklinde beyanda bulunmas ı üzerine konu hakk ında soruşturmay ı yürüten Cumhuriyet savc ısına bilgi verildiği, başvurucunun bu s ırada yerden kalkarak sandalyeye oturdu ğu ifade edilmi ştir. 21. Tutanakta, Cumhuriyet savc ısının 2559 say ılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkras ının (e) bendi gere ğince parmak izi ve foto ğraf ın al ınmas ı, tutanak tanzim edilmesi ve yap ılan işlemlerin kayda al ınarak soru şturma dosyas ına eklenmesi talimat ı üzerine başvurucunun parmak izi al ınacağı konusunda tekrar bilgilendirildi ği, başvurucunun r ıza göstermemesi, ellerini ön tarafta kilitlemesi üzerine zor kullanmak suretiyle parmak izi alınmak istendi ğinde "işkence yapmak şerefsizliktir" şeklinde sloganlar att ığı belirtilmi ştir. Başvurucunun ellerinden, kollar ından ve yere çarpmamas ı için başından tutularak kademeli olarak güç kullan ılarak direncinin k ırılmak istendi ği, başvurucunun ellerini birbirine kenetlemek suretiyle direnmeye devam etti ği, uyar ılara riayet etmemesi üzerine kademeli olarak artan oranda güç kullan ılmak suretiyle kenetlemi ş olduğu ellerinin birbirinden Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 4ayr ıldığı, her iki elinin parmaklar ının ayr ı ayr ı ve tek tek aç ılmak suretiyle parmak izlerinin alındığı, başvurucunun bu s ırada "şerefsizler" şeklinde hakaret etti ği ve sloganlar att ığı ifade edilmiş, başvurucunun kendisine ve görevlilere zarar vermesini engellemek amac ıyla parmak izi alma i şlemi bitene kadar ba şından, kollar ından, bileklerinden, bacaklar ından ve ayaklar ından tutulmak suretiyle etkisiz hale getirildi ği belirtilmi ştir. 22. Tutanakta ayr ıca başvurucunun foto ğraf çekimi konusunda da direnmesi nedeniyle foto ğraf ının oturduğu yerden de ğişik aç ılardan çekildi ği belirtilmi ş, nezarethaneye götürülmek istendi ğinde "gitmiyorum, götürebiliyorsan ız beni götürün" şeklinde beyanda bulunduğu, kademeli olarak güç kullan ılarak ellerinin arkadan kelepçelendi ği, başından, kollar ından, bileklerinden ve bacaklar ından tutularak ta şıma yöntemiyle nezarethaneye götürüldü ğü, başvurucunun bu s ırada da çe şitli sloganlar att ığı, nezarethaneye konulmadan önce üst aramas ı yap ılmak istendi ği, başvurucunun direnmesi üzerine kademeli olarak güç kullan ılarak üst aramas ının gerçekle ştirildiği ifade edilmi ştir. 23. Başvurucunun doktor raporu al ınmas ında, parmak izi al ınmas ında, foto ğraf çekiminde, nezarethaneye götürülmesi ve üst aramas ının yap ılmas ı aşamalar ında örgütsel tav ır sergileyerek direnmesi üzerine orant ılı olarak kademeli güç kullan ıldığı, başvurucunun bu esnada a şırı olarak direnç göstermesi sebebiyle ba şını sürekli olarak sa ğa ve sola savurmas ından dolay ı burnunun sa ğ k ısm ında hafif k ızar ıklık oluştuğu belirtilmi ştir. Bu tutanak sekiz emniyet görevlisi taraf ından imza alt ına al ınm ıştır. C. Soru şturma Süreci 24. Başvurucu 13/3/2017 tarihli dilekçesiyle şikâyette bulunmu ştur. Başvurucu dilekçesinde özetle; 27/2/2017 tarihinde gözalt ına al ınarak Sivas İl Emniyet Müdürlü ğüne götürüldü ğünü, burada parmak izi vermesinin istendi ğini, daha önce gözalt ına al ındığı sırada ve sürücü belgesi ba şvurusunda parmak izinin al ınmas ı nedeniyle talebi kabul etmedi ğini, bunun üzerine kolluk görevlilerinden birinin zorla parmak izinin al ınacağını söylediğini, tutulduğu odaya on veya on be ş kolluk görevlisinin geldi ğini, bu görevliler taraf ından yere yat ırıldığını, üzerinde z ıplayan görevlilerin oldu ğunu, ellerine ve kafas ına bas ıldığını, yüzünün çeki ştirildiğini, yakla şık on be ş dakika bu şekilde kötü muameleye maruz bırak ıldığını, bu s ırada bir kolluk görevlisinin ya şananlar ı kamera ile kay ıt alt ına ald ığını ifade etmi ş, sağ kaburga kemi ğinde k ırık meydana geldi ğini, şikâyetini 28/2/2017 tarihinde muayeneye gelen doktor O.Ö.ye söylemesine ra ğmen şikâyetinin doktor taraf ından dikkate alınmad ığını, sonras ında k ırık teşhisi konuldu ğunu, doktor O.Ö. de dahil olmak üzere sürece dahil olan tüm kamu görevlilerinden şikâyetçi oldu ğunu belirtmi ştir. 25. Başsavc ılık taraf ından doktor O.Ö. ve kolluk görevlileri hakk ında soruşturma başlatılm ıştır. Doktor O.Ö. yönünden yürütülen soru şturma hakk ında ay ırma karar ı verilmiş, sonras ında 8/11/2017 tarihinde kovu şturmaya yer olmad ığına dair karar verilmi ştir. 26. Başvurucunun kolluk görevlileri taraf ından yaraland ığı şikâyeti hakk ında ise 28/9/2017 tarihinde ek kovu şturmaya yer olmad ığına dair karar verilmi ştir. Karar ın içeriğinden olaya ait kamera kay ıtlar ı ve başvurucu hakk ındaki gözalt ı işlemlerine ili şkin tutanaklar ın incelendi ği anlaşılmaktad ır. 27. Ek kovu şturmaya yer olmad ığına dair verilen karar ın gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 5" ...Dosya içerisinde yer alan kamera kay ıtlar ı, yukar ıda belirtilen 27/02/2017 tarihl i tespit tutana ğı, ayr ıca İstanbul C. Ba şsavc ılığının 2012/1949 say ılı soruşturmas ı kapsam ında ifadesi al ınan Çelik mahlasl ı gizli tan ığın; 'üst aramas ı, gözalt ı fotoğraf ı çekimi, tükürük örne ği al ınmas ı, kelepçe uygulamas ına karşı direnmek, ifade vermemek, gözalt ı süresi boyunca açl ık grevine gitmek, örgüt elamanlar ına eğitimler s ıras ında öğretilir, bu örgütsel tavr ın esas amac ı, örgüte sempatizan veya örgüte elaman olarak ba ğlı olan şahıslar ı ilk andan itibaren kolluk ile ileti şimine engel olmakt ır. Kolluk kuvvetleri ile girdiği münaka şa sonucu radikalle şen ve h ırçınlaşan örgüt üyesi gözalt ı süresinin devam ında kesinlikle konu şmaz ve ileti şime geçmez, böylece örgüt s ırlar ı deşifre olmam ış olur, örgüt bu konularda elemanlar ına eğitim verirken bu tür uygulamalar ın haks ız, keyfi ve işkence olduklar ı şeklinde ö ğretilir. Bu uygulamalara kar şı koymak, direnmek, me şru savunma, onurunu savunma, koruma olarak ö ğretilir. Hatta bu konu ile ilgili DHKP-C örgüt avukatlar ı taraf ından bast ırılan 'gözalt ına al ındınız ne yapacaks ınız' isimli bir kitap var, kitab ın içeriği gözalt ına al ınan şahıslar ın gözalt ı süresi boyunca tak ınmas ı gereken tavr ı anlat ır. Ayr ıca örgüt elamanlar ına DHKP-C örgütünün İstanbul'daki gençlik federasyonunda gözalt ına al ındıklar ında nas ıl davranmalar ı gerektiği senaryo şeklinde tiyatro edilerek ö ğretilir. Hiçbir tutana ğa imza atmama, tükürük örne ği verilirken direnme, parmak izi verilirken direnme, gözalt ı süresi boyunca açl ık grevine gitme, her direndi