DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1121 E. , 2024/355 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1121 Karar No : 2024/355 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1121 E. , 2024/355 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1121 Karar No : 2024/355 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin "6292 sayılı Kanun uyarınca Beykoz Belediyesine devri yapılan taksitli Taşınmaz Satış Sözleşmesi"nin feshine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacının önceki taksitlerini süresinde ödediği fakat davacı adına aynı bankada bulunan hesaplar arasındaki karışıklıktan dolayı dava konusu işleme dayanak teşkil eden bir kısım taksitlerini süresinde ödemediğinin anlaşılması üzerine tesis edilen idari işlemden sonra; 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 16/05/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik 6292 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesinde belirtilen sürelerden yararlanmak için son başvuru tarihi olan 30/11/2018 tarihine kadar davalı idareye başvuru yapılması halinde söz konusu Kanun'dan yararlanmaya devam edileceğinin ... tarih ve ... sayılı yazı ile davacıya bildirildiği, davacının da 11/09/2018 tarihinde davalı idareye başvurduğu ve ödemesi gereken tüm borcunu gecikme zammı ile birlikte davalı idareye ödediği, davalı idarenin de ödemeleri itiraz kaydı olmadan kabul ettiği, davacının 18/08/2019 tarihi itibarıyla idareye olan borcunun tamamını ödediğinin belirtildiği ve dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması için 17/09/2019 tarih ve E.486148 sayılı yazı ile Beykoz Tapu Müdürlüğüne bildirimde bulunulduğu, bu durumda, sözleşme gereğince tüm borcunu ödeyen davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/12/2022 tarih ve E:2022/2230, K:2022/7473 sayılı kararıyla; İdari işlemlerin yargısal denetimlerinin, işlemlerin tesis edildikleri tarihte geçerli olan hukuki durum esas alınarak çözümlenmesi gerektiğinin İdari Yargının bilinen ilkelerinden olduğu, 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 9. fıkrası uyarınca, taksitli satışlarda taksit süresinin sonuna kadar taksitlerden ikisinin süresinde ödenmemesinin, yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmeyeceği, ancak, söz konusu düzenlemeye göre, iki taksitten daha fazlasının ödenmemesi durumunun, yükümlülüklerin ihlali sonucunu doğuracağı, Uyuşmazlıkta, davacının taksitli satış sözleşmesiyle devraldığı dava konusu taşınmaza ilişkin 3. taksitin eksik ödendiği, 4., 5. ve 6. taksitlerin de son ödeme tarihi itibarıyla ödenmediği, sonuç olarak 5. taksitin son ödeme tarihi olan 18/02/2017 tarihi itibarıyla 3 adet taksitin (3. taksitin eksik ödenmesi nedeniyle) vadesinde ödenmemiş olduğunun görüldüğü, Bu durumda, idarece dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte 6292 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi gereken ikiden fazla taksitin süresinde ödenmediği sabit olduğundan, işlem tarihi itibarıyla mevzuata uygun şekilde sözleşmenin feshedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Öte yandan, her ne kadar dava konusu işlem hukuka uygun görülmüş ise de, dava açıldıktan sonra davacının 6292 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesinde belirtilen sürelerden yararlanmak suretiyle tüm borcunu ödediği ve taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verildiği görüldüğünden, davalı idarece bu durumun dikkate alınarak davacıya yönelik olarak herhangi bir hak kaybına sebebiyet verilmemesi gerektiğinin de açık olduğu belirtilerek ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, işlemin tesis edildiği tarihteki mevcut hukuki durum dikkate alındığında dava konusu işlemin doğru olduğunun anlaşılacağı, bu nedenle davanın reddine karar verilerek lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Bölge İdare Mahkemesince ısrar edilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdari Dava Dairesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz için davalı idare ile davacı arasında taksitli satış sözleşmesi düzenlenmiş, 6292 sayılı Kanun gereğince düzenlenmiş olan taksitli satış sözleşmesi uyarınca 18/02/2016 tarihinde ödenmesi gereken 3. taksitin 22/03/2016 tarihinde yatırıldığı ve bu nedenle 213,77-TL gecikme bedeli kesintisi sonrasında 3. taksitin eksik ödenmiş olduğu, 