5. Hukuk Dairesi 2010/5190 E. , 2010/9336 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idareler vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırması…
**5. Hukuk Dairesi 2010/5190 E. , 2010/9336 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idareler vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki; 1-Kamulaştırmasız el atma davalarında da, Kamulaştırma Kanunun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir.Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre bedel belirlenmesi gerekir. Bu itibarla, usulüne uygun olarak oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle taşınmaza değer biçilmesi gerekir. Bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan değer biçilmiştir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için, birisi mülk diğer ikisi de teknik olmak üzere üç kişiden oluşacak bilirkişi kurulu eşliğinde yeniden keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, zirai bilirkişi tarafından düzenlenen ve taşınmaza maktuen değer biçen geçersiz rapora göre hüküm kurulması, 2-Davacılardan ... ve ... paylarının yargılama aşamasında mirasçılarına intikal ettiği tapu kaydından anlaşılmaktadır. Bu davacılar mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3-Kamulaştırmasız el atılan ve bedeline hükmedilen taşınmazın 5018 sayılı Yasanın 45. maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 4-Davalı idareler harçtan muaf olduğu halde, aleyhine harca hükmedilmesi, 5-Karar başlığından davalı olarak İçişleri Bakanlığının gösterilmemesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idareler vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.