ğinde; 'insanl ık onuru i şkenceyi yenecek, i şkence yapmak şerefsizliktir' gibi sloganlar atmak d a yine bu e ğitimde öğretilir. Bu direni şin amaçlar ından bir di ğeri de, kolluk kuvvetlerini tahrik etmektir. Gözalt ına al ınan şahıslar kolluk kuvvetlerine küfür ve hakaret ederek kolluk kuvvetlerini elinden geldi ğince tahrik ederler. Bu tür bir davran ıştaki amaç kolluk kuvvetinin sinirlenmesini sa ğlamak, dolay ısıyla görevine yapmas ına engel olmak veya kolluk kuvvetlerinin yanl ış uygulamalar yapmas ını sağlamakt ır' şeklindeki beyan ı ile tüm soruşturma evrak ı kapsam ı birlikte de ğerlendirildi ğinde; emniyet görevlilerince mü şteki Murat ULUSOY'a kar şı yap ılan eylemlerde herhangi bir hukuka ayk ırılığın bulunmad ığı, gözalt ında şüpheli Murat ULUSOY'un, polis memurlar ını tahrik etmeye yönelik yukar ıda belirtilen örgütsel eylem ve davran ışlar ına ve bu şekilde direnmeye kar şı ölçülü ve direnmeyi sonland ıracak şekilde 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 2559 say ılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ve ilgili mevzuat gere ğince hareket ettikleri, yine arama i şlemi ile ilgili olarak ise; arama i şlemini gerçekle ştiren polis memurlar ının Sivas Sulh Cez a Hakimliğinin 26/02/2017 tarih ve 2017/1159 D. İş say ılı karar ına istinaden bu arama karar ının müştekiye gösterilmesi suretiyle arama yapt ıklar ı, şüpheli polis memurlar ının yapm ış olduğu arama ve el koyma i şlemlerinde herhangi bir hukuka ayk ırı olay ın söz konusu olmad ığı, dolay ısıyla şüphelilerin üzerilerine at ılı suçlar ın yasal unsurlar ının oluşmad ığı anlaşılmakla; Şüpheliler hakk ında KOVU ŞTURMAYA YER OLMADI ĞINA, ..." 28. Başvurucu, an ılan karara itiraz etmi ştir. İtiraz dilekçesinde özetle, on veya on beş kolluk görevlisi taraf ından işkenceye u ğrad ığını, haks ız olarak uygulanan yakalama ve gözalt ına alma i şlemlerine kar şı pasif direni ş sergilemesinin örgütsel tav ır olarak kabu l edilmemesi gerekti ğini ileri sürmü ştür. 29. Sivas Sulh Ceza Hâkimli ğinin 9/11/2017 tarihli karar ıyla başvurucunun itiraz ı reddedilmi ştir. Kararda soru şturman ın gerektirdi ği delillerin yeterli ölçüde toplanm ış olduğu, delillerin takdirinde isabetsizlik olmad ığı, verilen kovu şturmaya yer olmad ığına dair karar ın usul ve yasaya uygun bulundu ğu gerekçelerine dayan ılm ıştır. 30. Bu karar ba şvurucuya 15/12/2017 tarihinde tebli ğ edilmiş, başvurucu 15/1/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 6D. Olaya İlişkin Görüntü Kay ıtlar ı 31. Başvurucu taraf ından başvuru dosyas ına eklenen ta şınır bellekte yer alan görüntülerde özetle şu hususlar tespit edilmi ştir: - Başvurucu kelepçesiz vaziyette bir sandalyede oturmakta iken başvurucuy a rızas ı ile parmak izi vermesi, aksi hâlde parmak izlerinin zorla al ınacağı söylenmi ş, başvurucu r ıza göstermedi ğini söyledikten sonra parmak izi almak için odaya bir grup kolluk görevlisi gelmi ş, kolluk görevlilerinin ba şvurucuyu oturdu ğu yerden kald ırarak tutmak istedikleri s ırada başvurucu yere yatm ış, birkaç dakika sonra kolluk görevlileri ba şvurucuyu b ırakt ıktan sonra ba şvurucu tekrar sandalyeye oturmuştur. - Parmak izinin zorla al ınacağı başvurucuya tekrar söylenmi ş, başvurucu sandalyeden kalkt ıktan sonra kendisini yere b ırakm ış ve sloganlar atm ıştır. Cenin pozisyonunda yerde bulunan ba şvurucu parmak izinin al ınmas ına direnmi ş, bir grup kolluk görevlisi ba şvurucuyu çe şitli yerlerinden tutmu ş ve başvurucunun parmak izlerini alm ıştır. - Parmak izi al ınmas ı sonras ında başvurucu nezarethaneye götürülmek istenmi ş, başvurucunun direnç göstermesi üzerine bir grup kolluk görevlisi ba şvurucuyu ellerinden ve ayaklar ından tutarak nezarethaneye götürmü ştür. IV.İLGİLİ HUKUK 32. 4/12/2014 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu nun Fizik kimli ğin tespiti" kenar başlıklı 83. maddesi şöyledir: "(Değişik: 25/5/2005 5353/5 md.) (1) Üst s ınırı iki y ıl veya daha fazla hapis cezas ını gerektiren bir suçtan dolay ı şüpheli veya san ığın, kimliğinin teşhisi için gerekli olmas ı halinde, Cumhuriyet savc ısının emriyle fotoğraf ı, beden ölçüleri, parmak ve avuç içi izi, bedeninde yer alm ış olup teşhisini kolaylaştıracak diğer özellikleri ile sesi ve görüntüleri kayda al ınarak, soru şturma v e kovuşturma işlemlerine ili şkin dosyaya konulur. (2) Kovuşturmaya yer olmad ığı karar ına itiraz süresinin dolmas ı, itiraz ın reddi, beraa veya ceza verilmesine yer olmad ığı karar ı verilip kesinle şmesi hâllerinde söz konusu kay ıtlar Cumhuriyet savc ısının huzurunda derhâl yok edilir ve bu husus tutana ğa geçirilir." 33. 2559 say ılı Kanun'un 5. maddesinin "Parmak izi ve foto ğraflar ın kayda alınmas ı" kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir: "Polis; a) Gönüllü, b) Her çe şit silah ruhsat ı, sürücü belgesi, pasaport veya pasaport yerine geçen belge almak için ba şvuruda bulunan, Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 7c) Başta polis olmak üzere, genel veya özel kolluk görevlisi ya da özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilen, ç) Türk vatanda şlığına başvuruda bulunan, d) S ığınma talebinde bulunan veya gerekli görülmesi halinde, ülkeye giri ş yapan sair yabanc ı, e) Gözalt ına al ınan, kişilerin parmak izini al ır. Birinci f ıkraya göre al ınan parmak izi, ait oldu ğu kişinin kimlik bilgileri ile birlikte, ne zaman ve kim taraf ından al ındığı belirtilmek suretiyle, bu amaca özgü sisteme kaydedilerek saklan ır. Ancak, parmak izinin hangi sebeple al ındığı sisteme kaydedilmez. Olay yerinden elde edilen ve kime ait oldu ğu henüz tespit edilemeyen parmak izleri, kime ait oldu ğu tespit edilinceye kadar, ilgili soru şturma dosya numaras ı ile birlikte sisteme kaydedilir. 