Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/12581 E. , 2024/998 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/12581 Karar No : 2024/998 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... (...) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, Bingöl ili, Kiğı Jandarma…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/12581 E. , 2024/998 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/12581 Karar No : 2024/998 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... (...) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, Bingöl ili, Kiğı Jandarma Komando Alay Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta iken 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ...tarih ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan soruşturma kapsamında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede, "...davacının dosya içinde mevcut olan aleyhe beyanlardan, kendi açık ikrarından ve hts analiz raporundan anlaşılacağı üzere, üniversite eğitimi sırasında örgütün evlerinde kalmaya başlayarak ev abiliği yapmaya başladığı ve örgütün hedefleri doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmak amacıyla K.E. isimli şahıs tarafından teslim edilen H.D., H.Ş. gibi mahrem öğrenciler ile ilgilenmeye başladığı, onları askeri okul sınavlarına hazırladığı, kendisinin de bu amaç doğrultusunda yine örgüt tarafından yetiştirilmek suretiyle askeri okula giderek astsubay olmasının sağlandığı, hts raporundan anlaşılacağı üzere askeri okulda öğrenci iken 2015 yılında Aydın'daki sabit hatlardan mahrem imamlar tarafından aranmaya devam ettiği, şüphelinin böylelikle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde ev abiliği, mahrem hususi lise öğrencilerinden sorumlu mahrem imamlık yapmak suretiyle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği...'' hususlarına yer verildiği, soruşturma sonrasında davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayısına kayden dava açıldığı, bu haliyle idare tarafından usulüne uygun olarak yapılan inceleme sonucunda davacının FETÖ/PDY terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti, örgütle irtibat ve iltisakı bulunduğu değerlendirmesinin yapılması hususunda yetkililerin ortak kanaatleri doğrultusunda dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davacının işlem sebebiyle yoksun kaldığı mali haklarının kamu görevinden çıkarılma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "...ardışık arama tutanakları ve tanık beyanlarına göre 2012-2014 yılları arasında sanığın örgüt ile irtibatı ve iltisakının bulunduğu, örgüt evinde kalarak lise öğrencileriyle ilgilendiği, örgüt mensupları ile üniversiteye hazırlık sürecinde ve jandarma astsubaylık okulunda eğitim aldığı dönemlerde ve mezun olduktan sonra 2015 yılı sonlarına kadar görüşmelerinin mevcut olduğu hususları dosya kapsamında sabit ise de ... sanığın örgütle bağlantısını koparmaya çalıştığı ancak mevcut ankesörlü sabit hatlardan gerçekleştirilen aramaların örgüt içerisinde ümitçi diye faaliyet gösteren, örgütten kopmuş yada kopmak üzere olan şahıslan tekrar örgüte kazandırmaya çalışan şahıslar tarafından yapılmış olma ihtimalinin de bulunduğu, ... sanığın örgüt içindeki konumu, örgütte bulunduğu süre ve yaşı, sanığın görüşmemelere devam etmeme davranışı birlikte değerlendirildiğinde eylem ve faaliyetlerinin 2014 yılı öncesine