9. Ceza Dairesi 2024/2279 E. , 2024/5418 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1186 E., 2023/1239 K. İlk Derece Mahkemesince sanığın mağdurlar ..., ..., ..., ...'a karşı eylemleri nedeniyle müstencenlik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kamu davasında mağdur sıfatı bulunmayan katılan mağdure ... vekili tarafından temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkeme…
**9. Ceza Dairesi 2024/2279 E. , 2024/5418 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1186 E., 2023/1239 K. İlk Derece Mahkemesince sanığın mağdurlar ..., ..., ..., ...'a karşı eylemleri nedeniyle müstencenlik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kamu davasında mağdur sıfatı bulunmayan katılan mağdure ... vekili tarafından temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanığın katılan mağdureler ..., ..., ..., ... ve mağdure ...'a karşı eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı ve sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar ile katılan mağdure ... ve mağdure ...'ya karşı eylemleri nedeniyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara ilişkin sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Kovuşturma aşamasında usulüne uygun katılma talebinde bulunan ... ve ...'in davaya katılmalarına karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2019/24 Esas, 2020/390 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan mağdureler ..., ..., ... ile mağdure ...'un saçlarını, göğüslerini, boyunlarını, omuzlarını ellediği, kalçalarına vurduğu, mağdure ...'a çok güzelsin dediği şeklinde kabul edilen olayda sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi delaletiyle üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan mağdure ... yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı ve sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, bir kısım mağdurlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanığın katılan mağdure ... ile mağdure ...'ya karşı eylemleri nedeniyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara ilişkin sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçlamaları samimi şekilde reddettiğini, katılan mağdurların velilerinin görgüye dayalı bilgilerinin olmadığını ve bir kısmının iddia konusu eylemlerin gerçekleşmediğini beyan ederek şikayetlerinden vazgeçtiklerini, katılan mağdurların beyanları arasında çelişki bulunduğunu, tanık ...’in kamera görüntülerinin şaka amaçlı olduğunu beyan ettiğini, mağdure ...’un sanığın eylemlerine rağmen bakkal dükkanına gitmeye devam ettiğini anlattığı, bazı katılan mağdurların beyanlarının tanıklar, anne ve babaları tarafından doğrulanmadığını, katılan mağdurların yaş ortalamaları dikkate alındığında olmamış bir olayı olmuş gibi anlatma ihtimallerinin bulunduğunu, atılı suçların keşifte tespit edildiği üzere öğlen vakti yemek arası zamanı kalabalık bir ortam olan bakkal dükkanında işlenmeye elverişli olmadığını, kamera görüntülerinde katılan mağdurların eğlenir halde olduklarını ve sanığın rahatsız edici istismar eyleminde bulunmadığını, katılan mağdurların sanığın eylemlerine rağmen bakkal dükkanından alışveriş yapmaya devam ettiklerini, intikal tarihi öncesinde ailelerine anlatımda bulunmadıklarını, sanığın eşinin sürekli dükkanda bulunduğunun görüntüler ile sabit olduğunu, katılan mağdurlar ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağını, intikalin okulda söylentiler çıkması üzerine gerçekleştiğini, ... ve ... hakkında kesin olarak verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik itirazın reddi kararının hatalı olduğunu, sanığın iddia konusu eylemlerinin aynı yerde gerçekleştiğini, katılan mağdurların bir kısmı hakkında beraat bir kısmı hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, mahkumiyet kararlarına haklarında beraat kararı verilen katılan mağdurların beyanlarının esas alındığını, tüm