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanununun 81 inci maddesi ile 5275 say ılı Ceza v e Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz ı Hakk ında Kanunun 21 inci maddesi hükümlerine göre al ınan parmak izleri de bu sisteme kaydedilir. (a) bendi hariç birinci f ıkra ile dördüncü f ıkra kapsam ına giren ki şilerin ayr ıca fotoğraflar ı al ınarak, ikinci f ıkrada belirlenen esaslara uygun olarak parmak izi ile birlikte sisteme kaydedilir. Bu sistemde yer alan bilgiler, kimlik tespiti, suçun önlenmesi veya yürütülmekte olan soruşturma ve kovu şturma kapsam ında maddî gerçe ğin ortaya ç ıkar ılmas ı amac ıyla mahkeme, hâkim, Cumhuriyet savc ısı ve kolluk taraf ından kullan ılabilir. Kolluk birimleri, kimlik tespiti yapmak ya da olay yerinden al ınan parmak izini karşılaştırmak amac ıyla doğrudan bu sistemle ba ğlant ı kurabilir. Sistemde kay ıtlı bilgilerin hangi kamu görevlisi taraf ından ve ne amaçla kullan ıldığının denetlenebilmesine imkân tan ıyan bir güvenlik sistemi kurulur. Sistemde yer alan kay ıtlar gizlidir; alt ıncı ve yedinci f ıkralarda belirlenen amaçlar dışında kullan ılamaz. Sisteme kay ıtlı olan parmak izi ve foto ğraflar, ki şinin ölümünden itibaren on y ıl ve herhalde kay ıt tarihinden itibaren seksen y ıl geçtikten sonra sistemden silinir. Parmak izi ile foto ğraflar ın sistemde kaydedilmesi ve saklanmas ı ile bu kay ıtlardan yararlanmaya ili şkin diğer esas ve usûller, İçişleri Bakanl ığı taraf ından Adalet Bakanl ığının görüşü al ınarak ç ıkar ılacak yönetmelikle düzenlenir." 34. 2559 say ılı Kanun un Zor ve silah kullanma kenar ba şlıklı 16. maddesi şöyledir: "(2/6/2007 tarihli ve 5681 say ılı Kanun la de ğişik) Polis, görevini yaparken direni şle karşılaşmas ı halinde, bu direni şi k ırmak amac ıyla ve k ıracak ölçüde zor kullanmay a yetkilidir. Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 8Zor kullanma yetkisi kapsam ında, direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedenî kuvvet, maddî güç ve kanunî şartlar ı gerçekleştiğinde silah kullan ılabilir. İkinci f ıkrada yer alan; a) Bedenî kuvvet; polisin direnen ki şilere karşı veya eşya üzerinde do ğrudan do ğruya kulland ığı bedenî gücü, b) Maddî güç; polisin direnen ki şilere karşı veya eşya üzerinde bedenî kuvvetin d ışında kulland ığı kelepçe, cop, bas ınçl ı ve/veya boyal ı su, göz ya şart ıcı gazlar veya tozlar, fizikî engeller, polis köpekleri ve atlar ı ile sair hizmet araçlar ını, ifade eder.Zor kullanmadan önce, ilgililere direnmeye devam etmeleri halinde do ğrudan doğruya zor kullan ılacağı ihtar ı yap ılır. Ancak, direnmenin mahiyeti ve derecesi göz önünde bulundurularak, ihtar yap ılmadan da zor kullan ılabilir. Polis, zor kullanma yetkisi kapsam ında direnmeyi etkisiz k ı lmak amac ıyla kullanaca ğı araç ve gereç ile kullanaca ğı zorun derecesini kendisi takdir ve tayin eder. Ancak, toplu kuvvet olarak müdahale edilen durumlarda, zor kullanman ın derecesi ile kullan ılacak araç ve gereçler müdahale eden kuvvetin amiri taraf ından tayin ve tespit edilir. Polis, kendisine veya ba şkas ına yönelik bir sald ırı karşısında, zor kullanmaya ili şkin koşullara ba ğlı kalmaks ızın, 5237 say ılı Türk Ceza Kanununun me şru savunmaya ili şkin hükümleri çerçevesinde savunmada bulunur. Polis;a) Meşru savunma hakk ının kullan ılmas ı kapsam ında, b) Bedenî kuvvet ve maddî güç kullanarak etkisiz hale getiremedi ği direniş karşısında, bu direnişi kırmak amac ıyla ve k ıracak ölçüde, c) Hakk ında tutuklama, gözalt ına alma, zorla getirme karar ı veya yakalama emr i verilmiş olan kişilerin ya da suçüstü halinde şüphelinin yakalanmas ını sağlamak amac ıyla ve sağlayacak ölçüde, d) (27/3/2015 tarihli ve 6638 say ılı Kanun la eklenen bent) Kendisine veya ba şkalar ına, işyerlerine, konutlara, kamu binalar ına, okullara, yurtlara, ibadethanelere, araçlara v e kişilerin tek tek veya toplu halde bulundu ğu aç ık veya kapal ı alanlara molotof, patlay ıcı, yan ıcı, yak ıcı, boğucu, yaralay ıcı ve benzeri silahlarla sald ıran veya sald ırıya teşebbüs edenlere kar şı, sald ırıyı etkisiz k ılmak amac ıyla ve etkisiz k ılacak ölçüde, silah kullanmaya yetkilidir. Polis, yedinci f ıkran ın (c) bendi kapsam ında silah kullanmadan önce ki şiye duyabilece ği şekilde "dur" ça ğrısında bulunur. Ki şinin bu ça ğrıya uymayarak kaçmaya devam etmesi halinde, önce uyar ı amac ıyla silahla ate ş edilebilir. Buna ra ğmen kaçmakt a ısrar etmesi dolay ısıyla ele geçirilmesinin mümkün olmamas ı halinde ise ki şinin yakalanmas ını sağlamak amac ıyla ve sağlayacak ölçüde silahla ate ş edilebilir. Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 9Polis, direni şi k ırmak ya da yakalamak amac ıyla zor veya silah kullanma yetkisini kullan ırken, kendisine kar şı silahla sald ırıya teşebbüs edilmesi halinde, silahla sald ırıya teşebbüs eden ki şiye karşı sald ırı tehlikesini etkisiz k ılacak ölçüde duraksamadan silahla ateş edebilir." 35. 26/9/2004 tarihli ve 5237 say ılı Türk Ceza Kanunu'nun " Zor kullanma yetkisine ilişkin s ınırın aşılmas ı" kenar ba şlıklı 256. maddesi şöyledir: "(1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yapt ığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdi ği ölçünün d ışında kuvvet kullanmas ı halinde, kasten yaralama suçuna ili şkin hükümler uygulan ır." 36. 5237 say ılı Kanun'un " Kasten yaralama " kenar ba şlıklı 86. maddesinin ilgili kısm ı şöyledir: Madde 86- (1) Kasten ba şkas ının vücuduna ac ı veren veya sa ğlığının ya da alg ılama yeteneğinin bozulmas ına neden olan ki şi, bir y ıldan üç y ıla kadar hapis cezas ı ile cezaland ırılır. (2) Kasten yaralama fiilinin ki şi üzerindeki etkisinin basit bir t ıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmas ı halinde, ma ğdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir y ıla kadar hapis veya adli para cezas ına hükmolunur. (3) Kasten yaralama suçunun; c) Kişinin yerine getirdi ği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevlisinin sahip bulundu ğu nüfuz kötüye kullan ılmak suretiyle, işlenmesi halinde şikayet aranmaks ızın, verilecek ceza yar ı oran ında art ırılır." V.İNCELEME VE GEREKÇE 37. Anayasa Mahkemesinin 13/1/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 38. Başvurucu, Sivas İl Emniyet Müdürlü ğüne getirildikten sonra parmak izinin alınacağının söylenmesi üzerine hakk ında daha önce gerçekle ştirilen bir gözalt ı işlemi sıras ında parmak izinin al ındığını ve foto ğraf çekiminin yap ıldığını, bu işlemlerin tekrarlanmas ının gerekli olmad ığını, bu nedenle parmak izi vermek ve foto ğrafa çektirme k istemediğini kolluk görevlilerine söyledi ğini, emniyet görevlilerinin orant ısız güç kullanarak parmak izini ald ığını ve foto ğraf çekme i şlemlerini yapt ığını ifade etmi ş; bu esnad a uygulanan kuvvet nedeniyle sa ğ kaburga kemi ğinin k ırıldığını belirterek kötü muamele yasağının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 1039. Bakanl ık görüşünde, demokratik toplumlarda parmak izi al ınmas ının belli bir kişiyi işlediğinden şüphe edilen bir suça ba ğlamaya yönelik olarak suç ve suçlular ın tespit edilmesi ve suçun önlenmesi kapsam ında meşru bir amac ının olduğu, parmak izi al ınmas ı da dâhil olmak üzere fizik kimli ğinin tespitinin kanunla düzenlendi ği, başvuruya konu olayda Başsavc ılığın ulaştığı maddi vak ıalar ın ve ek kovu şturmaya yer olmad ığına dair karardaki gerekçeye göre var ılan sonucun yanl ış olduğu ya da soru şturma makamlar ının bu yönde yan ıltıldığı kanaati verecek somut bilgi ve belgenin dosya kapsam ından mevcut olmad ığı ifade edilmi ş; başvurucunun kötü muameleye maruz kald ığı yönündeki iddias ının Cumhuriyet savc ısı taraf ından derhâl, h ızlı ve etkin bir şekilde ara ştırıldığı, elde edilen deliller ışığında var ılan kanaatle sonuçland ırıldığı bildirmiştir. 