ait olup 2014 sonrası herhangi bir örgütsel faaliyeti bulunmadığı..." gerekçesi ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu açısından kast veya taksirinin bulunmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(c) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği belirtilmiş ve FETÖ/PDY terör örgütünün dini olmaktan öte örgütsel bir yapı olduğu yönünde kamuoyunda bilinç oluşmasıyla birlikte bu yapıyla irtibatını sonlandıran ve hakkında başkaca bir delil olmayan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakının bulunduğuna ilişkin davalı idarece somut, hukuken kabul edilebilir delil ibraz edilmediğinden, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin, davacının yargılandığı ceza davasında yer alan maddi vakıalar ile örgütle iltisakı konusundaki ikrarı dikkate alınarak tesis edildiği, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında beraat kararı verilmiş olsa da 375 sayılı KHK'da geçen "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının idari sorumluluk için getirildiği, “terör örgütüne üyelik” suçunun unsurlarının, ceza kanunları ile tanımlanmış olduğu, bu nedenle idari yargı mercilerince bu yönde bir inceleme yapılmasının ve tespitte bulunulmasının mümkün olmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüne iltisakı veya irtibatı bulunduğu anlaşılan davacı hakkında, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. madde hükmü uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı, Bingöl ili, Kiğı Jandarma Komando Alay Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta iken, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35 inci maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu açısından kast veya taksirinin bulunmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(c) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede anılan kararın kesinleşmediği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir. 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(b) maddesinde; 10/3/1983 tarih ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personelin Jandarma Genel Komutanının teklifi, İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. '' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(b) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin Anayasal sadakat yükümlülüğünü yitirdiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Yukarıda yer verilen mevzuat, karar ve tespitler uyarınca; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler ve olağanüstü halin sona ermesinden sonra yürürlüğe giren 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle uygulama alanı bulan kamu görevinden çıkarma yaptırımı kapsamında, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin en hassas ve azami şekilde yapılması ve disiplin ile emir ve direktiflere mutlak itaat gerektiren askerlik mesleğini ifa eden ve ülkenin güvenliğinden sorumlu olan Jandarma Genel Komutanlığı personeli açısından Devlete sadakatlerinden herhangi bir kuşku duyulmamasını temin edecek şekilde uygulanması gerekmektedir. Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de kişilere tanınan temel hak ve özgürlüklerin, kamu görevinin yerine getirilmesi sırasında devletin geniş takdir yetkisiyle sınırlandırılabileceğini, ayrıca bazı kamu görevlileri açısından, özellikle üst düzey yetkililer, silah kullanma yetkisini haiz kamu görevlileri, hâkimler, savcılar ve istihbari faaliyette bulunan veya ülkenin güvenliği için kritik öneme sahip kurumlarda çalışan kamu görevlileri yönünden daha geniş ve takdir yetkisine dayalı sınırlamalar getirilebileceğini kabul etmektedir. Bu kapsamda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına ilişkin başvurularda, devletin egemenlik yetkilerini doğrudan veya dolaylı olarak kullanan veya kamu otoritelerinin genel menfaatini korumaktan sorumlu, devlete özel bir sadakat ilişkisiyle bağlı olan asker ve polis gibi görevliler yönünden özlük ve parasal haklar dışında Sözleşme'nin tarafı olan devletin daha geniş yetkilere sahip olduğu hususunun vurgulandığı görülmektedir. (Vilho Eskelinen ve Diğerleri/Finlandiya, B. No: 63235/00, 19/04/2007). Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının yargılandığı ceza davasında beyanına başvurulan tanık H.D.'nin... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan beyanında, davacı hakkında, "Ben ...Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandım. Yargılandığım dosyadan 1 yıl denetimli serbestlik aldım. Etkin pişmanlıktan faydalandım. Ben sanık ... ile 2014 yılında aynı evde kaldık. Evde 3 4 kişiydik. Bahsettiğim ev Aydın ili Nazilli ilçesindedir. ... bizim evimizden sorumluydu. Yani ev abisiydi. ... K.E. isimli şahıstan almış olduğu direktifleri bize uygulatmaya çalışırdı. Bizim namaz kılmamızı, kitap okumamızı isterdi. Ders çalışmamızı isterdi. ... kendisi bize sohbet vermezdi ama K.E. isimli şahıs sohbet verirken kendisi de orada bulunurdu. Beyanlarım bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu; anılan yargılamada beyanına başvurulan tanık H.Ş.'nin, "Benim Aydın'da yargılamam devam etmektedir. Etkin pişmanlıktan faydalandım. 2013-2014 yılında Aydın ili Nazilli ilçesinde biz ders çalışmak için gittiğimiz evde sanık ... kendisi de evdeydi. Kendisi Üniversite öğrencisi idi. Maddi sıkıntıları olduğu için evde ders çalıştığını söylüyordu. Kendisinin örgütsel bir eylemine şahit olmadım." şeklinde beyanda bulunduğu; anılan yargılamada beyanına başvurulan tanık H.U.'nın, "Benim İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde devam etmekte olan yargılamamda hakkımda HAGB kararı verildi. Etkin pişmanlıktan faydalandım. Yanlış hatırlamıyorsam ... kod adlı K.E.'nun yanında sanık ... de lise öğrencileri ile ilgilenirdi. G.A. ve ben örgütün evine giderdik. Örgüt evinde kalıyorduk. ... bizim gibi lise öğrencileri ile ilgileniyordu. ... kod adlı K.E. isimli şahıs benim ilgilenmiş olduğum lise öğrencilerinin başına ... 'i geçirdi. Ben bu şekilde ... ile tanıştım. Lise öğrencilerine ev abiliği yapardı. Ben de ... kod adlı K.E.'nun talimatları ile başka bir lise öğrencilerine ev abiliği yapmaktaydım. ... 'in örgütsel bir eylemine şahit olmadım. Ben sanığın sadece lise öğrencilerinden sorumlu olduğunu biliyorum, bunun dışında herhangi bir örgütsel faaliyetine şahit olmadım." şeklinde beyanda bulunduğu; anılan yargılamada beyanına başvurulan tanık G.A.'nın, "Hangi konuda tanıklık beyanında bulunacağımı anladım. Ben 2012 yılında Aydın ili Nazilli ilçesinde Adnan Menderes Üniversitesi İktisadi idari bilimler fakültesini kazandım. Bu üniversite eğitim dönemimde FETÖ/PDY yapılanmasına ait öğrenci evlerinde kalmaktaydım. Bu dönemde bizden sorumlu olan ... KOD adlı K.E. isimli şahıs bir grup öğrencinin sorumluluğunu almamızı istedi. Bu öğrenciler 11. Sınıf öğrencileriydi. Benim gibi aynı durumda olan sanık ... 