Başvuru, gazeteci olan başvurucu hakkında iki farklı tarihte uygulanan tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, gazeteci olan başvurucu hakkında iki farklı tarihte uygulanan tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 5/2/2018 ve 24/4/2018 tarihlerinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Kişi ve konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2018/3932 numaralı bireysel başvuru dosyasının 2018/13821 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine; incelemenin 2018/3932 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Komisyonca 2/1/2020 tarihinde, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tutuklamaya konu eylemler nedeniyle ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiği iddiaları dışındaki iddialar yönünden kısmi kabul edilemezlik kararı verilmiş; başvurunun tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ve tutuklamaya konu eylemler nedeniyle ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin kısmının kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 7 Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, gazetecidir ve Aktifhaber adlı internet haber sitesinin genel yayın yönetmenliğini yapmıştır. Aktifhaber adlı internet haber sitesine Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle 16/7/2016 tarihinde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığınca erişimin engellenmesine karar verilmiştir. Türkiye, 15 Temmuz 2016 gecesi askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiştir. Kamu makamları ve soruşturma mercileri -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda FETÖ ve/veya PDY olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Bu kapsamda FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmalarına yönelik soruşturmalar yapılmış ve çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurucunun da aralarında olduğu kişiler hakkında FETÖ/PDY'nin medya yapılanmasıyla bağlantılı olarak soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu, bu soruşturma kapsamında 22/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu 23/7/2016 tarihli Savcılık ifadesinde, suçlamaları anladığını belirtmiş ve avukatının da huzurunda ifade vermiştir. İfadesinde "Ben Aktif Haber sitesinde 2011 yılı mayıs ayında itibaren genel yayın yönetmeni olarak görev yaparım. Görev yaptığım dönemde 'fuat avni' denen Twitter hesabının yaptığı paylaşımlardan bir kısmını haber değeri taşıdığını düşündüğümüz için haber yaptık, haber yaparken kaynak göstererek yani Sözcü gazetesi, Cumhuriyet gazetesi, T24 haber sitesi, Diken haber sitesi kaynaklarını göstererek haberlerimizi yaptık, tamamen gazetecilik refleksiyle hareket ettik, bizim seçilmiş Cumhurbaşkanına veya Hükûmete karşı herhangi bir kastımız, darbe girişimimiz asla ve asla olamaz. Biz çalışma yöntemi olarak kendimiz haber üretmeyiz, ülkede faaliyet gösteren Anadolu Ajansı, Doğan Haber Ajansı, Anka Haber Ajansı ve Cihan Haber Ajansına aboneyiz, bu haber ajanslarından gelen haberleri kaynak göstererek sitemizde yayınlarız. Yine ulusal gazeteleri tarayarak yine kaynak gösterip, sitemizde yayınlarız. Dolayısı ile yapılan haberlerde işlenmiş herhangi bir suç var ise haber kaynağımız olan gazeteler ve ajanslarda bu suçu işlemişlerdir. Ben 17/07/2016 tarihi itibariyle Aktif Haber sitesinden ayrıldım. Ben gazeteciyim, seçilmiş hükümetin icraatlarını eleştirebilirim, ancak kesinlikle yapılmış olan darbeyi tasvip etmem kesinlikle mümkün değildir. Ben evliyim 2 çocuk babasıyım, sadece rızkımın peşindeyim, örgüt üyeliği gibi bir işin içerisinde olamam hain darbe olduktan sonra 240 şehit olduğu, meclis bombaladıktan sonra Türkiyede sosyal medyada kimin tutuklanacağını kimin gözaltına alınacağını, içinde yaklaşık 80-90 kişinin gözaltına alınacağının yazdığı, Başkentcii isimli hesap bu listeyi cumartesi veya pazar yazdı, bu listede benimde adım vardı. Ama ben Bağımsız Türkiye Yargısına güvendiğim ve yaptığım işten emin olduğum için kaçmadım ve polisler gelip beni evimde aldılar, ben basın emekçisiyim ve Türkiye Yargısına güveniyorum. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Başvurucu 24/7/2016 tarihinde, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan tutuklanması talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilmiştir. Tutuklamaya sevk yazısında başvurucunun üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilmiştir. Başvurucunun sorgusu 24/7/2016 tarihinde İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğinde yapılmıştır. Başvurucu, sorgusunda "Ben gazeteciyim. 2011 yılında aktifhaber sitesine iş başvurusu yapmıştım ve orada işe başladım. Yazılarımızı 4 tane abone olduğumuz ajanstan alırız. Ayrıca Türkiye'de ulusal haber yapan gazetelerden alırız. Yaptığımız haberleri kaynak gösteririz. Biz hükumeti eleştirebiliriz. Fakat darbeyi kabul etmeyiz. Darbe olayından sonra bu sebeple bu işyerinden istifa ettim. Ben darbe yapan insanları tanımam. Onlarla bir olup nasıl darbeye ortam hazırlayayım. Karşı gazetesini ben sadece medya kuruluşu olarak bilirim. Sitemizde paylaştığımız haberler ajanslar ve gazetelerden alıntıdır. Zaman gazetesinden de diğer gazetelerden olduğu gibi haber alıyorduk. Son dönemde yaptığımız haberlerin çoğunu Sözcü ve Hürriyet'ten alıyoruz. Ben kesinlikle darbeye karşıyım. Herhangi bir ön koşulsuz amasız fakatsız yapanları lanetliyorum. Bu site 2004 ya da 2005 yılında kurulmuştur. Daha önce belirttiğim gibi 2011 yılında iş başvurusu yapmak suretiyle bu sitede yayın yönetmeni olarak çalışmaya başladım. Gazeteciliğe 2007 yılında başlamıştım. Bahsi geçen siteye 2011 yılında doğrudan yayın yönetmeni olarak başladım. Darbe olayının gerçekleştiği günün ertesinde yayın yönetmenliğinden istifa ettim. Şuan bir bağlantım yoktur. Sözkonusu sitenin yayın politikasını ve kimlerle ilintili olduğunu bilmiyorum. Sadece iş bulmak amacıyla çalışmaya başladım. 2011 yılı itibariyle hükûmeti daha fazla destekleyen bir yayın akışı vardı. Gazetenin internet sitesinin 2 ortağı vardır. Biri B. diğeri H.Ç.dir. Bu şahısların Fethullah Gülen örgütüyle bir bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum. 17 Şubat 2012 tarihinde yazdığım yazı basında yer alan haber ve yorumlardan derleme yaptım. Cemaat mensuplarının kamudan uzaklaştırıldığına veya mesleğe kabul edilmediklerine dair somut bir bilgim, herhangi bir cemaat mensubu şahsın kamudan uzaklaştırıldığını bizzat görmedim. Bu yazıları Yenişafaktan A.B. Star gazetesi İ.K. ve Vatan gazetesinden B.Ç. yazılarından derleyerek yapmıştım. MİT operasyonu nedeniyle görevden alınan kamu görevlisi olup olmadığını hatırlamıyorum. Yazıyı tamamen kendi irademle yazdım. Herhangi bir kimsenin direktifi olmadı. Gazetecileri ile sosyal hayatta karşılaşmaktaydım. Feto örgütünden herhangi bir şahsın sitemizle bağlantısı yoktur. Sitenin gelirleri giderlerini karşılamaktaydı. Başka birinin finansman sağlamasına gerek yoktu. Ben örgüt üyesi değilim. Ben bir gazeteciyim. 