40. Başvurucu; Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında özetle sistemde daha önce kay ıtlı olmas ı nedeniyle foto ğraf çekimi ve parmak izi al ınmas ı işlemlerinin zorunlu olmad ığını, aksine keyfî oldu ğunu beyan etti ğini, hiçbir aktif tav ır veya hareket sergilemedi ğini, sekiz kolluk görevlisi taraf ından zor kullan ılmas ı suretiyle parmak izinin alınmak istendi ğini, hiçbir gereklili ği olmamas ına karşın oldukça fazla say ıda kolluk görevlisinin bulundu ğunu, birkaç kolluk görevlisi taraf ından sağ kaburga kemi ğine defalarca şiddetli bask ı uyguland ığının görüntülerde yer ald ığını, kaburga kemi ğinin k ırılmas ına yol açacak derecede bask ı uygulanmas ının zor kullanma bak ımından gerekli olmad ığını, kamera kay ıtlar ında görüldü ğü üzere zor kullanma yetkisinde s ınırın aşıldığını ve kötü muamele yasağının ihlal edildi ğini, pasif bir tepki niteli ğindeki kimi tutumlar ının kötü muamelenin hakl ı gerekçesi olarak yans ıtılmak istendi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 41. Anayasa n ın 17. maddesinin birinci ve üçüncü f ıkralar ı şöyledir: "Herkes, maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir. ...Kimseye i şkence ve eziyet yap ılamaz; kimse insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. 42.İşkence ve kötü muamele yasa ğına ilişkin şikâyetlerin devletin negatif ve poziti f yükümlülükleri dikkate al ınarak maddi boyutlar ve usul boyutlar ı bak ımından ayr ı ayr ı incelenmesi gerekmektedir. Devletin negatif yükümlülü ğü bireyleri i şkence, insanl ık d ışı veya aşağılay ıcı muameleye ya da cezaya tabi tutmama sorumlulu ğunu içerirken devleti n pozitif yükümlülü ğü hem bireyleri bu tür muamelelerden korumay ı (önleyici yükümlülük) hem de etkili bir soru şturma yoluyla sorumlular ın tespiti ve cezaland ırılmas ını (soruşturma yükümlülü ğü) içermektedir. İşkence ve kötü muamele yasa ğının maddi boyutu, negati f yükümlülük ile önleyici yükümlülü ğü kapsamakta; pozitif yükümlülü ğün alan ında kalan soruşturma yükümlülü ğü ise usul boyutunu olu şturmaktad ır (Benzer yöndeki inceleme usulünü içeren kararlar için bkz. Cezmi Demir ve di ğerleri , B. No: 2013/293, 17/7/2014, 75; Mehmet Şah Araş ve diğerleri , B. No: 2014/798, 28/9/2016, 64; Mustafa Rollas , B. No: 2014/7703, 2/2/2017, 49). 43. Somut olayda ba şvurucu; kolluk görevlilerinin orant ısız güç kullan ımı sonucunda yaralanmas ı nedeniyle kötü muamele yasa ğının maddi boyutunun, kollu k görevlileri hakk ında kovu şturma yap ılmamas ı nedeniyle ise adil yarg ılanma hakk ı ile Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 11mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucunun iddialar ının kötü (insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan) muamele yasa ğı kapsam ında, maddi ve usul boyutu itibar ıyla bir bütün olarak incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 44. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 45. Herkesin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ı Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınm ıştır. An ılan maddenin birinci f ıkras ında insan onurunun korunmas ı amaçlanm ıştır. Üçüncü f ıkras ında da kimseye işkence ve eziyet yap ılamayaca ğı, kimsenin insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan ceza veya muameleye tabi tutulamayaca ğı hüküm altına al ınm ıştır. 46. Anayasa'n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ı ve Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) 3. maddesi istisna öngörmemekte ve i şkence, insanl ık d ışı ve onur kırıcı muamele ve cezalar ın yasaklanmas ının mutlak mahiyetini belirtmektedir. Kötü muamele yasa ğının mutlak mahiyeti Anayasa'n ın 15. maddesi kapsam ında belirtilen sava ş veya ulusun varl ığını tehdit eden ba şka bir genel tehlike hâlinde dahi istisna öngörmemi ştir. Ayn ı şekilde Sözle şme'nin 15. maddesi kapsam ında da benzer bir düzenleme ile kötü muamele yasa ğına ilişkin herhangi bir istisna öngörülmemi ştir (Ali R ıza Özer ve di ğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, 74). 47. Devletin bireyin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sayg ı gösterme yükümlülü ğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu hakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü f ıkras ında belirtilen şekillerde ki şilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamas ını gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlü ğüne sayg ı gösterme yükümlülü ğünden kaynaklanan negatif ödevidir ( Cezmi Demir ve di ğerleri , 81). 48. Kolluk görevlileri, görevlerini yaparken direni şle karşılaşmalar ı hâlinde bu direnişi k ırmak amac ıyla ve direni şi k ıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir. Fiilî bir sald ırının varl ığı hâlinde kolluk görevlileri ayr ıca meşru savunma kapsam ında zor kullanm a yetkisine sahiptir. Ancak zor kullan ımı yaln ızca zorunlu hâllerde ba şvurulabilecek bir yol olduğu gibi ba şvurulacak güç, ölçülü ve kademeli olmal ıdır (Arif Haldun Soygür , B. No: 2013/2659, 15/10/2015, 51). Ayr ıca kişinin kendi davran ışından veya tutumundan dolay ı fiziksel güce ba şvurmak kesinlikle zorunlu hâle gelmedikçe bu neviden fiiller, prensip olarak Sözleşme nin 3. maddesinde belirtilen yasa ğı ihlal edecektir ( Ali R ıza Özer ve di ğerleri , 81). 49. Sadece s ınırlar ı belli baz ı durumlarda güvenlik güçleri taraf ından fiziksel güce başvurulmas ının kötü muamele olmad ığı kabul edilebilmektedir. Bu kapsamda yakalamay ı Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 12gerektiren durumlarda ve şüphelilerin kendi tutumundan dolay ı fiziksel güce ba şvurmak mümkündür. Ancak bu durumda dahi bu tür bir güce sadece kaç ınılmaz hâllerde ve orant ılı olmak ko şuluyla ba şvurulabilir (benzer yöndeki de ğerlendirme için bkz. Ali R ıza Özer ve diğerleri, 82). 