11. Ceza Dairesi 2010/3108 E. , 2010/10775 K. Güveni kötüye kullanma suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29/07/2009 tarihli ve soruşturma, sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 28/09/2009 tarihli ve 2009/888 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre. Güveni kötüye kullanma…
**11. Ceza Dairesi 2010/3108 E. , 2010/10775 K.** **"İçtihat Metni"** Güveni kötüye kullanma suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29/07/2009 tarihli ve soruşturma, sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 28/09/2009 tarihli ve 2009/888 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre. Güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olarak, şüphelilerin savunmalarının alınıp müştekinin iddiaları araştırılarak diğer kanıtlar toplandıktan sonra gereği hakkında karar vermek gerekirken eylemin hukuki mahiyette olduğu ve işlenmiş bir suçun bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 11.02.2010 gün ve 2010/1277/8508 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 25.02.2010 gün ve sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 04.12.2007 gün ve 2007/2-247/257 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK’nın 160. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen Cumhuriyet Savcısı, kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince de maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almak ve şüphelinin haklarını korumak ile aynı Kanunun 170. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da soruşturma evresi sonucunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlemek, aksi halde de 172. madde gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar vermek yükümlülüğü altındadır. Cumhuriyet Savcısının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına karşı yapılacak başvuru yöntemi de CMK’nın 173. maddesinde düzenlenmiş olup, itiraz mercii olarak öngörülen ağır ceza mahkemesi başkanının itirazı yerinde bulması halinde Cumhuriyet Savcısının iddianame düzenleyerek mahkemeye vereceği, itirazın haklı bulunmaması halinde de istemin gerekçeli olarak reddolunacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak bu hükümlerin uygulanabilmesi için Cumhuriyet Savcısının kanuna uygun bir soruşturma yapmış olması zorunlu olup buna karşın, Cumhuriyet Savcısının CMK’nın kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumlarda, itirazı inceleyen merciin, Cumhuriyet Savcısının CMK’nın 160 ve devamı maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak amacıyla itirazın kabulüne karar vermesi gerekmektedir. İncelenen dosya içeriğine göre; şüphelilerin, şikayetçiye karşı güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia olunması karşısında; hiçbir soruşturma yapmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29.07.2009 gün ve 2009/38867 soruşturma, 2009/22364 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik vaki itirazın reddine ilişkin mercii Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 28.09.2009 gün ve 2009/888 değişik iş sayılı kararın CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin 5271 sayılı CMK da gözetilerek mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.