2013 yılının sonundan itibaren yapılan yayınlar gazetecilik faaliyetidir. Başka gazetelerde bizim sitemiz gibi yayınlar yapmaktaydı. Emniyet ve yargı mensuplarından herhangi bir bilgi akışı sağlanmıyordu. Bahsi geçen örgüte herhangi bir para yardımı yapmadım. Yurtdışına bir defa bile çıkmadım. Pasaportum da yoktur. Tweterda baskentcii hesabından gözaltına alınacak gazeteciler arasında sayılmıştım. Bunu gördüğümde herhangi bir yere kaçmadım ve kendim teslim oldum. Kaçma şüphem yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Başvurucu sorgusunun ardından İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/7/2016 tarihli kararıyla silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme suçundan tutuklanmıştır. Tutuklama gerekçesi şöyledir:"Şüpheli Yetkin Yıldız'ın üzerine yüklenen örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçunun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu suçun işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığı ve şüphelinin üzerine yüklenen suçun CMK 100/3 maddesinde sayılan suçlardan olması nazara alınarak şüphenin CMK.100 ve devamı maddeleri uyarınca tutuklanmasına, ... [karar verildi.]" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 16/1/2017 tarihli iddianameyle başvurucu hakkında terör örgütüne üye olma suçlamasıyla kamu davası açılmıştır. İddianamede; başvurucunun FETÖ/PDY'nin toplumda algı operasyonu yapmak için kullandığı Aktifhaber isimli sitede genel yayın yönetmeni olarak çalıştığı, bu sitenin örgütün algı amaçlı kullandığı sitelerden olup yine örgütün kara propaganda hesabı olan "Fuatavni" hesabının paylaşımlarını sık sık topluma duyurduğu ve bu şekilde algı faaliyetlerine katıldığı belirtilmiştir. İddianamede ayrıca başvurucunun örgüt liderinin talimatı sonrasında Bank Asyada hesaplar açtırarak 2015 yılı ve aylarında bu hesaplara 300 TL ve 800 TL gibi değişik miktarlarda para yatırdığı ileri sürülmüştür. İddianame İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmiş ve Mahkemenin E.2017/67 sayılı dosyası üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamanın ilk duruşması 27/3/2017 tarihinde başlamış ve 31/3/2017 tarihine kadar devam etmiştir. Cumhuriyet savcısı 31/3/2017 tarihli duruşmada "dosya kapsamında üzerlerine atılı suç bakımından haklarındaki delil durumu ve üzerlerine atılı delillerin büyük oranda toplanmış olması, içlerinden bazı sanıklar hakkındaki suç vasfının değişme ihtimalinin bulunması, tutukluluğun tedbir mahiyetinde bulunması ve gözaltında ve tutuklulukta geçirdikleri süreler dikkate alınarak" başvurucunun da aralarında olduğu bazı sanıkların tahliye edilmesini talep etmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi başvurucu dâhil yirmi bir sanığın tahliyesine karar vermiştir. Tahliye kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Sanıklar .. Yetkin Yıldız'ın üzerilerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suç vasfının ileride sanıklar lehine değişme ihtimali, sabit ikametgah sahibi olmaları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanıklar ve müdafilerinin tahliye taleplerinin kabulü ile başka suçtan tutuklu ve hükümlü değiller ise bu suçtan bihakkın tahliyelerine, bu hususun temin için Cezaevi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, tahliyelerine karar verilen sanıklar hakkında CMK.nun 109-3-a maddesi kapsamında yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına... [karar verildi.]" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tahliye kararından birkaç saat sonra yeni bir soruşturma başlatılmıştır. Bu soruşturma çerçevesinde 31/3/2017 tarihinde, başvurucu hakkında yakalama ve gözaltı kararı verilmiştir. İstanbul Emniyet Müdürlüğünde (Emniyet) on dört gün gözaltında tutulduktan sonra 13/4/2017 tarihinde başvurucunun Emniyette ifadesi alınmış ve Savcılık makamı tarafından ifadesi alınmadan bu defa İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ve maddelerinde düzenlenen anayasal düzeni ve hükûmeti cebren değiştirme ve yıkmaya teşebbüs suçu kapsamında tutuklanması talep edilmiştir. 