50. Devletin ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı kapsam ında sahip olduğu pozitif yükümlülü ğün usule ili şkin bir boyutu da bulunmaktad ır. Anayasa n ın 17. maddesi "Devletin temel amaç ve görevleri" kenar ba şlıklı 5. maddesindeki genel yükümlülükle birlikte yorumland ığında usul yükümlülü ğü çerçevesinde devlet, her türlü fiziksel ve ruhsal sald ırı olay ının sorumlular ının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezaland ırılmas ını sağlayabilecek etkili, resmî bir soru şturma yürütmek durumundad ır (Cezmi Demir ve di ğerleri, 110). 51. Yürütülen ceza soru şturmalar ının amac ı, kişinin maddi ve manevi varl ığını koruyan mevzuat hükümlerinin etkili bir şekilde uygulanmas ını ve sorumlular ın hesap vermelerini sa ğlamakt ır. Bu, bir sonuç yükümlülü ğü değil uygun araçlar ın kullan ılmas ı yükümlülü ğüdür. Di ğer taraftan burada yer verilen de ğerlendirmeler hiçbir şekilde Anayasa n ın 17. maddesinin ba şvuruculara üçüncü taraflar ı adli bir suç nedeniyle yarg ılatma, cezaland ırma hakk ı ya da tüm yarg ılamalar ı mahkûmiyetle ya da belirli bir ceza karar ıyla sonuçland ırma ödevi yükledi ği anlam ına gelmemektedir ( Cezmi Demir ve di ğerleri, 113). 52. Bireysel ba şvurulara ili şkin şikâyetlerin incelenmesinde Anayasa Mahkemesinin sahip oldu ğu rol ikincil nitelikte olup icra edilen bir soru şturmadaki delilleri değerlendirmek kural olarak yarg ı mercilerinin i şi olduğundan Anayasa Mahkemesinin görevi, bu mercilerin maddi olaylara ili şkin yapt ıklar ı değerlendirmenin yerine kendi değerlendirmesini koymak de ğildir. Kötü muamele iddialar ıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin yetkisi, Anayasa'da güvence alt ına al ınm ış temel hak ve özgürlüklerden Sözleşme ve Türkiye'nin taraf oldu ğu buna ek protokoller kapsam ında bulunanlarla s ınırlıdır. Dolay ısıyla Anayasa Mahkemesinin cezai sorumluluk ba ğlam ında suça ya da masumiyete ilişkin bir bulguya ula şma görevi bulunmamaktad ır. Diğer taraftan yarg ı mercilerinin bulgular ı Anayasa Mahkemesini ba ğlamamas ına rağmen normal şartlar alt ında bu mercilerin maddi olaylara ili şkin yapt ığı tespitlerden ayr ılmak için de kuvvetli nedenlerin bulunmas ı gerekir ( Cezmi Demir ve di ğerleri, 96). 53. Etkili soru şturma yükümlülü ğünün yerine getirildi ğinin kabulü için; - Yetkili makamlar ın olaydan haberdar olur olmaz resen harekete geçerek olay ı ayd ınlatabilecek ve sorumlular ın belirlenmesini sa ğlayabilecek bütün delilleri tespit etmeleri ( Cezmi Demir ve di ğerleri, 114), - Soruşturman ın kamu denetimine aç ık olmas ı ve ma ğdurlar ın meşru menfaatlerini korumak için soru şturmaya gerekli oldu ğu ölçüde etkili kat ılımlar ının sağlanmas ı (Cezmi Demir ve di ğerleri, 115), - Soruşturmadan sorumlu ve incelemeleri yapan ki şilerin olaylara kar ışan kişilerden ba ğıms ız olmas ı (Cezmi Demir ve di ğerleri, 117), - Soruşturmalar ın makul özen ve süratle yürütülmesi ( Cezmi Demir ve di ğerleri, 114), Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 13- Soruşturma sonucunda al ınan karar ın soruşturmada elde edilen tüm bulgular ın kapsaml ı, nesnel ve tarafs ız bir analizine dayal ı olmas ı (Cemil Dan ışman, B. No: 2013/6319, 16/7/2014, 99) gerekir. 54. Soruşturman ın etkilili ğini sağlayan en alt seviyedeki inceleme, her soruşturman ın kendine özgü ko şullar ına göre de ğişir. Bu koşullar, ilgili bütün olay ve olgular temelinde ve soru şturman ın pratik gerçekleri dikkate al ınarak değerlendirilir. Bu nedenle soruşturman ın etkililiği bak ımından her olayda geçerli olmak üzere bir asgari soru şturma işlemler listesi veya benzeri bir asgari ölçüt belirlemek mümkün de ğildir ( Fahriye Erkek ve diğerleri, B. No: 2013/4668, 16/9/2015, 68). b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 55. Başvurucu gözalt ında iken parmak izi al ınmas ına r ıza göstermemesi sonras ında orant ısız güç kullan ılmas ı nedeniyle sa ğ kaburga kemi ğinin k ırıldığını beyan etmektedir. Başvurucu hakk ında düzenlenen sa ğlık raporlar ı başvurucunun yaralanmas ının gözalt ında iken gerçekle ştiğini doğrulamaktad ır (bkz. 13-18). Ba şsavc ılık taraf ından verilen ek kovuşturmaya yer olmad ığına dair kararda, emniyet görevlilerinin ba şvurucuya kar şı gerçekleştirdiği fiillerde herhangi bir hukuka ayk ırılığın bulunmad ığı ifade edilmi ş, başvurucunun polis memurlar ını tahrik etmeye yönelik örgütsel davran ışlar ına ve direnmesine kar şı ölçülü ve direnmeyi sonland ıracak şekilde ilgili mevzuat gere ğince hareket edildiği tespitleri yap ılm ıştır (bkz. 27). 56. Somut olayda -ba şvuru dosyas ına Başsavc ılıkça ulaşılan sonuçtan farkl ı bir sonuca ula şılmay ı gerektirecek bir olgu yans ımad ığı da nazara al ındığında- başvurucunun gözalt ında iken parmak izi al ınmas ına direndi ği s ırada kollu ğun uygulad ığı güç sonucunda kaburga kemi ğinin k ırıldığı kabul edilmi ştir. Bu aşamadan sonra güç kullan ımının kaç ınılmaz hâle geldi ği ve kullan ılan gücün orant ılı olduğunu kan ıtlama yükümlülü ğü kamu makamlar ına aittir. 57. Olaya ait kamera görüntülerine göre ba şvurucu parmak izi al ınmas ı işlemine rıza göstermedi ğini ifade etmi ş, parmak izi alma i şlemi için polisler taraf ından tutulmak istendiğinde ise kendisini yere b ırakm ış ve cenin pozisyonunda kalm ış, bir başka ifadeyle kolluk görevlilerine kar şı pasif direni ş sergilemi ştir. Görüntülerde bir grup kollu k görevlisinin bu direnci k ırmak amac ıyla başvurucuya güç kulland ığı görülmektedir. Bu durumda parmak izinin al ınmas ına pasif direni ş sergileyen ba şvurucu üzerinde güç kullan ımının gerekli oldu ğu kabul edilmelidir. 58. Bununla birlikte somut olaydaki kamera kay ıtlar ında parmak izi alma i şlemi sıras ında başvurucunun ellerinin ba ğlı olmad ığı, pasif olarak direnmesi d ışında herhangi bir şiddet hareketinde bulunmad ığı görülmü ştür. Ancak kalabal ık bir grup kolluk görevlisi taraf ından başvurucu yerde iken zor kullan ılarak parmak izi alma i şleminin gerçekle ştirildiği, o s ırada başvurucunun kaburga kemi ğinin k ırılmas ına neden olacak ölçüde güç kullan ıldığı anlaşıldığından bu şekilde gerçekle ştirilen güç kullan ımının kaç ınılmaz hâle geldi ğini ve orant ılı olduğunu söylemek mümkün gözükmemektedir. 