12. Ceza Dairesi 2022/1820 E. , 2023/1794 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ın…
**12. Ceza Dairesi 2022/1820 E. , 2023/1794 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2016/2 Esas, 2016/351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının b bendi ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 225 gün adli para cezasının 52 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL'den hesaplanarak 4.500,00 TL adli adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 20 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir. 2.... 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2016/2 Esas, 2016/351 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.07.2021 tarihli ve 2019/8752 Esas, 2021/5556 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir. 3.... 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/538 Esas, 2021/825 sayılı kararı ile takdiren basit yargılama usul hükümlerinin uygulanmamasına karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi uyarınca verilen 225 gün adli para cezasının 52 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL' den hesaplanarak 4.500,00 TL adli adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 20 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2022 tarih, 2022/4673 sayılı tebliğnamesi ile kendini vekille temsil eden katılan lehine vekalet ücretinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi, katılanın da kaza kusurlu olduğundan sanığın tam kusurlu kabul edilmesine, eksik araştırmayla hüküm verildiğine ve sanığın, katılanın zararını giderdiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel mahkeme gerekçesinde "sanığın savunması, müştekinin beyanı, tanık anlatımı, dosya içerisinde mevcut doktor raporları, bilirkişi raporu, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06/07/2021 tarih 2019/8752 esas-2021/5556 karar sayılı ilamı ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın sola dönüş manevrasıyla 319 sokağa giriş yapmak isterken otosunun sol ön ve sol ön yan kısımları ile 319 sokak köşe başını kullanarak Üçyol yönüne yolun karşısına geçmek isteyen yaya ...'e çarptığı, çarpma sonucunda müşteki ...'in müşterek hayat fonksiyonlarını AĞIR (4.derecede) etkileyecek kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandığı kanaatine varılmış, bu oluşa göre sanığın olayda asli kusurlu kabul edilmesi gerektiğinden sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir." denilmiştir. 2.Katılan aşamalarda yola indiğinde yolun boş olduğunu, tam karşı kaldırıma geçecekken sanığın kendisine çarptığını, şikayetçi olduğunu, katılmak istediğini beyan etmiştir. 3.Sanık aşamalarda katılanın aniden karşısına çıktığını, frene basmasına rağmen duramayarak çarptığını beyan etmiştir. 3.Yargılama aşamasında dinlenen tanık ... Doruk ifadesinde "olay günü tezgahımla uğraşıyordum. O esnada arkamdan bir bayanın ne yapıyorsun dikkat etsene şeklinde bağırdığını duydum. Kafamı çevirdiğimde huzurda bulunan müşteki yanıma düştü. Hatta sanık müştekiye çarpmasa sanıyorum bana çarpacaktı, gördüğüm kadarıyla müştekinin ayağı sanığın kullandığı aracın sol ön taraf lastiğinin altında kaldı. Daha sonra arabayı geri aldırarak müştekinin ayağını kurtardık, benim gördüğüm kadarıyla sanık kestirmeden dönüş yaptığı için bu kaza oldu, normal dönüş yapsaydı bu kaza olmazdı." şeklinde beyanda bulunmuştur. 4.... Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim edilen 05.11.2015 tarihli raporda katılanın hayati fonksiyonlarına etkisi 4. derece kırık olacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir. 5. Olay günü tanzim edilen kaza tespit tutanağında sola dönüş kurallarına riayet etmeyen sanığın tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. 6. Soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda "Sürücü ...'nun yönetimindeki otomobille yaptığı seyrinde dikkatli ve kurallara uygun davranmadığı, otosunun teknik yapısını da dikkate alarak olay veri kavşağına otosunun hızını yeterince düşürmeden giriş yaptığı, yol ve trafik durumuna göre hızını ayarlamadığı, kavşak sistemi içerisindeki seyrinde yayaların varlığını göz ardı ettiği ve kavşak köşe başını kullanarak yolun karsısına nizami geçme eyleminde olan müşteki vavava yönelerek çarptığı soruşturma dosyasının içeriklerine göre anlaşıldığından: meydana gelen ve müşteki yaya ...'in yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının bütünü itibariyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-a maddesince, 52/l-b maddesince ve 53/l-d maddesince asli derecede ve tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Müşteki yaya ...'in kavşak köşe başını kullanarak yolun karşısına nizami geçme eyleminde olduğu ve yolun yarısından fazlasını geçtiği, yolun karşısına geçme eyleminde olduğu halde kendisine yönelen otomobilden kendisini korumaya çalışarak olayı önlemeye çalıştığı soruşturma dosyasının incelenmesinden anlaşıldığından: meydana gelen ve kendisinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının bütünü itibariyle, kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır." denilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; 1.Sanığın sevk ve idaresindeki araçla gündüzün şehir içindeki çift şeritli tek yönlü yolda seyri sırasında soldaki sokağa dönüş yaptığı sırada sokak başından karşıdan karşıya geçmekte olan ve yolun büyük kısmını geçmiş yayaya aracının sol ön teker ve tampon kısmıyla çarpması sonucu katılanın hayati fonksiyonlarına etkisi 4. derece kırık olacak şekilde yaralandığı, 2918 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde düzenlenen sola dönüş ve yayalara ilk geçiş hakkını verme kurallarına riayet etmeyen sanığın tam kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin kusur durumuna ve eksik araştırmaya yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2.Katılanın zararına yönelik bir kısım harcama belgelerini sunmasının ardından sanık tarafından kendisine 490,00 TL ödeme yapılmış ise de; katılanın zararının 6.000,00-7.000,00 TL olduğuna yönelik beyanı karşısından katılanın zararını gidermediği anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmamıştır. B. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; ... 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/538 Esas, 2021/825 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş, katılan vekilinin temyiz sebebi bu itibarla yerinde görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/538 Esas, 2021/825 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının beşinci paragrafından sonra yeni bir paragraf eklenmek suretiyle; “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ...’e verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.