18/08/2016 tarihli 4. taksit bedeli, 18/02/2017 tarihli 5. taksit bedeli ile 18/08/2017 tarihli 6. taksit bedelinin son ödeme tarihinin 18/08/2017 olduğu, söz konusu taksitler için 24/08/2017 ve 25/08/2017 tarihlerinde defaten havale ile ödeme yapıldığı, özetle 5. taksitin son ödeme tarihi olan 18/02/2017 tarihi itibarıyla 3 adet taksitin vadesinde ödenmemiş olduğunun tespit edildiği, bu nedenle, 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 8. fıkrasına istinaden davacı ve davalı idare arasında imzalanmış olan taksitli satış sözleşmesinin feshedilmesine dair 27/12/2017 tarih ve E.210856 sayılı işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bunun üzerine satış sözleşmesinin feshine dair işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un “Proje alanlarının belirlenmesi ve bu alanda kalan taşınmazların değerlendirilmesi“ başlıklı 8. maddesinde; "(1) 2/B alanlarından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kadastro tutanakları kesinleşen veya güncelleme listeleri tescil edilen alanlarda bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kadastro tutanakları kesinleşecek veya güncelleme listeleri tescil edilecek alanlarda ise kesinleşme ve tescil tarihinden itibaren üç ay içinde, proje alanı belirlemek isteyen 2 nci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen idareler tarafından bu alanın sınırları tespit edilerek, alana ait uydu fotoğrafları, varsa her tür ve ölçekteki plan, parselasyon planı, mülkiyet bilgileri, kadastral paftaları ve halihazır haritalarıyla birlikte proje alanı sınırı onaylanmak üzere belediyeler tarafından valilikler aracılığıyla, TOKİ tarafından doğrudan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir. Bu alanlar, adı geçen Bakanlık tarafından talebin intikal tarihinden itibaren otuz gün içerisinde aynen veya değiştirilerek onaylanır ya da reddedilir ve teklif sahibi idareye bildirilir. (2) Teklif sahibi idare tarafından onay tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde onaylanan proje alanı Maliye Bakanlığına gönderilerek, proje alanı içinde kalan 2/B alanlarındaki taşınmazların devrinin talep edilmesi üzerine, bu taşınmazlardan Maliye Bakanlığınca uygun görülenler, hak sahipleri ve mevcut hakları da belirtilmek suretiyle emlak vergi değeri üzerinden talep sahibi idareye devredilir. Devir bedeli peşin veya bu Kanunda belirtilen sürelerde taksitle ödenebilir. .... (6) Proje alanlarında ihdas edilecek taşınmazlar, tapuda devir alan idare adına tescil edilir. Devredilen taşınmazların tapu kütüklerinde bulunan 2/B, kullanıcı ve muhdesata ilişkin belirtmeler devir alan idarenin talebi üzerine terkin edilir. Devredilen taşınmazlardan imar planları yapılması sonucunda eğitim, sağlık ve benzeri resmî tesis alanları için ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince korunması gereken taşınmazlar, imar uygulaması sonucunda bedelsiz ve müstakil parsel şeklinde Hazine adına tapuya resen tescil edilir ve bu hususta tapu kütüğüne belirtme yapılır. İmar uygulamasını müteakip imar planlarında yukarıda sayılan kullanımlara ayrılmayan parsellere belirtmeler taşınmaz. (7) Devralan idareler devraldıkları taşınmazları; hak sahiplerinin talebi üzerine fiili durumuna uygun olarak ifraz edilmek suretiyle müstakil parsel veya paylı olarak, üzerinde çok katlı bina bulunan taşınmazlarda ise kat mülkiyeti tesisi suretiyle, bunun mümkün olmaması hâlinde paylı olarak hak sahipleri ile bunların kanuni veya bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış olan akdî haleflerine tabi oldukları mevzuatına göre bu Kanunda belirtilen satış ve ödeme koşullarını da dikkate alarak rayiç bedel üzerinden doğrudan satabileceği gibi; hak sahipleri taşınmazı doğrudan satın almış olsaydı Hazineye ödeyeceği bedeli devralan idarelere ödemeyi kabul etmesi hâlinde, taşınmaz kendisine ait kabul edilerek hakları karşılanmak kaydıyla devir alan idareler kendi projelerinde ve mevzuatlarına göre değerlendirebilir. (8) Satış bedeli peşin veya taksitle ödenebilir. Satış bedelinin tamamının peşin ödenmesi hâlinde yüzde yirmi, en az yarısının ödenmesi hâlinde yüzde on oranında indirim uygulanır ve bu bedeller idarece yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ödenir. Tebliğ edilen satış bedeline itiraz edilemez ve dava açılamaz. Peşinat alınmadan yapılan taksitle satışlarda