'den de aynı öğrenci grubuyla ilgilenilmesi istendi. Sanık ... ile öğrenci gruplarımız farklıydı. Fakat ikimizin de öğrencileri 11. Sınıf öğrencileriydi. Bizim ortak sorumlumuz da ... KOD isimli K.E. isimli şahıstı. Biz bu dönemde öğrenciler ile birebir ilgilendik. Bu kapsamda öğrenciler bizim kaldığımız eve aralıklarla gelip ders çalışır, kitap okurlardı. Bu dönemde genellikle biz öğrencilerin derslerine yardımcı olmaya çalıştık. Öğrenciler 11. Sınıftayken bizim evimizde kalmıyorlardı. Sadece gidip geliyorlardı. Aynı dönemde biz üst sorumlumuz olan ... KOD isimli K.E. ile öğrenci sorumluları kendi aramızda toplantılar da gerçekleştiriyorduk. Bu toplantılarda ... KOD bize öğrencilerle ilgili bilgiler soruyordu. Örneğin öğrencilerin ders durumunu, sigara içip içmediklerini, kız arkadaşlarının bulunup bulunmadığını ve benzeri konularda bizden bilgi topluyordu. Bu toplantılarda sanık ... da bulunmaktaydı ve kendi sorumluluğundaki öğrencilerle ilgili bilgiler veriyordu. Daha sonra sorumluluğumuzdaki öğrenciler 12. Sınıfa geçtiler. 12. Sınıfta üst sorumlularımızdan öğrenciler ile birlikte aynı evde kalmamız istendi. Ben ve sorumlu olduğum öğrenciler ayrı bir eve çıktık. Sanık ... da aynı şekilde sorumluluğundaki öğrencilerle ayrı bir eve çıktı. 12. Sınıfın sonuna doğru üst sorumlularımız tarafından gelen talimat üzerine öğrencilerin askeri okullara yönlendirmesi yapıldı. Hatta sınav ve mülakatlara hazırlık ve mülakatlarda neler yapılması gerektiğini üst sorumlularımız eve gelerek birebir öğrencilere anlattılar. Daha sonrasında sorumluluğumda bulunan öğrenciler askeri okulların sınavlarına girerek askeriyeyi kazandılar. ...'ın sorumlu olduğu öğrencilerin kazanıp kazanmadığını bilmiyorum. Bu bilgiler mahrem olduğu için bizimle paylaşılmıyordu. Bu bahsettiğim olaylar 2013-2014 yıllarında gerçekleşmiştir. Bu dönemden sonra sanık ... okuldan mezun olarak ayrıldı. Daha sonrasında sanık ... ile ilgili bir bilgim bulunmamaktadır. Ayrıca benim hakkımda da örgüt üyeliğinden ...Ağır Ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılarak HAGB kararı verildi. Sanık ...'la ilgili bildiklerim ve söyleyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Öte yandan, ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan davacının Cumhuriyet Başsavcılığında alınan savunmasında, "Ben 1992 yılında Çankayada doğdum. Sırasıyla İlkokul ve ortaokulu Ankara Etimesgut ... İ.Ö.O., Liseyi Etimesgut lisesinde okudum. Liseden 2010 yılında mezun oldum. ... Turizm firmasına 3 aylığına çalışmak için girdim ve dershane parasını biriktirdim. 3 ay sonunda yeterli miktara oluşamadım. 1 yıl çalışma kararı aldım ve Kamil Koçta çalışmaya devam ettim. 1 yıl sonra Ankara Etimesgut... Dershanesine girdim 1 yıl okudum. Bu dershane Fetöye ait dershane değildi. Girdiğim üniversite sınavı sonucunda bir yere yerleşemedim. Bunun üzerine Ankara kazanda bulunan bir otomotiv fabrikasına çalışmak için girdim. 2 hafa çalıştım. Zor geldiği için çıktım. Üniversite yerleştirilmesi sonucu ek tercih aşamasında ADÜ 2 yıllık Muhasebe bölümünü kazandım. 2012-2014 yılında nazillide üniversite okudum. 