2. Hukuk Dairesi 2024/5174 E. , 2024/6445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/513 E., 2024/188 K. KARAR : Bozmaya uyularak hüküm kurma Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının tazminat ve nafaka miktarı yönünden bo
**2. Hukuk Dairesi 2024/5174 E. , 2024/6445 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/513 E., 2024/188 K. KARAR : Bozmaya uyularak hüküm kurma Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının tazminat ve nafaka miktarı yönünden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı karşı davacı kadın yararına tazminat ve yoksulluk nafakası takdirine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-karşı davalı erkek vekili dava ve cevaba cevap (karşı davaya cevap) dilekçelerinde özetle; tarafların 2018 yılında evlendiğini, bu evliliklerinden ortak çocuklarının olmadığını, kadının, erkeğin ilk evliliğinden olan çocukları ile görüşmesini istemediğini, önceki evliliğinden olan çocuklara hakaret ve beddua ettiğini, çok fazla sigara içtiğini, fiziksel, sosyal ve duygusal şiddet uyguladığını, tehdit ettiğini, ortak konutu terk ettiğini, haksız ithamlarda bulunduğunu, eski erkek arkadaşı ile erkeği kıyasladığını, aile mahremiyetini üçüncü kişilerle paylaştığını, erkeğin özgürlüğünü kısıtladığını, birlik görevini ihmal ettiğini iddia ederek asıl davanın kabulü ile evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle tarafların boşanmalarına, karşı davanın reddine, 50.000,00 TL maddî tazminat, 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap, karşı dava ve ikinci cevap (karşı davaya cevaba cevap) dilekçelerinde özetle; dava dilekçesinde dayanılan vakaların gerçeği yansıtmadığını, erkeğin, aşırı kıskanç olduğunu, ekonomik ve duygusal şiddet uyguladığını, yatağını ayırdığını, kadının çocuk sahibi olmak istediğini ancak erkeğin tek başına çocuk yapmama konusunda karar aldığını, cinsel birliktelikten kaçındığını, birlik görevini ihmal ettiğini, aşağıladığını, sağlık sorunları ile ilgilenmediğini, aile mahremiyetini üçüncü kişiler ile paylaştığını, tehdit ettiğini iddia ederek karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle tarafların boşanmalarına, asıl davanın reddine, aylık 10.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası, 200.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin, kadının çocuk istemesine rağmen ilk evliliğinden çocuklarının olduğu, kendisinin ve kadının çocuk bakacak nitelikte olmadığını ileri sürerek çocuk yapma düşüncesinden vazgeçtiği, kadının annelik duygusunu yaşamasına engel olduğu, kadına duygusal ve ekonomik şiddet uyguladığı, çeşitli bahaneler ile kadına küstüğü, kadına hakaret ettiği, kadının ise küçük düşürücü sözler söylediği, erkeği maddî yönden başkaları ile kıyasladığı, erkeğe saygısız davrandığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle, her iki davanın da kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereği boşanmalarına, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğu anlaşıldığından erkeğin tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşıldığından kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir, 2.000,00 TL yoksulluk nafakasına, koşulları oluştuğundan kadın yararına yasal faizi ile birlikte 40.000,00 TL maddî tazminat, 35.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri her iki boşanma davası ve ferileri yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; karar usul ve kanuna uygun olduğundan taraf vekillerinin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri "karşılıklı boşanma davaları ve feriler" yönünden temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 25.04.2023 tarihli kararı ile telefon kayıtlarının kadına ait olduğunun ispatlanamadığı ve davalı kadına ait ses kaydının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve hükme esas alınmayacakları belirtildikten sonra davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası miktarının az olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının nafaka ve tazminatların miktarı yönünden bozulmasına, erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin onanmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; boşanma kararının kesinleşmeden itibaren faizi ile 200.000.00 TL maddî, 200.000.00 TL manevî tazminata, aylık 1000,00 TL tedbir nafakasının boşanma kararının kesinleşme tarihi itibariyle 7000,00 TL artırılarak 8000,00 TL'ye çıkarılmasına, kararın kesinleşme tarihinden itibaren aylık 8000,00 TL yoksulluk nafakasına, nafakaya her yıl TÜFE oranında artış uygulanmasına, asıl ve karşı davacı lehine ayrı ayrı 17.900.00 TL vekâlet ücreti takdirine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı-karşı davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kusur belirlemesi, nafakanın fahiş ve süresiz olması, tazminatlar ile nafakaların miktarı ve vekâlet ücreti yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı-karşı davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; karşı taraf lehine vekâlet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kadın lehine hükmedilen vekâlet ücretinin düşük olduğunu belirterek nafaka ve tazminat miktarları ile vekâlet ücreti yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bozma ilamının gereğinin yerine getirilip getirilmediği, kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazının incelinip incelenemeyeceği, tazminatlar ve yoksulluk nafakası miktarı ile vekâlet ücreti noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ve 371 inci maddesi; 4721 sayılı Kanunu'nun 4 üncü maddesi, 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 inci maddesi, 51 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; tarafların aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli ilk kararı ile her iki boşanma davasının kabulüne, kadın yararına maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası takdirine, her iki taraf yararına ayrı ayrı 5.100,00'er TL maktu vekâlet ücretine karar verilmiş, Dairemizin 25.04.2023 tarihli ilamı ile tazminat miktarları ve yoksulluk nafakası miktarı yönünden hükmün kadın lehine bozulmasına, sair yönlerden ise hükmün onanmasına karar verilmiştir. Bu durumda Dairemizin söz konusu ilamı ile kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası ile her iki taraf yararına hükmedilen vekâlet ücretine yönelik İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli ilk kararındaki kısımlar onanarak kesinleştiği halde İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen son kararda her iki taraf lehine yeniden vekâlet ücreti takdiri doğru görülmediği gibi, boşanma kararının kesinleşmesi ile sona eren tedbir nafakalarının artırılması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının tedbir nafakası ve vekâlet ücretleri yönünden BOZULMASINA, 2.Tarafların diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümleri usul ve kanuna uygun olduğundan ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2024. tarihinde oy birliğiyle karar verildi.