ise satış bedelinin tamamen ve münhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarak kullanılan ve üzerinde tarımsal amaçlı yapılar (mandıra, sera, ağıl, kümes vb.) ile sürekli ikamet amacıyla kullanılan konut hariç yapı bulunmayan yerler için yüzde onu, diğer yerler için yüzde yirmisi, yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanı ise belediye ve mücavir alan sınırları içinde en fazla beş yılda on eşit taksitte, belediye ve mücavir alan sınırları dışında ise en fazla altı yılda on iki eşit taksitte faizsiz olarak ödenir. Taksitli satışlarda kalan miktarı karşılayacak tutarda kesin ve taksitlendirmeye uygun süreli banka teminat mektubu verilmesi veya satışı yapılan taşınmazın üzerinde 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümleri uyarınca Hazine lehine kanuni ipotek tesis edilmesi hâlinde; taşınmaz, tapuda hak sahibi adına devredilir. İdare tarafından yapılan taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan taşınmaz satış sözleşmeleri ile kanuni ipotek sözleşmelerinde resmî şekil şartı aranmaz. Hak sahipliği belgesi; hak sahibinin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, imzası, fotoğrafı ve nüfus bilgilerini içerecek şekilde idarece düzenlenir. Düzenlenen hak sahipliği belgelerinin idarece yazılı olarak tapu idaresine bildirilmesi üzerine, devir ve kanuni ipotek tapu siciline resen tescil edilir. İpotek tesis edilerek devredilen taşınmazların üçüncü kişilere satılması hâlinde borcun kalan tutarından alıcılar sorumludur. Bu hususta tapu kütüğünde gerekli belirtme yapılır. Hak sahibi adına mülkiyet devredilmeden yapılan taksitli satışlarda, hak sahibi tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda, tahsil edilen tutar hak sahibine aynen ve faizsiz olarak iade edilir. (9) Peşin satışlarda satış bedelinin tamamını, taksitli satışlarda ise peşinatı veya taksitleri vadesinde ödememek suretiyle yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin doğrudan satın alma hakları düşer. Ancak, taksitli satışlarda, taksit süresinin sonuna kadar ödenmek kaydıyla taksitlerden ikisinin vadesinde ödenmemesi yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmez. Vadesinde ödenmeyen taksit tutarlarına 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranda gecikme zammı uygulanır. (...)" hükmüne, "Başvuru ve ödeme sürelerinin uzatımı" başlıklı Geçici 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise, "Taksitli satışlarda, sözleşmesinde belirtilen taksitlerden ikiden fazlasını vadesinde ödemeyenlerin ödeme süresi, 30/11/2018 tarihine kadar uzatılmıştır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari işlemlerin yargısal denetimlerinin, işlemlerin tesis edildikleri tarihte geçerli olan hukuki durum esas alınarak çözümlenmesi gerektiği İdari Yargının bilinen ilkelerdendir. 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 9. fıkrası uyarınca, taksitli satışlarda taksit süresinin sonuna kadar taksitlerden ikisinin süresinde ödenmemesi yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmeyecek ancak, iki taksitten daha fazlasının ödenmemesi durumu, yükümlülüklerin ihlali sonucunu doğuracaktır. Uyuşmazlıkta, davacının taksitli satış sözleşmesiyle devraldığı dava konusu taşınmaza ilişkin 3. taksitin eksik ödendiği, 4., 5. ve 6. taksitlerin de son ödeme tarihi itibarıyla ödenmediği, sonuç olarak 5. taksitin son ödeme tarihi olan 18/02/2017 tarihi itibarıyla 3 adet taksitin (3. taksitin eksik ödenmesi nedeniyle) vadesinde ödenmemiş olduğu görülmektedir. Bu durumda, idarece dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte 6292 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi gereken ikiden fazla taksitin süresinde ödenmediği sabit olduğundan, işlem tarihi itibarıyla mevzuata uygun şekilde sözleşmenin feshedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, her ne kadar dava konusu işlem hukuka uygun görülmüş ise de, dava açıldıktan sonra davacının 6292 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesinde belirtilen sürelerden yararlanmak suretiyle tüm borcunu ödediği ve taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verildiği görüldüğünden, davalı idarece bu durumun dikkate alınarak davacıya yönelik olarak herhangi bir hak kaybına sebebiyet verilmemesi gerektiği de açıktır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.