2014 yılında askeri okulu kazandım ve 2015 yılı Haziran yada Temmuz ayında askeri okuldan mezun oldum. Halen Bingöl Kiğılıda görev yapmaktayım. abam PTT emeklisi annem ev hanımıdır. SORU: TCK 221/3 maddesindeki 'Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde hakkında ceza hükmolunmaz' hükmü dikkate alınarak bu maddeden yararlanmak ister misiniz? Bu çerçevede verecek bilgileriniz var mı? Konu ile ilgili detaylı ifadenizi veriniz. CEVAP: Evet bu maddeden faydalanmak istiyorum bildiklerimi anlatacağım. Devletime yardımcı olmak istiyorum. Benim bu örgüt ile ilk tanışmam şu şekilde olmuştu. Ben üniversiteyi kazandıktan sonra Aydın iline ilk geldiğimde yani 2012 yılı Ekim yada Kasım daha önceden liseden arkadaşım olan, o tarihte ADÜ’de öğrenim gören Y.C.’ın arkadaşları ile birlikte kaldığı bir eve yerleştim. Bu ev örgüt evi değildi. 3-4 ay burada kaldım maddi imkanımdan dolayı eve para veremeyince evde kalan diğer şahıslar benim evden çıkmamı istedi. Ben de çevredeki arkadaşlarıma ev aradığımı söyledim. Üniversitede benimle aynı bölümde okuyan M.S. isimli, aynı zamanda örgüte ait ismini hatırlamadığım bir yurtta kalan şahıs benim ev aradığımı duyunca bana bir telefon numarası verdi. Bana 'Bu şahsı ara, sana ev bulnamda yardımcı olur, bu şahsın bulacağı cemaat evinde kalırsın' dedi. Ben de M.’ın bana verdiği numarayı aradım. Aradığım şahıstan bana kalacak yer ayarlamasını istedim. Bu şahıs ... kod adlı fotoğraf teşhisini yaptığım H.Ö.'du. Bu şahıs ile Nazilli çarşıda buluştuk beni nazilli zafer mahallesinde bulunan bir eve götürüp yerleştirdi. Bu evde benimle beraber 3 kişi daha vardı. Bu evin ev abisi M.G. isimli ADÜ İsabeyli kampüsünde, doğulu olduğunu bildiğim şahıstı. M.K. isimli şahıs vardı. Diğer şahısları hatırlamıyorum. Bu evde 4 ay kaldım. Evde H.Ö. gelip bize örgütün sohbet toplantılarını yapardı. Bize namaz kıldırır, Fetullah GÜLEN kitaplarını okur, CD’lerini izlettirirdi. Yaz dönemi memlekete gittim. 2013-2014 eğitim öğretim yılı başlayınca tekrar Aydına geldim. Yine aynı eve yerleştim. Evde de aynı kişiler kalıyordu. Burada 1-2 ay kaldık. Maddi durumum olmadığı için eve para verememeye başladım. Sonra bu eve ... kod adlı yaptığım fotoğraf teşhisinde K.E. olduğunu öğrendiğim şahıs geldi ve bana 'Bundan sonra sen benimle kalacaksın' dedi. 2013 yılı Ekim yada Kasım ayı gibi beni alarak ... Mahallesinde örgüte ait bir eve götürdü. Bana bu evde kalan çocukları göstererek 'bunlarla sen ilgileneceksin' dedi. Ben artık bu evde kalmaya başladım. Evde benimle birlikte fotoğraf teşhisini yaptığım H.Ş. ve H.D. isimli şahıslar kalıyordu. Ayrıca ismini ... olarak hatırladığım ancak emin olamadığım bir lise öğrencisi daha vardı. Bu şahsı H.Ş. yada H.D. tanır. 2014 Mayıs ayına kadar ben bu evde kaldım. Evde K.E.’nun düzenlediği örgütün klasik toplantıları yapıldı. Piknik etkinliği yapıldı. Askeri okul için ben hazırlandım. K.E. veya bir başkası bana telkinde bulunmadı. 2014 yılı haziran ayında Ankarada askeri okul mülakatlarına gittim ve kazandım. Ankara Jan. Beytepe askeri okulu kazandım. Kazandıktan sonra bu şahıslardan kimseyle görüşmedim. 8 Ağustos 2014 yılında okula başladım ve 2015 Haziran ayında mezun oldum. Ben Ankarada okurken hafta sonları ailemin evine gidiyordum. Mezun olunca tayinim Artvine tayinim çıktı ve 2015 yılı Temmuz ayında burada göreve başladım. Askeri okula başladıktan sonra artık kimseyle görüşmedim beni arayan da olmadı. Zaten 17/25 Aralık sürecinden dolayı bunların gerçek yüzünü anlamaya başlamıştım. Sırf maddi imkansızlık nedeniyle bunların evinde kaldım. 