Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4615 E. , 2024/4020 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4615 Karar No : 2024/4020 DAVACI : ...Yapı Yöneticiliği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA DAVANIN_KONUSU : 27/08/2024 tarih ve 32645 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrası ile 6, 16, 17 ve 26. maddelerinin iptali ve yürütmelerinin durdurulması istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİ…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4615 E. , 2024/4020 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4615 Karar No : 2024/4020 DAVACI : ...Yapı Yöneticiliği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA DAVANIN_KONUSU : 27/08/2024 tarih ve 32645 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrası ile 6, 16, 17 ve 26. maddelerinin iptali ve yürütmelerinin durdurulması istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlem ile davacı arasında hukuken korunabilir, somut, güncel ve meşru bir menfaat ilgisinin bulunmaması nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun "Anagayrimenkulün Yönetimi" başlıklı Beşinci Bölümünde yer alan ve "Genel kurul"u düzenleyen 27. maddesinde, "Anagayrimenkul, kat malikleri kurulunca yönetilir ve yönetim tarzı, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak şartiyle, bu kurul tarafından kararlaştırılır." kuralına; 32. maddesinin ilk cümlesinde, "Anagayrimenkul kat malikleri kurulu tarafından, sözleşme, yönetim planı ve kanun hükümleri uyarınca verilecek kararlara göre yönetilir." kuralına; 34. maddesinin ilk cümlesinde, "Kat malikleri, anagayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışardan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilirler; bu kimseye (Yönetici), kurula da (Yönetim kurulu) denir." kuralına yer verilmiş; "Genel yönetim işlerinin görülmesi" başlıklı 35. maddesinde, yöneticinin genel yönetim işlerinin görülmesi görevleri, "Yöneticinin görevleri, yönetim planında belirtilir; yönetim planında aksine hüküm olmadıkça, yönetici aşağıdaki işleri görür: a) Kat malikleri kurulunca verilen kararların yerine getirilmesi; b) Anagayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirlerin alınması; c) Anagayrimenkulün sigorta ettirilmesi; d) Anagayrimenkulün genel yönetim işleriyle korunma, onarım, temizlik gibi bakım işleri ve asansör ve kalorifer, sıcak ve soğuk hava işletmesi ve sigorta için yönetim planında gösterilen zamanda, eğer böyle bir zaman gösterilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde, kat maliklerinden avans olarak münasip miktarda paranın toplanması ve bu avansın harcanıp bitmesi halinde, geri kalan işler için tekrar avans toplanması; e) Anagayrimenkulün yönetimiyle ilgili diğer bütün ödemelerin kabulü, yönetim dolayısiyle doğan borçların ödenmesi ve kat malikleri tarafından ayrıca yetkili kılınmışsa, bağımsız bölümlere ait kiraların toplanması; f) Anagayrimenkulün tümünü ilgilendiren tebligatın kabulü; g) Anagayrimenkulü ilgilendiren bir sürenin geçmesinden veya bir hakkın kaybına meydan vermiyecek gerekli tedbirlerin alınması; h) Anagayrimenkulün korunması ve bakımı için kat maliklerinin yararına olan hususlarda gerekli tedbirlerin, onlar adına alınması; i) Kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlerini yerine getirmiyen kat maliklerine karşı dava ve icra takibi yapılması ve kanuni ipotek hakkının kat mülkiyeti kütüğüne tescil ettirilmesi; j) Topladığı paraları ve avansları yatırmak ve gerektiğinde almak üzere muteber bir bankada kendi adına ve fakat anagayrimenkulün yönetici sıfatı gösterilmek suretiyle, hesap açtırılması; k) Kat malikleri kurulunun toplantıya çağırılması. l) Anagayrimenkulde bulunan asansörlerin güvenli bir şekilde işletilmesinin sağlanması amacıyla aylık bakımları ile yıllık kontrollerinin ilgili teknik düzenlemelere uygun şekilde yaptırılması ve bu işlemlere ilişkin ücretlerin ödenmesi. Bu Kanunun 34 üncü maddesinde belirtilen şartları taşımasına rağmen yönetici ataması yapılmayan anagayrimenkulde, birinci fıkrada