mağdurlara yönelik eylemlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, diğer katılan mağdurlar yönünden verilebilecek bozma kararının katılan mağdurlar ... ve ... yönünden kesin olarak verilen kararlara etki edebileceğini beyanla Bölge Adliye Mahkemesi asıl ve itirazın reddine dair ek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın diğer mağdurlara karşı gerçekleştirdiği eylemlerinin delillerle ispat edilmiş olduğunun, katılan mağdurenin gururunu ve onurunu hiçe sayarak şikayette bulunduğunun, yaşının küçüklüğünün ve atılı suçun ispatındaki güçlüğün değerlendirmeye alınmadığını, müstehcenlik suçundan verilen beraat kararının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanığın Katılan Mağdure ...'a Karşı Eylemi Nedeniyle Kurulan Beraat Hükmü Yönünden İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanığın Katılan Mağdureler ..., ... ve ...'ye Karşı Eylemleri Nedeniyle Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden İntikal şekli, katılan mağdurelerin aşamalardaki beyanları ve bu beyanları doğrular nitelikteki diğer katılan mağdurelerin görgüye dayalı anlatımları, savunma, kamera görüntüleri çözümüne ilişkin bilirkişi raporları ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanığın Mağdure ...'a Karşı Eylemi Nedeniyle Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Mağdurenin aşamalardaki kısmen çelişkili beyanları, 25.11.2019 tarihli dilekçesinde arkadaşlarından etkilenmesi nedeniyle sanık hakkında suç isnadında bulunduğunu, sanığın kendisine yönelik cinsel eylemde bulunmadığını ve diğer mağdurlar yönünden de görgüye dayalı bilgisinin olmadığını ifade ettiği ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine dair hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Ek Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine dair ek karara yönelik temyiz isteminin aynı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle reddi ile EK KARARIN ONANMASINA, B. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinde "Yargıtay, süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulmadığını, hükmün temyiz edilemez olduğunu, temyiz edenin buna hakkı olmadığını ya da temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder." şeklindeki düzenlemeye göre sanığın mağdurlar ..., Güldane, Kasım Üzeyir, ..., Abdurrahman'a yönelik eylemleri nedeniyle müstencenlik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kamu davasında mağdur sıfatı bulunmayan katılan mağdure ... vekili tarafından temyiz edilemeyeceği anlaşılmakla, katılan mağdure ... vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye gerekçe yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanığın Katılan Mağdure ...'a Karşı Eylemi Nedeniyle Kurulan Beraat Hükmü ile Katılan Mağdureler ..., ... ve ...'ye Karşı Eylemleri Nedeniyle Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararında sanık müdafii ve katılan mağdure ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, katılan mağdureler ..., ... ve ...yönünden üye ..."ün karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, D. Sanığın Mağdure ...'a Karşı Eylemi Nedeniyle Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğüm husus sanığın katılan mağdureler ..., ... ve ... yönünden isnat edilen eylemlerinin sabit olup olmadığına ilişkindir. Katılan mağdure ...'nin emniyet beyanda sanığın eylemlerinden arkadaşı olan ...'e bahsettiğine dair beyanının tanık ... tarafından doğrulanmadığı, tanık ...'in sanığın kendisine yönelik eylemi olmadığını, başkası yönünden ise herhangi bir cinsel eyleme tanıklık etmediğini beyan ettiği, katılan mağdurenin her iki aşamada sanığın cinsel eylemlerini inceleme konusu olmayan mağdure ...'ye anlattığını beyan ettiği, ...'nin ifadelerinde başkaca mağdurlara yönelik cinsel eylemlere tanıklık ettiğine dair anlatımda bulunduğu ancak katılan mağdure yönünden görgüye