2015 yılı Temmuz ayından 2017 yılı Temmuz ayında Artvinda astsubay çavuş olarak görev yaptım. 2017 yılı temmuz ayında Bingöl Kiğılıya tayinim çıktı. Halen de burada astsubay olarak görev yapmaktayım. Örgütte irtibat ve iltisakım sadece evlerinde kaldığım yukarıda belirttiğim tarihler arasında sınırlıdır. Darbe günü Artvin il jandarma komutanlığında Lojistik şube müdürlüğünde görevdeydim. Darbe saatinde evdeydim. Alay komutanı tarafından göreve çağırıldım ve birliğimde bekledim...SORU: Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca... soruşturma sayılı dosya ile FETÖ/PDY kapsamında örgütte doktor konumunda olduğu tespit edilen (Doktor: Örgüt tarafından askeri okullar, polis okulu veya polis akademisinde öğrenim gören örgüt mensuplarından sorumlu kişi.) K.E. isimli şahıs alınan ifadesinde; “2012 yılında benim yeni sorumlu olduğum ve askeri okullara hazırlanacak öğrenciler artık T.Ö., H.Ş., H.D. ve F.S. idi. Bu şahıslar hafta sonları eve ders çalışmak için düzenli olarak gelmeye başladı. Bunların hepsi 10. Sınıf öğrencileri idi. Bu yıl bu şekilde geçti. Ben bunlara sürekli ders çalıştırırdım. Daha sonraki eğitim döneminin başında bu öğrenciler 11. Sınıfa geçtiler. Benim de kalmış olduğum örgüt evim değişti ve Nazillideki Çarşıda bulunan ... Karakolu civarındaki örgüt evine yerleştirildim. O günden sonra benim BLM görevim sona erdi ve yeni görevim 11 mesullüğü olduğunu o dönemin Nazilli ED’si ... kod adlı şahıs bana söyledi. T.Ö., F.S.’yı ben bir grup yaptım. H.Ş. ve H.D.’u da bir grup yaptım. T. ve F. isimli şahıslar ... kod adlı G.A.’nın kalmış olduğu örgüt evine gidip gelmeye başladılar. H.Ş. ve H.D. da ... isimli örgüt evinde kalan başka bir şahsın yanına gidip gelmeye başladılar. Ben de ara sıra bu öğrencilerin kalmış olduğu evlere giderek kontrollerini yapıyordum. Ders çalışıp çalışmadıklarını sorarak bilgi alıyordum. Bu yıl bu şekilde geçti. Hatırladığım kadarıyla 2013 yılının sonunda H.Ü. ile Nazilli’de yapmış olduğumuz bir toplantıda; T.Ö. ile F.S.’yı bir eve, H.Ş. ve H.D.’u da başka bir örgüte evine yerleştirmemi, bu evlere başka kimsenin alınmamasını, bu evlerin örgütün gizli, mahrem evi olduğunu, askeri okullara yerleştirilecek öğrencilerin bu evde olacağını bana söyledi. Bu evlerin sorumluları da birisinin G.A. diğerinin ise ... isimli şahıstı. ... isimli şahsın Ankaralı olduğunu biliyorum, sarışın, uzun boylu kel kirli sakallı, Nazilli 2 yıllık muhasebe öğrencisi olan, o dönem 22 yaşlarında idi. Ben zaman zaman bu evlere giderek kontrollerini yapıyordum. H.Ü.’nün bana verdiği talimatları bunlara iletiyordum. Bu talimatlarda örgüt evinde kalan bu öğrencilerin namaz kılmaları, örgüt liderinin kitaplarını okuyup okumadıkları ile ilgili idi. Ben de bunları kontrol amaçlı evlere giderdim, bilgileri alır H.Ü.’ye iletirdim.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Örgüt içerisinde sorumlu olduğunuz mahrem evinde gerçekleştirilen örgüt faaliyetleri nelerdir? Örgüt kapsamında sizin sorumlu olduğunuz veya sizden sorumlu olan şahıs/şahıslar kimlerdir? Mahrem örgüt evlerinde askeri okullara yetiştirdiğiniz şahıslar kimlerdir? Sorumlu olduğunuz mahrem evlerinde kalan örgüt mensubu şahısları askeri okullara yetiştirilmesi konusunda ne tür faaliyetlerde bulundunuz? Konu ile ilgili ayrıntılı ifadenizi veriniz. CEVAP: Doğrudur. K.E. bana H.