59. Bu tespitten sonra kolluk görevlileri taraf ından gerçekle ştirilen eylemin hangi boyuta ula ştığı belirlenmelidir. Olay ın koşullar ı bir bütün olarak de ğerlendirildi ğinde güç kullan ımı sonucu gerçekle şen yaralaman ın insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan muamele olarak nitelendirilmesi mümkündür. Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 1460. Somut olayda ba şvurucu gözalt ında iken parmak izi alma i şlemi s ıras ında yaralanmas ına sebep oldu ğunu ileri sürdü ğü polislerden şikâyetçi olmu ştur. Başsavc ılık ek kovuşturmaya yer olmad ığına dair kararda, ba şvurucuya kar şı yap ılan eylemlerde herhang i bir hukuka ayk ırılığın bulunmad ığı, gözalt ındaki başvurucunun polis memurlar ını tahrik etmeye yönelik örgütsel eylemlerine, davran ışlar ına ve direnmesine kar şı ölçülü ve direnmeyi sonland ıracak şekilde güç kullan ıldığı gerekçesine dayanm ıştır. 61. Başsavc ılık, yürüttü ğü soruşturma sonucunda verdi ği kararda ba şvurucunun tüm iddialar ını ele alarak -zor kullanma yetkisi kapsam ında- kolluk müdahalesinin orant ılı olduğunu değerlendirmi ştir. Olay ın gerçekle şme şeklini ortaya koyan görüntülere ve başvurucu hakk ında düzenlenen adli raporlara ra ğmen hangi verilerden hareketle ne şekilde bu sonuca ula şıldığı anlaşılamad ığı gibi var ılan sonucun da -müdahalenin orant ısız olduğu gerçeği karşısında (bkz. 58)- nesnel ve tarafs ız bir analizin ürünü olmad ığı görülmüştür. 62. Sonuç itibar ıyla Başsavc ılık kötü muamele iddialar ına yönelik olarak etkili bir soruşturma yürütmeden şikâyet hakk ında ek kovu şturmaya yer olmad ığına dair karar vermiştir. 63. Aç ıklanan gerekçelerle kolluk görevlilerinin müdahalesi ile maruz kal ınan yaralanmadan dolay ı Anayasa'n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ında güvence alt ına al ınan insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan muamele yasa ğının maddi ve usul boyutu bak ımından ihlal edildiği sonucuna var ılm ıştır. Muammer TOPAL ve İrfan FİDAN bu görü şe kat ılmam ıştır. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 64. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir. (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 65. Başvurucu, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmu ştur. 66. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 1567. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 68.İhlalin kovu şturmaya yer olmad ığı ya da daimî arama karar ı gibi baz ı nedenlerle soruşturman ın sonland ırılmas ından kaynakland ığı durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden soru şturma yap ılmas ı için karar ın bir örne ğinin ilgili Cumhuriyet ba şsavc ılığına gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden soru şturma yap ılmas ı sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden soru şturma yap ılmas ı karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili Cumhuriyet ba şsavc ılığının yeniden soru şturma yap ılmas ı sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı Cumhuriyet ba şsavc ılığının yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden soru şturma yapma karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir (benzer yöndeki kararlar için bkz. Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), 57-59, 66, 67). 69. Başvuruda, kollu ğun orant ısız güç kullan ımı sonucu meydana gelen yaralama nedeniyle insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan muamele yasa ğının maddi boyutuyla, buna ili şkin etkili soru şturma yap ılmamas ı nedeniyle de insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan muamele yasağının usul boyutuyla ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. İnsan haysiyetiyle ba ğdaşmayan muamele yasa ğının maddi boyutuna yönelik ihlalin kolluk görevlilerinin eyleminden, usul boyutuna yönelik ihlalin ise öncelikle Sivas Cumhuriyet Ba şsavc ılığının ek kovu şturmaya yer olmad ığına dair karar ından kaynakland ığı anlaşılm ıştır. 70. Bu durumda insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan muamele yasa ğının usule ili şkin boyutunun ihlal sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden soru şturma yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeni soru şturma ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden soruşturma yap ılmas ı karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden soru şturma yap ılmak üzere Sivas Cumhuriyet Ba şsavc ılığına (Soru şturma No: 2017/12840) gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 71. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin ba şvurucunun u ğrad ığı zararlar ın giderilmesi bak ımından yetersiz kalaca ğı aç ıktır. Dolay ısıyla eski hâle getirme kural ı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlar ıyla ortadan kald ırılabilmesi için insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasa ğının maddi ve usul boyutuyla ihlali nedenleriyle yaln ızca ihlal Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 16tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlar ı karşılığında başvurucuya net 70.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. 72. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 4.500 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 4.794,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A.İnsan haysiyetiyle ba ğdaşmayan muamele yasa ğının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA OYB İRLİĞİYLE, B. Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasa ğının maddi ve usul boyutunun İHLAL ED İLDİĞİNE Muammer TOPAL ve İrfan FİDAN' ın karşıoylar ı ve OYÇOKLU ĞUYLA, C. Karar ın bir örne ğinin insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan muamele yasa ğının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden soru şturma yap ılmak üzere Sivas Cumhuriyet Ba şsavc ılığına (Soru şturma No: 2017/12840 numaral ı soruşturma dosyas ıyla ilgilidir.) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucuya net 70.000 TL manevi tazminat ÖDENMES İNE, tazminata ili şkin diğer taleplerin REDD İNE, E. 294,70 TL harç ve 4.500 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 4.794,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 13/1/2022 tarihinde karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 17KARŞIOY Başvurucu işkenceye maruz kald ığı, kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ği ve ola y hakk ında yürütülen ceza soru şturmas ının etkisiz oldu ğu iddialar ıyla usul ve esas yönünden Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Başvurucunun kötü muamele iddialar ının esas ının incelenmesi yönünden a şağıdaki hususlar ı zikretmekte fayda mülahaza etmekteyiz. Öncelikle herkesin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ı Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınm ıştır. An ılan maddenin birinci f ıkras ında insan onurunun korunmas ı amaçlanm ıştır. Üçüncü f ıkras ında da kimseye işkence ve eziyet yap ılamayaca ğı, kimsenin insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan ceza veya muameleye tabi tutulamayaca ğı hüküm alt ına al ınm ıştır. Devletin bireyin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sayg ı gösterme yükümlülü ğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu hakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü f ıkras ında belirtilen şekillerde ki şilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalar ını gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlü ğüne sayg ı gösterme yükümlülü ğünden kaynaklanan negatif ödevidir ( Cezmi Demir ve di ğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, 81) Ayr ıca devletin kontrolü alt ında bulunan ki şilere yönelik t ıbbi muayenelerin sağlanmas ı, kötü muameleye kar şı önemli tedbirlerden birini olu ştururken bu muayenelerin usulüne uygun olarak yap ılmas ı, raporlar ın usulüne uygun düzenlenerek gerekli mercilere sunulmas ı, kötü muamele iddialar ının soruşturulmas ı ve sorumlular ın tespiti ile cezaland ırılmalar ının sağlanmas ı yönünden vazgeçilmez bir öneme sahiptir ( Feride Kaya, B. No: 2013/2365, 20/1/2016, 66). Öte yandan bir muamelenin Anayasa n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ının kapsam ına girebilmesi için asgari bir a ğırlık derecesine ula şmış olmas ı gerekmektedir. Bu asgari eşik göreceli olup her olayda asgari e şiğin aşılıp aşılmad ığı somut olay ın özellikleri dikkate al ınarak değerlendirilmelidir. Bu ba ğlamda muamelenin süresi, fiziksel ve ruhsal etkileri ile ma ğdurun cinsiyeti, ya şı ve sağlık durumu gibi faktörler önem ta şımaktad ır (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, 23) . Değerlendirmeye al ınacak bu unsurlar a muamelenin amac ı ve kast ı ile ard ındaki saik de eklenebilir (Benzer yöndeki A İHM kararlar ı için bkz. Aksoy/Türkiye, B. No: 21987/93, 18/12/1996, 64; E ğmez/K ıbrıs, B. No: 30873/96, 21/12/2000, 78; Krastanov/Bulgaristan, B. No: 50222/99, 30/9/2004, 53). Bununla birlikte her kötü muamele iddias ının Anayasa n ın 17. maddesinin üçüncü fıkras ının getirdiği korumadan ve Anayasa n ın 5. maddesiyle birlikte devlete yükledi ği pozitif yükümlülüklerden yararlanmas ı beklenemez. Bu ba ğlamda kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle desteklenmelidir. İddia edilen olaylar ın gerçekli ğini tespit etmek için soyut iddiaya dayanan şüphe ötesinde makul kan ıtlar ın varl ığı gerekir. Bu kapsamdaki bir kan ıt yeterince ciddi, aç ık ve tutarl ı emarelerden ya da aksi ispat edilmemi ş Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 18birtak ım karinelerden olu şabilir. Bu ba ğlamda kan ıtlar değerlendirilirken ilgililerin süreçteki tutumlar ı da dikkate al ınmal ıdır. Başvuru konusu olayda ba şvurucu gözalt ına al ındığında polisler taraf ından zorla parmak izinin al ındığını ve bu esnada kaburgas ının k ırıldığını iddia etmektedir. Demokratik toplumlarda parmak izi al ınmas ının belli bir ki şiyi, işlediğinden şüphelenilen bir suça ba ğlamaya yönelik olarak, suç ve suçlular ın tespit edilmesi ve suçun önlenmesi kapsam ında meşru bir amac ının olduğunu belirtmek gerekir. Bilindi ği üzere, parmak izi al ınmas ı da dahil olmak üzere, fiziki kimli ğin tespiti kanunla düzenlenmi ş olup, buna göre; 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Fizik kimli ğinin tespiti" ba şlıklı 81. maddesinde "(1) Üst s ınırı iki y ıl veya daha fazla hapis cezas ını gerektiren bir suçtan dolay ı şüpheli veya san ığın, kimliğinin teşhisi için gerekli olmas ı halinde, Cumhuriyet savc ısının emriyle foto ğraf ı, beden ölçüleri, parmak ve avuç içi izi, bedeninde yer alm ış olup teşhisini kolaylaştıracak diğer özellikleri ile sesi ve görüntüleri kayda al ınarak, soru şturma v e kovuşturma işlemlerine ili şkin dosyaya konulur (...)" hükmüne yer verilmi ştir. 2559 say ılı Polis Vazife ve Sal ȃhiyet Kanunu'nun 5. maddesinin (e) bendinde "Polis, (...) e) Gözalt ına alınan, kişilerin parmak izini al ır." hükmü; Kanunun 16. maddesinde ise, "Polis, görevini yaparken direni şle karşılaşmas ı halinde, bu direni şi k ırmak amac ıyla ve k ıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir." hükmü yer alm ıştır. Başvuruya konu olayda ba şvurucunun DHKP-C terör örgütüne yönelik operasyonlar neticesinde 27 Şubat 2017 tarihinde gözalt ına al ındığı ve hakk ında adli i şlem başlatıldığı anlaşılm ıştır. Başvurucunun parmak izi vermeyi ve foto ğraf çektirmeyi reddetmesi üzerine, Cumhuriyet savc ısına haber verildi ği; başvurucunun parmak izi ve foto ğraflar ının al ınmas ı, yap ılan işlemlerin tutana ğa bağlanmas ı ve kamera kayd ına al ınarak dosyaya eklenmesi talimat ı al ındığı anlaşılm ıştır. Bu talimatlar ve yukar ıda belirtilen kanun maddeleri uyar ınca başvurucunun polisler taraf ından direnmesi halinde güç kullan ılarak işlemlerin yap ılacağı hususunda ihtar edildi ği anlaşılmaktad ır. Devam ında başvurucunun yine parmak izi vermek istememesi üzerine güç kullan ılmak suretiyle ba şvurucunun parmak izinin al ındığı; üst aramas ı yap ıldığı ve fotoğraflar ının çekildiği anlaşılmaktad ır. Tüm bu i şlemlerin 27 Şubat 2017 tarihli "zor kullanma ve tespit tutana ğı" ile tutana ğa bağland ığı; söz konusu tutanakta başvurucunun " doktor raporu ald ırılmak üzere araca binerken, araçtan indi ğinde, hastane girişinde sloganlar att ığı, doktorun muayene odas ında doktorun memur refakatinde muayene etmek istemesi üzerine, memur refakatindeki muayeneyi reddetti ği, başka bir sağlık personeli refakatinde muayene yap ıldığı, doktordan ç ıktıktan sonra sloganlar atmaya devam etti ği, araca binmek istemedi ği ve ekip otosuna güç kullan ılmak suretiyle bindirildi ği, olay yeri inceleme şube müdürlü ğünde parmak izi vermeyi reddetti ği, bunun bir zorunluluk oldu ğu belirtilmesi ve aksi halde zor kullan ılacağının ifade edilmesine ra ğmen başvurucunun parmak izi vermemesi üzerine k ısa süreli güç kullan ıldığı ancak ba şvurucunun slogan atmas ı üzerine yere b ırak ıldığı, burada kendisine zarar vermesini önlemek için bir görevli taraf ından tutuldu