Başvuru, yargılama giderlerine ilişkin olarak açılan davanın süre aşımı yönünden reddi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılama masraflarının iade edilmemesi nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; yargılama giderlerine ilişkin olarak açılan davanın süre aşımı yönünden reddi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılama masraflarının iade edilmemesi nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 15/7/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu adına tapuda kayıtlı bulunan Muğla sınırları içindeki taşınmaz için Maliye Hazinesi tarafından tapu iptal ve tescil davası açılmıştır. İdare taşınmazın Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla söz konusu davayı açmıştır. Dava idare lehine sonuçlanmış ve Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/3/2010 tarihli kararıyla taşınmaz Hazine adına tescil edilmiştir. Yargılama sonunda nispi karar harcı, nispi vekâlet ücreti ve keşif giderinin başvurucu tarafından idareye ödenmesine hükmedilmiştir. Söz konusu yargılama giderleri karşılığı 270,18 TL banka hesabına konulan haciz ile başvurucudan 2/10/2014 tarihinde tahsil edilmiştir. 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun ile orman dışına çıkarılan yerlerin tapu sahiplerine başvuru hâlinde bedelsiz geri verilmesine yönelik düzenleme yapılmıştır. Başvurucu, bu imkânından faydalanarak idareye yaptığı müracaat ile taşınmazı yeniden adına tescil ettirmiştir. Başvurucu bu süreci takiben 6292 sayılı Kanun'un maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Ortaca Mal Müdürlüğüne 16/1/2015 tarihinde başvurarak Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/3/2010 tarihli kararına konu olan, idareye ödemiş olduğu yargılama harçlarının iadesini talep etmiştir. Bu talebin reddi üzerine başvurucu, Muğla Vergi Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde yargılama harçlarının iadesi için dava açmıştır. Mahkeme 2/4/2015 tarihli kararıyla idari merci tecavüzü nedeniyle dilekçenin Maliye Bakanlığına tevdiine karar vermiştir. Ret gerekçesinde 6292 sayılı Kanun ve 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca geri alınabilmesi adına dava açma süresi sonra ermiş olan yargılama harçları için düzeltme başvurusunun ardından Maliye Bakanlığı nezdinde bir şikâyet başvurusu yapılması gerektiği ancak başvurucunun bu koşulu yerine getirmediği ifade edilmiştir. Merciine tevdi kararı ilgili evrakla birlikte Maliye Bakanlığına 10/6/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Maliye Bakanlığı tarafından başvurucunun talebi ile ilgili bir cevap verilmemiş ve başvurucu 28/9/2015 tarihinde zımnen ret işlemine karşı dava açmıştır. Başvurucu, haricen ve tesadüfen Maliye Bakanlığının zımnen ret kararından haberdar olduğunu belirtmiştir. Mahkeme 12/10/2015 tarihli kararıyla davayı süre aşımı yönünden reddetmiştir. Ret gerekçesinde öncelikle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun dava süresine ilişkin hükümleri hatırlatılmıştır. Başvurucunun Maliye Bakanlığına ilgili belgelerin 10/6/2015 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından zımnen ret süresini takiben en geç 8/9/2015 tarihinde dava açması gerekirken 28/9/2015 tarihinde açtığı davanın süre aşımına uğradığı ifade edilerek ret gerekçesi oluşturulmuştur. Ret hükmü Aydın Bölge İdare Mahkemesinin 28/1/2016 tarihli kararı ile onanmış ve karar düzeltme istemi aynı Mahkemenin 18/5/2016 tarihli hükmüyle reddedilmiştir. Başvurucu nihai kararı 16/6/2016 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 15/7/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 6292 sayılı Kanun'un "Davalar" kenar başlıklı maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:"Hak sahipleri veya ilgilileri tarafından taşınmazın satın veya devralınması hâlinde; satışa veya devre konu taşınmazlar hakkında bu kişiler tarafından Hazine aleyhine ya da Hazine tarafından bu kişiler aleyhine açılan ve durdurulan davalarda mahkemelerce verilecek kararlarda yargılama giderlerinin tarafların üzerlerine bırakılmasına karar verilir ve Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmez, verilmiş olan kararlardan henüz infaz edilmeyenlerle Hazine lehine hüküm altına alınan bu alacaklar tahsil edilemez." 213 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır" 213 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Vergi hatası, vergiye mütaallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır." 213 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Hesap hataları şunlardır:... Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır...." 213 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler." 213 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler." 2577 sayılı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "...Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından:a) Görev ve yetki,b) İdari merci tecavüzü,c) Ehliyet,d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,e) Süre aşımı,f) Husumet,g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları,Yönlerinden sırasıyla incelenir." 2577 sayılı Kanun'un "İlk inceleme üzerine verilecek karar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin;...e) 3/b bendinde yazılı halde dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine, Karar verilir. Dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir...."