Ş. ve H.D.’u bir yere çıkarmamamı söylerdi. SORU: Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosya kapsamında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu tespit edilen şüpheliler H.Ş. ve H.D. isimli şahısların etkin pişmanlık ifadelerinde ve yaptırılan fotoğraf teşhisinde; şahsı ... olarak bildiklerini, FETÖ terör örgütüne ait Nazilli’deki örgüt evinde 2013-2014 yılları arasında ... kod adlı K.E. tarafından kendilerine örgüt evine yerleştirildiklerini, bu örgüt evinin ev abisinin ... isimli şahsın olduğunu, ... isimli şahsında askeri okul sınavlarına girdiğini ve astsubay olduğu, ... isimli şahsın kendilerinden sorumlu olan örgüt mensubu şahıs olduğunu beyan etmiştir. Ev abiliği görevini size kim verdi? Hangi tarihlerde örgütte ev abiliği yaptınız? Ev abiliği öncesi ve sonrası örgüt konumunuz nedir? Örgüt içerisinde sizin sorumlu olduğunuz şahıs/şahıslar ve sizden sorumlu olan şahıs/şahıslar kimlerdir? Konu ile ilgili ayrıntılı ifadenizi veriniz. CEVAP: Evet ben bu konu ile ilgili yukarıda ifademi vermiştim. Ben bu çocukların askeri okullara hazırlandıklarını bilmiyordum. Onlar da bana askeri okullara hazırlandıklarını söylemediler. Ben okul bittikten sonra H.D.’u cep telefonumdan arayıp hal hatır sorduğumda bana askeri okulu kazandığını söyledi. Başkaca şahıslar hakkında bilgim yoktur. SORU: FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü tarafından siz kod adı verildi mi? Verildi ise kim tarafından hangi isim size kod adı olarak verildi? CEVAP: K.E. bana ... kod adını verdi ama ben hiç kullanmadım..." şeklinde beyanda bulunduğu; Mahkemelerinde alınan savunmasında ise, "Ben 2012 yılında ek tercihlerden Aydın Nazilli ....Meslek Yüksekokulu Muhasebe bölümünü kazandım. Daha sonra liseden sıra arkadaşım Y.C. aynı okulda benden daha önce okuyordu. Ben de zaten o orda diye ilk sıraya orayı yazdım ve tercih ettim. Tercihim geldi. Ben o arkadaşımın yanına gittim Aydın Nazilli ilçesine. Normal herhangi bir vakıfa, cemaate ait olmayan özel bir evde kaldık. Babam bana aylık 200 TL gönderiyordu. Ama eve aylık sadece kişi başı 250 TL verildiğini arkadaşım bana söylemişti. Ama ben 3 ay 250 TL'yi veremedim. Daha sonra arkadaşım bana kendime ev bulmamı söyledi. Çünkü evdeki diğer arkadaşlar ile konuşmuşlar. Y. bana gelerek bana kendime yeni bir ev bulmam gerektiğini söyledi. Ben de maddi sebeplerden dolayı ayrılmak zorunda kaldım. Bu sırada kendi sınıfımdan M.S. adlı arkadaşımla tanışıklığımız oldu. Bu kişi de bu örgüt ile bir bağlantısı vardı. Bizi de yurda haftada bir 2 haftada bir yemeğe götürüyordu. Biz de öğrenci olduğumuz için yemek denildi mi akan sular dururdu. Ben de birçok kişiyi arayarak bana ev lazım olduğunu sordum. O da bana H.Ö.'un numarasını verdi. Ben artık o kişi ile görüştüm. Durumu bildirdim. Maddi sıkıntılardan dolayı açıkta kaldığımı, ev bulmam gerektiğini söyledim. O da bana gel dedi, para sorun değil, diye söyledi. Ben de onlarla kalmaya başladım. Aylık 150 TL'ye anlaştım. Çünkü babam aylık 200 TL gönderiyordu. Bu 150 TL'yi veremediğim aylarda oldu. Ben bu evde yaklaşık 3 ay kaldım. Kalmış olduğum dönemde soy adını hatırlamadığım ..., ... isimli kişiler ile kaldım. Yaz tatilinde ben memleketim olan Ankara ilinden geldim. Yaz tatili bitti ve ben tekrardan kalmış olduğum örgüt evine tekrar geri geldim. Ben bu evde 1 buçuk 2 ay kaldım. Yine maddi sıkıntılar nedeniyle ev ile problem yaşadım. Daha sonra K.E. isimli şahıs gelerek beni bu evden aldı ve artık benimle kalacaksın diye söyledi. Ben de maddi sıkıntılarım olması nedeniyle bu kişinin bana böyle söylediğini tahmin ettim, aklıma başka bir şey gelmedi. Daha sonra biz K.E. ile farklı bir evde birlikte kalmaya başladık. Bu eve lise son sınıf öğrencileri gelmeye başladı. Birisi H.