ğu, yine parmak izi vermemesi üzerine savc ılığa bildirildi ği, savc ının parmak izi al ınmas ı ve soruşturma dosyas ına eklenmesi talimat ı ile yeniden parmak izi alınmak istendi ği ancak ba şvurucunun direnmesi ile kademeli olarak ba şından, bileklerinden, kollar ından, bacaklar ından tutularak parmak izi al ındığı, işlemler bitince nezarete gitmeme k için direndi ği ve yine ayn ı şekilde kademeli olarak güç kullan ılarak nezarete götürüldüğü"nün tespit edildi ği anlaşılm ıştır. Başvurucunun, gözalt ına al ındığı 27 Şubat 2017 tarihi ve gözalt ından ç ıkar ıldığı 2 Mart 2017 tarihleri aras ında düzenli olarak adli muayenelerinin yapt ırıldığı anlaşılmaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 1927-28 Şubat 2017 tarihlerinde al ınan raporlarda ba şvurucunun vücudunda darp ve cebir izinin olmad ığı belirtilmekle birlikte 1 Mart 2017 tarihinde al ınan raporda ba şvurucunun "sağ alt kotta" hassasiyet şikayeti oldu ğunun belirtildi ği anlaşılmaktad ır. 1 Mart 2017 tarihli ve saat 14:52'yi gösterir raporda ba şvurucuya uygulanan tetkik veya tedaviye ili şkin bölümde "Sağ 6. kotta fraktür saptanarak Gö ğüs cerrahi ile konsülte edildi" notunun dü şüldüğü görülmektedir. 2 Mart 2017 tarihli raporda ise ba şvurucunun vücudunda darp ve cebir izinin bulunmad ığının belirtildi ği görülmü ştür. Başvurucunun, şikayetlerini savc ılık ifadesinde, mahkeme huzurundaki sorgusunda ve daha sonra ceza infaz kurumundan yazm ış olduğu dilekçesinde belirtti ği anlaşılm ıştır. Başvurucunun şikayeti üzerine Sivas Cumhuriyet Ba şsavc ılığı taraf ından soru şturma işlemlerine ba şland ığı; soruşturman ın sonucunda, ba şvurucunun örgütsel faaliyetler çerçevesinde kollukta yap ılan işlemlere kar şı direndiği, bu direnmenin örgüt taraf ından kişilere öğretildiği ve görevli polis memurlar ının da 5271 say ılı Kanun ve 2559 say ılı Kanun kapsam ında hareket ettiklerinin belirtildi ği; arama i şlemlerinde de hukuka ayk ırı bir unsur bulunmad ığı değerlendirilmekle, 28 Eylül 2017 tarihinde "ek KYOK" karar ının verildiği anlaşılm ıştır. Anayasa'n ın 17. maddesinin usul boyutunun ihlal edildi ği iddias ı yönünden de aşağıdaki hususlar ı belirtmekte fayda mülahaza etmekteyiz. Devletin ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı kapsam ındaki poziti f yükümlülü ğünün usul boyutu da bulunmaktad ır. Bu usul yükümlülü ğü çerçevesinde devlet, doğal olmayan her türlü fiziksel ve ruhsal sald ırı olay ının sorumlular ının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezaland ırılmas ını sağlayabilecek etkili resmî bir soru şturma yürütmek durumundad ır. Bu tarz bir soru şturman ın temel amac ı, söz konusu sald ırılar ı önleyen hukukun etkin bir şekilde uygulanmas ını güvenceye almak ve kamu görevlilerinin ya da kurumlar ının kar ıştığı olaylarda bunlar ın sorumluluklar ı alt ında meydana gelen olaylar için hesap vermelerini sa ğlamakt ır (Cezmi Demir ve di ğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, 110). Yürütülecek ceza soru şturmalar ı, sorumlular ın tespitine ve cezaland ırılmalar ına imkân verecek şekilde etkili ve yeterli olmal ıdır. Soruşturman ın etkili ve yeterli oldu ğundan söz edebilmek için soru şturma makamlar ının resen harekete geçerek olay ı ayd ınlatabilecek ve sorumlular ın tespitine yarayabilecek bütün delilleri toplamalar ı gerekir. Dolay ısıyla kötü muamele iddialar ının gerektirdi ği soruşturma; ba ğıms ız, h ızlı ve derinlikli bir şekilde yürütülmelidir. Di ğer bir ifadeyle yetkililer, olay ve olgular ı ciddiyetle ö ğrenmeye çal ışmal ı ve soruşturmay ı sonland ırmak ya da kararlar ını temellendirmek için temelden yoksun sonuçlara dayanmamal ı; bu kapsamda di ğer deliller yan ında görgü tan ıklar ının ifadeleri ile kriminalistik bilirki şi incelemeleri dâhil söz konusu olayla ilgili kan ıtlar ı toplamak için alabilecekleri bütün makul tedbirleri almal ıdırlar ( Cezmi Demir ve di ğerleri, 114 ). Yürütülen ceza soru şturmalar ının amac ı, kişinin maddi ve manevi varl ığını koruyan mevzuat hükümlerinin etkili bir şekilde uygulanmas ını ve sorumlular ın hesap vermelerini sağlamakt ır. Bu bir sonuç yükümlülü ğü değil uygun araçlar ın kullan ılmas ı yükümlülü ğüdür. Diğer taraftan burada yer verilen de ğerlendirmeler hiçbir şekilde Anayasa n ın 17. maddesinin başvuruculara üçüncü taraflar ı adli bir suç nedeniyle yarg ılatma, cezaland ırma hakk ı ya da tüm yarg ılamalar ı mahkûmiyetle veya belirli bir ceza karar ıyla sonuçland ırma ödevi yüklediği anlam ına gelmemektedir (Bkz. Cezmi Demir ve di ğerleri, 113). Başvuru Numaras ı: 2018/2652 Karar Tarihi : 13/1/2022 20Bu kapsamda ba şvurucunun şikayetleri üzerine Sivas Cumhuriyet Ba şsavc ılığı taraf ından derhal soru şturma yürütüldü ğü; soruşturma sürecinde verilen 28 Eylül 2017 tarihli "ek KYOK" karar ından; başvuruya konu tutanaklar ve kamera kay ıtlar ının incelendi ği; başvurucunun söz konusu karara itiraz etti ği ve itiraz mercii taraf ından karar ın yeniden ele alınmas ının sağland ığı; itiraz üzerine inceleme yapan Sivas Sulh Ceza Hakimli ğinin, 9 Kas ım 2017 tarih ve 2017/5949 D. İş say ılı karar ıyla, "ek KYOK" karar ının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek itiraz ın reddine karar verdi ği anlaşılmaktad ır. Bunun yan ı sıra, başvurucunun muayene s ıras ında şikayetlerinin muayene raporlar ına geçirilmedi ğine dair iddialar ına yönelik olarak da Sivas Cumhuriyet Ba şsavc ılığı taraf ından doktor O.Ö. hakk ında soruşturma yürütüldü ğü ve bu soru şturman ın sonucunda da takipsizlik karar ı verildiği; söz konusu takipsizlik karar ında, Sivas Cumhuriyet Ba şsavc ılığının başvurucunun dosyada yer alan muayene raporlar ını incelediği ve doktor O.Ö. aleyhinde başvurucunun iddialar ını destekler nitelikte yeterli delil bulunmad ığına kanaat getirdi ği anlaşılmaktad ır. Soruşturma yükümlülü ğünün usul yükümlülü ğü olup, sonuç yükümlülü ğü olmad ığı, başvurucunun şikayetleri ile uyumlu bir sonuca ula şılmam ış olmas ının soruşturman ın etkin olmad ığı anlam ına gelmeyece ği hat ırdan ç ıkar ılmamal ıdır. Aç ıklanan gerekçelerle, kolluk görevlilerinin müdahalesi ile maruz kal ınan yaralanmadan dolay ı Anayasa'n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ında güvence alt ına al ınan insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan muamele yasa ğının maddi ve usul boyutu bak ımından ihlal edildiği yönündeki ço ğunluk görü şüne kat ılınmam ıştır. Üye Üye Muammer TOPAL İrfan FİDAN