22. Hukuk Dairesi 2013/6032 E. , 2014/4777 K. "" MAHKEMESİ : Bakırköy 10. İş Mahkemesi TARİHİ : 31/01/2013 NUMARASI : 2010/428-2013/61 Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının öd…
**22. Hukuk Dairesi 2013/6032 E. , 2014/4777 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bakırköy 10. İş Mahkemesi TARİHİ : 31/01/2013 NUMARASI : 2010/428-2013/61 Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminat, yıllık izin, aylık ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının kendi isteğiyle haklı neden olmaksızın iş sözleşmesini feshettiğini, dava konusu alacaklara hak kazanılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında, davacının aylık ücret miktarı, fazla çalışma ve hafta tatili çalışması sürelerinin tespiti, yıllık izin, aylık ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödenip ödenmediği ile ücret alacaklarının hesaplanmasında yasal kesintilerin belirlenmesi noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Somut olayda, mahkemece davacı tanıkları beyanlarına itibarla aylık ücret miktarı talep gibi net 1500 TL tutarında kabul edilmiş ise de, emsal ücret araştırması yapılmaması hatalıdır. Anılan nedenle, yukarıda belirlenen esaslar dahilinde emsal ücret araştırması yapılmalı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirmeye tabi tutularak aylık ücret miktarı belirlenmelidir.