14/4/2017 tarihli tutuklamaya sevk yazısında; başvurucunun Aktifhaber sitesinde 2011 yılı Mayıs ayından itibaren genel yayın yönetmeni olarak görev yaptığı, çok sayıda yurt dışına giriş çıkış kaydının bulunduğu, en son 5/3/2016 tarihinde Artvin Sarp sınır kapısından günübirlik giriş çıkış yaptığı, 31/12/2013 ile 24/12/2013 tarihleri arasında para artışı olan/yeni hesap açan şahıslar listesinde olmadığı ancak 2013 Aralık ayı ile 2015 Aralık ayı arasındaki dönemde hesabında para artışı olduğu, 23/2/2015 tarihinde 300 TL'lik açtırdığı hesabını 2/4/2015 tarihinde kapattırdığı, aynı gün 500 TL ilave yaparak 810,56 TL'lik başka bir hesap açtırdığı, akabinde bu hesabını da 2/11/2015 tarihinde kapattırdığı, bu suretle Fetullah Gülen'in talimatı üzerine miktar artırımı yaptığı ileri sürülmüştür. Başvurucunun ayrıca Fetullah Gülen'e direkt bağlı olan istişare heyeti üyesi olduğu belirtilen H.E. isimli şahısla, basın yayın yapılanması ve tüm medya faaliyetlerinden sorumlu olduğu değerlendirilen Ö.A. isimli şahısla, Sakarya'da talebeci olarak görevlendirildiği ileri sürülen ve FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında tutuklanan S.K. isimli kişiyle, İstanbul'da birkaç ilçede çalışan ve örgütün evlerinde kalan polislerden sorumlu şahıs olduğu konusunda ismi geçen K. adlı kişiyle ve ByLock kullanan, hakkında FETÖ/PDY soruşturması açılan ve bir kısmı firari olan birçok kişiyle telefon irtibatının olduğu iddia edilmiştir. Sorgu tutanağında; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen evrak ve eklerinin başvurucuya okunduğu, isnat edilen suçlamanın anlatıldığı belirtilmiştir. Başvurucu haklarını anladığını ve müdafileriyle birlikte savunmasını yapacağını beyan etmiştir. 14/4/2017 tarihinde İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği başvurucunun anayasal düzeni ve hükûmeti cebren değiştirme ve yıkmaya teşebbüs suçlarından tutuklanmasına karar vermiştir. Tutuklama kararının gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:" ... Şüpheli Yetkin Yıldız'ın Aktif haber sitesi genel yayın yönetmeni olduğu, Aktif haber sitesinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün medyada algı operasyonlarını yapmak için kullanıldığı, Fuatavni isimli twitter hesabında yazılan paylaşımların bu haber sitesinde yayınlayarak toplumsal algı oluşturulduğu, şüphelinin örgütün üst düzey yöneticileri konumunda bulunan H.E., Ö.A. gibi kişilerle telefon görüşme kayıtlarının bulunduğu, aynı şekilde örgüt mensupları olan A., S.K.,S. gibi bylock kullanıcısı kişilerle telefon görüşme kayıtlarının bulunduğu ... anlaşılmakla tüm şüphelilerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün basın-yayın ve medya yapılanmasında faaliyette bulundukları bu kapsamda eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ettiği, darbe girişimi eylemlerinin etki ajanlığı görevini ifa ettikleri dikkate alınarak üzerlerine isnat edilen TCK 309 fıkra 1 ve 312 fıkra 1 maddesindeki suçlar ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, suçların katolog suçlar arasında yer aldığı, suçların alt sınırları dikkate alındığında adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı, anlaşılmakla isimleri belirtilen şüpheliler ... Yetkin Yıldız'ın ... CMK.100 ve devamı maddeleri uyarınca ayrı ayrı tutuklanmalarına... [karar verildi.]" 