dayalı bilgisinin olup olmadığına ilişkin bir beyanının olmadığı, katılan mağdurenin sanığın eylemine dair görgüsünün bulunduğunu beyan ettiği diğer katılan mağdure Bedia emniyet ifadesinde katılan mağdureyi doğrulamış ise de mahkeme beyanının başlangıcında sanığın başkalarına yönelik eylemini gördün mü sorusuna hayır diye cevap verdiği, emniyet ifadesinin hatırlatılması üzerine ...yönünden cinsel eyleme bizzat şahit olduğunu ifade ederek tereddütlü anlatımlarda bulunduğu, yine tanık ...'nın sanığın katılan mağdureye çok güzelsin deyip demediği hususunda çelişkiye düştüğü, annesinin beyanına göre katılan mağdurenin intikal tarihinden bir hafta öncesinde annesine aşamalardaki sanığın kıyafetinin içinden elini sokarak göğsünü ellediği iddiasından farklı olarak sadece yanağını sıktığını ve omzuna dokunduğunu, intikal günü ise kıyafetinin içinden elini sokarak yalnızca omzunu ellediğini anlattığı ve annesine iddia olunan eylemi anlatmadığı ve bunu makul bir gerekçesinin bulunmadığı, Katılan mağdure ...'nın hazırlık aşamasında sanığın elini kendi kıyafetinin içerisinden sokarak göğsünü okşadığını, boynuna dokunduğunu beyan ettiği, mahkeme aşamasının başlangıcında sadece göğsümü elledi ve omzuma dokundu dediği, soru üzerine sanığın bu eylemini elini okul üniformasının içinden sokarak gerçekleştirdiğini ifade ettiği, sanık elini nereye sokuyordu diye sorulması üzerine aslında sokmuyordu, göğsüme ve boynuma diyerek tereddütlü anlatımlarda bulunduğu, sanığın eylemleri sırasında yanında diğer katılan mağdure ...'nin bulunduğunu ifade etmesine rağmen emniyet aşamasında eylemin on dakika , mahkemede ise beş dakika sürdüğünü beyan ederek olağan akışa uygun olmayan anlatımlarda bulunduğu, annesinin katılan mağdurenin intikal tarihi öncesinde kendisine bir şey söylemediğini, intikal tarihinde ise sanığın kıyafetinin içinden elini sokarak göğsünü ellediği iddiasından farklı olarak sadece saçını okşadığını ve sarıldığını, bunu da ne amaçla yaptığını bilmediğini anlattığı, katılan mağdurenin diğer katılan mağdure ...yönünden kısmen çelişkili beyanlarda bulunduğu, Katılan mağdure ...'un hazırlık aşamasında sanığın kıyafet üzerinden göğsüne dokunduğunu, sarıldığını, kolundan tutup çektiğini, yanağından öptüğünü beyan etmesine rağmen duruşmada sadece göğse dokunma yönünden anlatımda bulunduğu, açıkça sanık bana sarılmadı, kolumdan tutup çekmedi ve yanağımdan öpmedi dediği, çelişkinin sorulması üzerine önce öpme ve sarılma olmadı ancak kolumdan tutup çekerdi, tekrar sorulması üzerine bir kerede yanağımdan öpmüştü, bir daha sorulması üzerine aslında yapmadı şeklinde anlatımda bulunduğu, yine duruşma beyanının başında omzuma dokunurdu demesine rağmen ilerleyen kısımlarda omzuna dokunur muydu sorusuna saçımı okşardı diyerek cevap verdiği, böylece çelişkili ve tereddütlü beyanlarda bulunduğu, sanığın eylemiyle ilgili görgüye dayalı bilgisinin olduğunu beyan ettiği katılan mağdure ...'nın katılan mağdurenin göğse dokunma iddiasından farklı olarak sanığın katılan mağdurenin kalçasına vurduğunu ve omzunu sıktığını gördüğünü ifade ettiği, diğer katılan mağdureler Bedia ve ...ile sanığın eylemlerinden birbirlerine ne zaman ve ne şekilde bahsettikleri hususunda tutarsız anlatımlarda bulundukları, Sanığın aşamalarda, mağdurlara babacan tavır ve şefkat ile dokunduğuna dair savunmada bulunduğu, her iki aşamada bilirkişi tarafından çözümü yapılan olay yeri kamera görüntülerinde sanığın babacan tavırlarla görüntülerde görünen kız çocuklarına dokunduğu ve kız çocuklarının da güldüklerinin görüldüğü, tanık ...'ya duruşma aşamasında bilirkişi raporundaki 53, 54, 55, 56, 57 ve 58 numaralı resimlerin gösterilmesi üzerine tanığın "Oradaki sarı kazaklı şahıs benim, diğer siyah eşofman üstü giyen şahısta arkadaşım ...'dir, biz ikimiz aramızda şakalaşıyorduk, ben ...'yi yakalamaya çalışıyordum, ... kaçıyordu, ...abi