T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/358 - 2025/1703 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/358 KARAR NO : 2025/1703 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2023 NUMARASI : 2022/852 Esas 2023/919 Karar DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat (Destekten yoksun kalma) KARAR TARİHİ : 26.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15.01.2026 İlk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/358 - 2025/1703 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/358 KARAR NO : 2025/1703 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2023 NUMARASI : 2022/852 Esas 2023/919 Karar DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat (Destekten yoksun kalma) KARAR TARİHİ : 26.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15.01.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 01.09.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki kamyonetin, karşı istikametten gelen dava dışı ... idaresindeki ve davacıların desteği ...'nin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı minibüsün sol ön kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacılardan ...'nin eşi, ...'nin kızı, ...'nin annesi olan ...'nin vefat ettiğini, davalı sigorta şirketine davacılar ... ve ... için yaptıkları başvurunun 13.10.2022, davacı ... için yaptıkları başvurunun 20.10.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı gibi, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacı eş ... için 300.000,00TL, baba ... için 10.000,00TL, oğul ... için 100,00TL olmak üzere toplam 310.100,00TL destekten yoksun kalma tazminatının 02.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı eş ... için talebini 1.222.659,71TL, baba ... için talebini 25.971,10TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilmesi gerektiğini, davacıların desteği müteveffanın kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmadığı hususunun belirlenmesi ve takmadığının tespiti hâlinde müterafik kusur indiriminin uygulanması gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması, aksi takdirde asgari ücret olarak kabulünün gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunabilmeleri için müteveffanın davacılara destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, faiz türünün de yasal faiz olması gerektiğini, davacılara kaza sebebiyle SGK tarafından yapılan tüm rücu edilebilir peşin sermaye geliri ödemelerinin mahsubunun gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; davanın destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyon ile müteveffa ...'nin içerisinde yolcu olarak bulunduğu, ... plakalı minibüsün çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında destek ...'nin vefat ettiği, meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği, müteveffa desteğin oğlu davacı ...'nin lise mezunu olduğu, eğitimine devam ettiğinin iddia ve ispat edilmediği, kaza tarihi itibariyle 18 yaşın üzerinde olduğu, davacılardan ...'nin eşini kaybetmesi nedeniyle 1.222.659,71 TL, davacılardan ...'in ise kızını kaybetmesi nedeniyle 125.921,10TL destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin zararlarının hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 1.000.000,00TL olduğu, garameten yapılan hesaplama neticesinde, davacı ...'nin 906.593,34 TL, davacı ...'in ise 93.406,66 TL destekten yoksun kalma tazminatı tutarlarından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı vekili tarafından davalıya sigortalı ... plakalı kamyonun şehirlerarası eşya taşıması yaptığı sırada meydana gelen kaza nedeniyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 28/A maddesi gereğince teminat limitinin 2 katı olması gerektiği belirtilerek dava değerinin artırılmasına ilişkin harçlandırılmış dilekçe ile talepte bulunulmuş ise de, ceza dosyası içeriğinde davalıya sigortalı kamyonun ev eşyası taşıdığı sırada kazanın meydana geldiği anlaşılmış ise de davacıların desteğinin ... plakalı minibüs içerisinde yolcu konumunda olduğu, davalıya sigortalı taşımacılık yapan kamyon içerisinde zarar gören konumunda olmadığından davacı yanın ilgili yönetmelik kapsamında poliçe teminatının 2 katı uygulanması gerektiğine ilişkin iddiasına itibar edilmediği belirtilerek davacılar ... ve ...'in davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 906.593,34TL, davacı ... için 93.406,66TL olmak üzere toplam 1.000.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının 02.11.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacılara ödenmesine, davacılar ... ve ...'in fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı ...'nin destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 28/A maddesi gereğince teminat limitinin 2 katı olması gerektiğini, bu nedenle mahkeme sigorta poliçe limitinin 1.000.000,00TL olarak kabul edilerek hükmedilen tazminat miktarlarının hatalı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacılar tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesine göre usûlüne uygun olarak başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı eş için destek süresi yaklaşık olarak 4 ay fazla hesaplandığını, davacı eş için hesaplanan tazminat miktarı 893.109,08TL olması gerekirken 906.593,34TL olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, müteveffanın vefatının kafa travmasına bağlı olarak gerçekleştiğinin ve meydana gelen kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığının sabit olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmaksızın karar verilmesinin de hatalı olduğunu, hesaplamanın Genel Şartlara göre teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, davacılara kaza sebebiyle SGK tarafından yapılan tüm rücu edilebilir peşin sermaye geliri ödemelerinin mahsubunun gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı sigorta şirketine usûlüne uygun olarak yapılan bir başvuru bulunmadığından sigorta şirketinin temerrüdünün de söz konusu olmadığını, bu nedenle mahkemece hükmedilen tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin de hatalı belirlendiğini, faiz türünün de yasal faiz olması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, 01.09.