sayılan işlerin yaptırılmasından kat malikleri müştereken sorumludur." şeklinde sayılmış; 38. maddesinin ilk cümlesinde, "Yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur." kuralına; 40. maddesinin ilk cümlesinde ise, "Yönetici, kaide olarak vekilin haklarına sahiptir." kuralına yer verilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun "Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler" başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yer alan 66. maddesinin ilk cümlesinde, "Toplu yapı"nın, bir veya birden çok imar parseli üzerinde, belli bir onaylı yerleşim plânına göre yapılmış veya yapılacak, alt yapı tesisleri, ortak kullanım yerleri, sosyal tesis ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbirleriyle bağlantılı birden çok yapıyı ifade edeceği belirtilmiş; 71. maddesinin ilk cümlesinde, "Yönetim plânında başka türlü düzenlenmedikçe, blok kat malikleri kurulu blok için, blok niteliğinde olmayan yapıların yer aldığı parseldeki kat malikleri kendilerine özgülenen ortak yer ve tesisler için, toplu yapı temsilciler kurulu ise toplu yapı kapsamındaki bütün ortak yapı, yer ve tesisler için yönetici ve denetçi atar." kuralına; 74. maddesinde ise, "Bu bölümde öngörülen özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunda yer alan bütün hükümler, toplu yapılar hakkında da aynen veya kıyas yoluyla tatbik edilir." kuralına yer verilmiştir. Dava dilekçesine ekli Akyurt 6. Noterliği tarafından düzenlenmiş 25/01/2023 tarihli Apartman - Site Yönetimi İmza Beyannamesi'nden, davacı ... Toplu Yapı Yöneticiliği'nin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine tabi bir toplu yapı yöneticiliği olduğu anlaşılmaktadır. 634 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri göstermektedir ki, yönetici, ana taşınmazın genel yönetimine ilişkin konular ile sınırlı olmak kaydıyla kat maliklerinin temsilcisi, yani vekili sıfatıyla dava açabilir. Aynı şekilde yöneticinin görevine giren işlerle ilgili yönetici, kat maliklerinin temsilcisi olarak gösterilebilir ve bu kapsamda kendisine davalı olarak tebligat çıkarılabilir. Ne var ki ana taşınmazın genel yönetimi dışında kalan işler için yöneticinin dava takip yetkisi bulunmadığının kabulü gerekir (Kale, Serdar: Medeni Yargılamada Taraf Ehliyeti, İstanbul 2010, s. 188). 634 sayılı Kanun'un 74. maddesi hükmü uyarınca anılan kuralların toplu yapı yöneticiliklerinin yöneticileri bakımından da uygulanması gerekmektedir. Bu kapsamda, davacı tarafından iptali istenilen hükümlerin, toplu yapı yöneticiliğinin ana taşınmazının genel yönetimi kapsamında olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı tarafından, Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin; - 5. maddesinin 1. fıkrası ile 6. maddesi yönünden; İçişleri Bakanlığının 19/11/2008 tarih ve 2008/71 sayılı Genelgesi'ne dayalı olarak şehir içinde faaliyet gösteren ikinci el oto galerinin şehir dışına taşınmasının planlandığı, bu kapsamda Ankara ili, Akyurt ilçesinde kurulan ...'nin 02/12/2016 tarihinde açıldığı, şehir merkezinde faaliyet gösteren oto galericilerin bir kısmının faaliyetine devam edebilmek için ...'ye taşınmak zorunda bırakıldığı, dava konusu Yönetmelikle yürürlükten kaldırılan, 13/02/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Yönetmeliğin 18. maddesinde yer verilen ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapılan işletmelerde aranacak şartlara dava konusu Yönetmelikte yer verilmeyerek işletme yetki belgesi verilebilmesi için gelir veya kurumlar belgesi mükellefi olunmasının yeterli bulunduğu, oto galericilerin şehir dışına çıkarılması için verilen çabanın karşılıksız bırakıldığı, mevzuata uygun bir şekilde faaliyetini şehir dışına taşıyan oto galerilerin cezalandırıldığı, düzenlemelerin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümleri ile de çeliştiği, bu durumun hukuki belirlilik ilkesini ihlal ettiği, - 16. maddesi yönünden; ikinci el araç ticareti ile uğraşan işletmelerin tescil belgesinde araç sınıfı M1, M1G, N1 ve N1G olan taşıt satışlarından önceki on