5/6/2017 tarihinde ikinci soruşturma kapsamında başvurucu hakkında iddianame düzenlenmiştir. İddianamede; FETÖ/PDY'nin elinde bulundurduğu medya organları ile algı operasyonları yaptığı, başvurucunun da örgütün amacı doğrultusunda gerek yazılı gerek görsel medyada gerekse internet ortamında algıya yönelik eylemler yaptığı, örgütün algı faaliyetlerine katılarak anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçunu işlediği iddia edilmiştir. İddianamede başvurucuyla ilgili olarak Aktifhaber sitesinde 2011 yılı Mayıs ayından itibaren genel yayın yönetmeni olarak görev yaptığı, çok sayıda yurt dışına giriş çıkış kaydının bulunduğu, en son 5/3/2016 tarihinde Artvin Sarp sınır kapısından günübirlik giriş çıkış yaptığı, 31/12/2013 ile 24/12/2013 tarihleri arasında para artışı olan/yeni hesap açan şahıslar listesinde olmadığı ancak 2013 Aralık ila 2015 Aralık döneminde hesabında para artışı olduğu, 23/2/2015 tarihinde 300 TL'lik açtırdığı hesabını 2/4/2015 tarihinde kapattırdığı, aynı gün 500 TL ilave yaparak 810,56 TL'lik bir hesap açtığı, akabinde bu hesabını da 2/11/2015 tarihinde kapattırdığı, bu suretle Fetullah Gülen'in talimatı üzerine miktar artırımı yaptığı ileri sürülmüştür. Başvurucunun ayrıca Fetullah Gülen'e direkt bağlı olan istişare heyeti üyesi olduğu belirtilen H.E. isimli şahısla, basın yayın yapılanması ve tüm medya faaliyetlerinden sorumlu olduğu değerlendirilen Ö.A. isimli şahısla, Sakarya'da talebeci olarak görevlendirildiği ileri sürülen ve FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında tutuklanan S.K. isimli kişiyle, İstanbul'da birkaç ilçede çalışan ve örgütün evlerinde kalan polislerden sorumlu şahıs olduğu şeklinde ismi geçen K. adlı kişiyle ve ByLock kullanan ve hakkında FETÖ/PDY soruşturması açılan bir kısmı firari olan birçok kişiyle telefon irtibatının olduğu iddia edilmiştir. İddianame İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 16/6/2017 tarihinde kabul edilmiş ve Mahkemenin E.2017/223 sayılı dosyası üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 18/8/2017 tarihli duruşmada, E.2017/67 sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aralarında şahsi, hukuki ve fiilî bağlantı bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesine; davanın E.2017/67 sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 4/1/2018 tarihinde başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince 25/1/2018 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu 5/2/2018 tarihinde 2018/3932 sayılı bireysel başvuruyu yapmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 8/3/2018 tarihli kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan beraatine ve tahliyesine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükümle birlikte tutuklanmasına karar vermiştir. Mahkûmiyet kararının gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:"Sanığın 2011 yılından itibaren genel yayın yönetmeni olarak çalıştığı Aktif Haber sitesinin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün basın-yayın yapılanmasında yer aldığı, anılan web sitesinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından idari tedbir uygulaması kapsamında erişime kapatıldığı anlaşılmıştır.Sanık Yetkin YILDIZ'ın incelenen cep telefonunun 21/7/2016 tarihi itibariyle fabrika ayarlarına geri döndürüldüğü anlaşılmış, bu nedenle herhangi bir tespit yapılamamıştır.HTS analiz raporlarına göre sanığın FETÖ/PDY’nin önemli isimlerinden başyüceler kurulu üyesi H.E. ve basın yayın yapılanması ile polis akademisi imamlarından olan Ö.A.nın yanısıra bir kısmı ByLock kullanıcısı çok sayıda örgüt üyesi ile irtibat halinde olduğu anlaşılmaktadır.HTS incelemesinden sanığın FETÖ/PDY ile irtibatlı Feza Gazetecilik, Fatih Üniversitesi ve Kimse Yok Mu Derneğiile irtibat kurduğu tespit edilmiştir.FETÖ/PDY terör örgütü elebaşısının talimatından uzun süre sonra da olsa, sanığın 23/2/2015 tarihinde Bank Asya Şirinevler şubesinde 300 TL bedelli katılım hesabı açtığı anlaşılmıştır.Sanığın ev aramasında 14 Aralık ibareli Resimli Katalog-Aksiyon dergisi bulunmuştur.Sanığın genel yayın yönetmeni olarak çalıştığı Aktif Haber sitesinin Mart 2014 – Kasım 2015 tarihleri arasında Fuatavni içerikli 