de ...'yi tutmaya çalıştı ancak koltuk altından kaçtı, daha sonra ... gülerek yanıma geldi" şeklinde anlatımda bulunarak sanığın kendisine yönelik cinsel eylemi olmadığını ve başkası yönünden de görgüye dayalı bilgisinin olmadığını beyan ettiği, Sanığın atılı müstehcenlik suçundan ve bir kısım mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle beraatine karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği, bir kısım mağdurlar yönünden ise çelişkili anlatımları nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozma hükmü kurulduğu, Bir kısım mağdurların, olayın resmi makamlara intikal etmesinden önce kendi aralarında "sanığın sapık olduğu" yönünde görüştüklerini belirttikleri, soruşturmanın katılan mağdureler ...ve ...'nın annelerine anlatımıyla başlamasının akabinde diğer mağdurların tespit edildiği, hazırlık aşamasında sanığa suç isnadında bulunan mağdurların bir kısmının ilerleyen aşamalarda arkadaşlarıyla sanık hakkında yaptıkları konuşmalardan etkilenerek beyanda bulunduklarını, sanığın kendilerine yönelik cinsel bir eylemi olmadığını ve başka mağdurlara yönelik ise görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığını beyan ettikleri, bazı mağdurların anneleri ve babalarının çocuklarına defalarca sorduklarını ve sanığın aslında kendilerine yönelik cinsel eyleminin olmadığını söylediklerine dair anlatımda bulundukları, Mağdurların, olaya konu iddiaları sırasında yalnız olmadıklarını, yanlarında diğer arkadaşlarının da bulunduğunu, on on beş kişinin bulunduğu ortamlarda dahi sanığın göğüs elleme şeklinde cinsel eylem gerçekleştirdiğini, sanığın cinsel eylemleri sırasında olay yeri olan bakkal dükkanında sanığın eşinin de bulunduğunu beyan ettikleri, sanığın kendilerinin alt cinsel bölgelerine dokunmasından bahsetmedikleri, mağdurların, genel olarak sanığın, omuzlarına eline attığından, yanaklarından öptüğünden bahsettikleri, inceleme konusu olmayan mağdure Yelda'nın sanık saçımı okşadığında seviyor gibi düşünürdüm, ...'ın sanık omzuna içeri geç anlamında dokunmuş olabilir şeklinde anlatımda bulundukları, Sanığın ve mağdurların aynı yerleşim biriminde oturdukları, yine sanığın mağdurların okulu yakınında bakkal dükkanının bulunduğu ve mağdurların bu bakkal dükkanına gelip gittikleri, hatta iddia edilen eylemler sonrasında da gelip gitmeye devam ettiklerinin mağdurların beyanları ile de sabit olduğu, Yukarındaki bilgiler ışığında; katılan mağdureler, sanığın eylemlerine dair bizzat görgüsü olduğunu ve anlatımda bulunduklarını beyan ettikleri tanıklar, diğer katılan mağdureler ile katılan mağdurelerin anne ve babalarının aşamalardaki birbirleriyle uyuşmayan, tutarsız, tereddütlü ve çelişkili anlatımları, kamera görüntülerinin katılan mağdurelerin iddialarını değil, sanığın şefkatli tavırla savunmalarını doğrular nitelikte olduğu, bu savunmanın aynı zamanda birden fazla mağdurun beyanı ve tanık ...'nın ifadesi ile doğrulandığı, sanığın iddiaya konu eylemleri sanığın eşi dahil birden fazla kişinin olduğu, öğlen vakti öğrencilerin sürekli olarak girip çıktıkları vakitlerde gerçekleştirmesinin olağan akışa uygun düşmediği, yaşı küçük katılan mağdurelerin ve diğer mağdurların sanık hakkındaki söylentilerden ve kendi aralarındaki konuşmalardan etkilenerek suç isnadında bulunmalarının kuvvetle muhtemel olduğu ve şüphe oluştuğu, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinde mağdurların bir çoğunun çelişkili beyanlarda bulunduğundan bahisle sanık hakkında beraat kararı verilmesi yönünde kanaat oluştuğu, sanığın üzerine katılan mağdureler ..., ...ve ...'a yönelik atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve sanığın mevcut yanak sıkma, omza dokunma eylemlerinde de cinsel amaç bulunmadığı gözetilerek beraat kararı verilmesi ve kararının bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararın onaması görüşüne iştirak edilmemiştir.