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki kamyonetin, dava dışı ... idaresindeki ve davacıların desteği ...'nin yolcu olarak bulunduğu minibüsün sol ön kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacılardan ...'nin eşi, ...'nin kızı, ...'nin annesi ...'nin vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece müteveffa desteğin oğlu davacı ...'nin lise mezunu olduğu, eğitimine devam ettiğinin iddia ve ispat edilmediği, kaza tarihi itibariyle 18 yaşın üzerinde olması nedeniyle alınan bilirkişi raporları ile belirlenen tazminat ve yapılan garame hesabına göre davacılar ... ve ...'in davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 906.593,34TL, davacı ... için 93.406,66TL olmak üzere toplam 1.000.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının 02.11.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacılara ödenmesine, davacılar ... ve ...'in fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı ...'nin destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Davacı vekili davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonun şehirlerarası eşya taşıması yaptığı sırada meydana gelen kaza nedeniyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 28/A maddesi gereğince teminat limitinin 2 katı olması gerektiği iddiasında bulunmuş ise de, davacıların desteğinin ... plakalı minibüs içerisinde yolcu konumunda olduğu, davalıya sigortalı taşımacılık yapan kamyon içerisinde zarar gören konumunda olmadığı gibi davalıya sigortalı araç kamyon olup yolcu taşımacılığı da yapmadığından davacının teminat limitini yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-2918 sayılı KTK'nın 97.maddesi 26.04.2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14.04.2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5.maddesi ile değiştirilmiş "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebinin karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi sigorta tahkim komisyonuna da başvuru yapabilir şeklinde belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114/2 maddesinde; Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” denilmiştir. Dava şartlarının incelenmesi başlıklı 115/2.maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usûlden reddeder." düzenlemesi yapılmıştır. Somut olayda, davacıların davalı sigorta şirketine davacılar ... ve ... için 13.10.2022, davacı ... için yaptıkları başvurunun 20.10.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı anlaşıldığından davalının başvuru şartının gerçekleşmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır. 3-Davalı tarafından, davacının emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini ileri sürmüş ise de, bu hususun kanıtlanmamış olması yanı sıra, araç modeli ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150/1-c maddesindeki "...Emniyet kemeri, 01.08.1998 tarihinden sonra ve 13.02.2009 tarihine kadar üretilmiş M2 ve M3 sınıfı minibüs ve otobüslerin bütün koltuklarında zorunlu olmayıp, minibüslerde sürücüsü ile yanında oturan yolcuların; şehirlerarası otobüslerde arka koltuklar hariç olmak üzere, sürücüsü dahil en ön ve önünde boşluk olan arka koltuklarda, önünde boşluk olan kapı önü koltuklarında; iki katlı şehirlerarası otobüslerde merdiven önü, en ön ve önünde boşluk olan en arka koltuklarda, masa etrafında bulunan koltuklardan aracın gidiş yönüne doğru olanlarda oturan yolcular için bulundurulması ve kullanılması zorunludur." düzenlemesi nazara alındığında, kazanın meydan gelmesinde müterafik kusurun kanıtlanmamış olmasına göre davalının müterafik kusura yönelik istinaf sebepleri yerinde görülemiştir. 4-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90.maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40E-2020/40K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "..ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40E.-2020/40K.sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında bir usûlsüzlük bulunmadığı, destek paylarının yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği anlaşılmakla davalı vekilinin aktüerya raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 5-Davalı vekilinin faizin başlangıç tarihi ve türüne yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde; 26.04.2016 tarihinde 2918 sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. Somut olayda davadan önce davacı tarafça sigorta şirketin başvuruda bulunulduğu, 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca ve başvuru tarihine göre faiz başlangıç tarihinin belirlenmesinin ve sigortalı ... plakalı kamyonun şehirlerarası eşya taşıması yaptığı ve ticari araç olduğu nazara alınarak hüküm altına alınan tazminata avans faizi uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar taraftan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı taraftan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 68.310,00 TL istinaf harcından peşin alınan 17.077,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.232.50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 (iki) haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 26.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.