Ş. diğeri de H.D. idi. K.E.'nun bana söylediği 'Bu arkadaşlar ara ara eve gelir, geldiklerinde senden çok şey beklemiyorum, bunlara çay, bisküvi gibi ikramlarda bulunursun' şeklinde bana bilgiler verdi. Ben de bu evde kalmaya başladım. Onlara ne bir din dersi ne de bir normal ders şeklinde bir bilgi vermedim. Benim böyle bir ehliyetim bulunmamaktadır. Ben orada 2 yıllık okuyordum. O çocuklar zaten benden daha çalışkandı. Benim onlara ders verme gibi bir durumum olamaz. 2012 yılı bitti. 2013 yılı yaz tatilinde ben bu evden ayrıldım. K.E. isimli şahıs evde kalmış olduğumuz dönemde toplantı yapardı, bana dini bilgiler verirdi. Sureler ile bir sıkıntım olduğu için sure ezberlememi söylerdi. Fethullah gülenin videolarını izletirdi. Namazlarımıza dikkat etmemiz gerektiğini söylerdi. Ben zaten sabah okuluna giderdim, akşam geç saatte gelirdim. 2014 yılından sonra ben zaten okulum bitti. Okulum bittikten sonra ben de memleketime gittim. 2014 yılında ben Ankara Beytepe Jandarma Tugay Komutanlığını kazandım. Benim okulu kazanmam sürecinde örgüt benimle hiçbir şekilde iletişime geçmemiştir. Ben örgüt ile olan bağımı Üniversite bittikten sonra gideceğimi K.E.'na söyleyerek kopardım. Bir daha da herhangi bir şekilde ne K.E. isimli şahsı ne de başka bir şahsı aramadım. Meslekte iken de ben aynı numarayı kullandım. Benim ilk görev yerim Artvin ilinde daha sonra ise Kiğı da görev yaptım. Beni Kiğı ilçesinde gözaltına aldılar. Ben etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, davacının örgüt ile bağlantısının olduğuna, örgüte ait evlerde kaldığına, bu evlere gelen lise öğrencileriyle ilgilendiğine, bu görevin kendisine ... kod adlı K.E. isimli şahıs tarafından verildiğine, ev abiliği yaptığına, örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldığına, öğrenci sorumlularının üst sorumlu K.E. ile yaptıkları toplantılarda K.E.'ye kendi sorumluluğundaki öğrencilerle ilgili bilgiler verdiğine ve diğer hususlara yönelik yukarıda yer verilen tanık ifadeleri ile örgüte ait evlerde kalarak bu evlere gelen lise öğrencileriyle ilgilendiğine, bu görevin kendisiyle aynı evde kalan ve örgütte doktor (örgüt tarafından askeri okullar, polis okulu veya polis akademisinde öğrenim gören örgüt mensuplarından sorumlu kişi) konumunda bulunan ... kod adlı K.E. isimli şahıs tarafından verildiğine, yine K.E. isimli şahıs tarafından kendisine ... kod adının verildiğine, söz konusu evlerde sohbet toplantısı yapıldığına ve örgüt liderinin videolarını izletmek gibi örgütsel faaliyetler yürütüldüğüne ve diğer hususlara yönelik kendi beyanının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ/PDY ile irtibatının/iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde tespitin dosyada mevcut olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali, davacının özlük ve parasal hak talebinin kabulüne ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/02/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.