gün içinde ekspertiz raporu alma zorunluluğu getirilmesi ve ekspertiz raporu ücretinin, satış işleminin alıcıdan kaynaklanan bir nedenle gerçekleşmemesi durumunda alıcı tarafından, diğer hallerde işletme tarafından ödeneceği yönündeki düzenlemenin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı olduğu, oto galericilerin sattığı malın ayıplı olduğu varsayımıyla getirilen düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, - 17. maddesi yönünden; model yılına göre sekiz yaşın veya yüz altmış bin kilometrenin altında olan ve tescil belgesinde araç sınıfı M1, M1G, N1 ve N1G olan taşıtların motor ve şanzımanı ile elektrik ve elektronik sistemlerinin, satış tarihinden itibaren üç ay veya beş bin kilometre işletmenin garantisi altında olduğu yönündeki düzenlemenin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı olduğu, ayrıca araçların teknik özellikleri düşünüldüğünde getirilen yükümlülüğün hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yüz altmış bin kilometrenin altındaki aracın sekiz yaşını doldurmuş olabileceği gibi sekiz yaşını doldurmasa bile kilometresine bağlı olarak sıkıntılar yaşanabileceği, bu nedenle düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, - 26. maddesi yönünden; işletmelerin ve diğer gerçek veya tüzel kişilerin ikinci el motorlu kara taşıtı satışlarında ödemenin bir kısmının veya tamamının nakit, havale, elektronik fon transferi veya Bakanlıkça belirlenen diğer ödeme yöntemleriyle yapılması halinde taşıt satış bedelinin, Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluş tarafından taşıt mülkiyeti ile satış bedelinin eş anlı el değiştirmesini sağlayacak şekilde oluşturulan elektronik sistem üzerinden ödeneceği yönündeki düzenlemenin somut hayatın gereklerine uygun olmadığı, özellikle bankaların kapalı olduğu hafta sonlarında nöbetçi noterlik uygulaması ile satış yapılmak istenmesi durumunda sistemin tıkandığı, bu nedenle devirlerin gerçekleşmediği, oto galericilerin oldukça büyük zararlara uğrayacağı, ileri sürülerek anılan hükümlerin iptalinin istenildiği görülmektedir. Buna göre, Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğinin iptali istenilen hükümlerinin; ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal edilebilmesi için işletme adına düzenlenen yetki belgesi, taşıt satışlarından önce alınan ekspertiz raporu, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde işletme tarafından sunulan garanti ve ikinci el motorlu kara taşıtı satışlarında kullanılacak olan ödeme sistemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, her ne kadar davacının yöneticiliğini yaptığı ana gayrimenkulün sakinlerini oto galericiler, oto ekspertiz firmaları ve bu faaliyet alanı ile ilişkili işletmelerin oluşturduğu görülmekteyse de, bu işletmelerin ticari faaliyetini etkilediği görülen dava konusu düzenlemelerin, davacı toplu yapı yöneticiliğinin, daha açık bir anlatımla otomobil satış kompleksinin (ana gayrimenkulün) yönetimi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, iptali istenilen Yönetmelik hükümleri ile davacı toplu yapı yöneticiliği arasında meşru, kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu düzenlemeler nedeniyle ana gayrimenkulün sakinlerinin burayı terk edip şehir merkezine yakın yerlere dönebilecekleri, davacı ile dava konusu düzenlemeler arasında bu bakımdan bir menfaat bağı olduğu düşünülebilir ise de; gerek davacının bu yönde herhangi bir iddia ve açıklamasının bulunmaması, gerekse bahse konu menfaat ve illiyet bağının "dolaylı" olması karşısında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde aranan anlamda "doğrudan" bir menfaat ilgisinin kurulamaması karşısında, davacının bu yönden de bakılan davayı açmakta subjektif ehliyeti bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ehliyet yönünden DAVANIN REDDİNE, 2- Aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3- Kullanılmayan 704,50 TL yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta ücretinin isteği halinde davacıya iadesine, 4- Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.