456 paylaşım yapılmış ... Aktif Haber sitesinde yoğun olarak Fuatavni paylaşımları daha geniş kitlelere ulaştırılmaya çalışılmış, bu yapılırken haber mahiyeti kazandırılarak açıklamalar yapılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü övücü, hükümeti ve AK Parti’yi çok sert bir dille eleştirir içerikler ile anılan örgütün fikir ve ideolojisine paralel olarak örgüte destek verilmiş, sonuçta da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından idari tedbir uygulaması kapsamında erişime kapatılmıştır.Sanık Yetkin YILDIZ, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün basın-yayın yapılanmasında yer alan ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından idari tedbir uygulaması kapsamında erişime kapatılan Aktif Haber internet sitesinde genel yayın yönetmeni olarak çalışmıştır. Gizliliği, tedbirli hareketi temel davranış biçimi kabul eden, kuruluşundan itibaren örgütlenme ve varlığını sürdürmede temel hareket tarzı olarak gizliliği, sızmayı esas alan örgütün, medya organlarının ana gövdesini oluşturan kadrosunun bütünüyle örgüt doktrinini ve stratejisini benimseyen, ideolojik motivasyonu üst seviyede olan ve lideri tarafından gösterilen nihai hedefe odaklanmış örgüt üyelerinden oluştuğu, kamu kurumlarına, sivil toplum örgütlerine, siyasi partilere, kısacası tüm toplumsal alanlara farklı görünümler altında, hukuk dışı yöntemleri de kullanarak üyelerini sızdıran, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve Türk Halkı’nın bütününe ait kurumları ele geçirmeyi temel hareket tarzı olarak kabul eden örgütün kendisine ait kurumlara ve yapılara daimi çalışan olarak örgüt dışından birilerinin girmesine izin vermesinin beklenemeyeceği, bu anlamda zaafiyet içerisinde olmasının örgütün ilk günlerinden bu güne kadar geçen sürede izlediği yol ve yöntemlere, tüm toplumun gözü önünde gerçekleşen olgulara ve hayatın doğal akışına aykırı olduğu, bunun yanısıra örgütün önde gelen üyeleriyle ve örgüte ait kurumlarla irtibat halinde bulunduğu, anılan silahlı terör örgütünün finansman kaynağı olan Bank Asya’da 2015 yılında katılım hesabı açtırdığı, delil elde edilmesini önlemek amacıyla darbe girişiminden hemen sonra telefonunu fabrika ayarlarına geri döndürerek sıfırladığı, evinde yapılan aramada 14 Aralık ibareli Resimli Katalog-Aksiyon dergisi bulunduğu anlaşılmış, sanık savunmalarına itibar edilmemiştir.Yukarıda açıklanan deliller ışığında sanık Yetkin Yıdız’ın örgüt üyeliği açısından eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarının gerçekleştiği, sanığın FETÖ/PDY’nin fikir ve ideolojisini benimseyerek bu doğrultuda faaliyetler içerisinde olduğu, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin etkin bir üyesi olduğunun kabulü gerektiği kanaatiyle ... cezalandırılmasına karar verilmiştir. " Başvurucu; hükümle birlikte verilen tutuklama kararına itiraz etmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 23/3/2018 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Bu karar 28/3/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 24/4/2018 tarihinde 2018/13821 sayılı bireysel başvuruyu yapmıştır. Başvurucu ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 22/10/2018 tarihli ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. İstinaf mahkemesi kararına karşı da temyiz yoluna başvurulmuştur. Yargıtay Ceza Dairesi 16/3/2020 tarihinde başvurucu hakkında verilen hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bozma kararı üzerine dava İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/117 sayılı dosyası üzerinden devam etmektedir. Başvurucu 15/6/2020 tarihinde tahliye edilmiştir. İlgili hukuk için bkz. Şahin Alpay [GK], B. No: 2016/16092, 11/1/2018, §§ 55-