Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/7216 E. , 2024/7414 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7216 Karar No : 2024/7414 DAVACI: ... DAVALILAR : 1- ... / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri... 2- ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/7216 E. , 2024/7414 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7216 Karar No : 2024/7414 DAVACI: ... DAVALILAR : 1- ... / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri... 2- ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının ve... tarih ve ... sayılı (mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun Çalışmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Esastan inceleme ve karar başlıklı" 14. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun Çalışmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Esastan inceleme ve karar başlıklı" 14. maddesinin ikinci fıkrası ile Olağanüstü Hal Komisyonunca yapılacak incelemenin kapsamının 7075 sayılı Kanuna aykırı olarak sınırlandırıldığı, anılan düzenleme ile nihai işlem olan kamu görevinden çıkarma işleminin değerlendirmeye tabi tutulmadığı, yalnızca tespit ve değerlendirme işleminin incelendiği, iptali istenen maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "sözlü ifade verme veya tanık dinletme talepleri dikkate alınmaz" düzenlemesinin Anayasa'nın 13. maddesine aykırı olduğu, kanuni düzenleme olmaksızın idarenin düzenleyici işlemiyle getirilen sınırlamanın fonksiyon gasbı niteliğinde olduğu, söz konusu düzenlemelerin 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesinde belirtilen usul ve şekil şartına uyulmaksızın getirildiği, bu sebeple Komisyonun teklifi alınmaksızın belirlenen usul ve esasların hukuka aykırı olduğu, dava konusu Komisyon kararının maddi gerçeklikle örtüşmediği, eksik incelemeye dayalı ve yanıltıcı nitelikte olduğu, kararda kamu görevinden çıkarılma gerekçesi olarak gösterilen hususların hukuki nitelendirmesinin ve hukuki değerlendirmesinin yapılmadığı, dava konusu bireysel işlemin disiplin yaptırımı niteliğinde olduğu, savunma hakkının kullandırılması gerektiği halde dava konusu işlemin savunma hakkı tanınmaksızın tesis edildiği, yasal olarak faaliyet gösteren banka, okul, şirket gibi özel hukuk tüzel kişileri hakkında sonradan OHAL kapsamında işlem yapılmasının geçmişte bu tüzel kişilerle yasal çerçevede ilişkisi olan kişilerin terör örgütüyle bağlantılı oldukları şeklinde yorumlanamayacağı ve bu husuların aleyhe delil oluşturmayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve kanuniliği ilkeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği, hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucunda yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMALARI: Davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından; Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun kurulduğu, 7075 sayılı Kanun'un 9'uncu maddesinde, Komisyonun incelemelerini dosya üzerinden yaparak, bu inceleme sonucunda başvurunun reddine veya kabulüne karar verebileceği düzenlemesine yer verildiği, Komisyonun incelemelerinin dosya üzerinden yapılacağını belirleyen ibarelerin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruda Anayasa Mahkemesince söz konusu ibarenin Anayasa'nın 36. maddesine aykırı olmadığına karar verildiği, davacı tarafından iptali istenen hükümlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı Ankara Üniversitesi Rektörlüğü tarafından; Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından verilen kararın değerlendirme kısmında yapılan tespitlere göre davacının FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu sabit olduğundan, davacı tarafından KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme karşı yapılan başvurunun reddine dair Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava davacı tarafından, 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının ve... tarih ve ... sayılı (mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun Çalışmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Esastan inceleme ve karar başlıklı" 14. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının iptali istemiyle açılmıştır. 1/2/2018 tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 1. maddesinde, “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.” hükmüne yer verilmiş, 9. maddesinde de, “Komisyon incelemelerini dosya üzerinden yapar. Komisyon, inceleme sonucunda başvurunun reddine veya kabulüne karar verebilir.” hükmü ile aynı Kanunun 13. maddesindeki “Başvurulara ve Komisyonun çalışmasına ilişkin usul ve esaslar, Komisyonun teklifi üzerine Cumhurbaşkanlığı tarafından belirlenir ve ilan edilir.” hükmü yer almıştır. 12.7.2017 tarihli ve 30122 sayılı mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun Çalışmasına İlişkin Usul ve Esasların iptali istenen 14. maddesinde; “(1) Komisyon incelemelerini dosya üzerinden yaparak başvurunun reddine veya kabulüne karar verir. (2) Komisyon, incelemelerini terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı yönünden yapar. (3) Sözlü ifade verme veya tanık dinletme talepleri dikkate alınmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 1. maddesi uyarınca Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun; olağanüstü hâl kapsamında doğrudan olağanüstü hâl KHK’larıyla kişi ve kuruluşlar hakkında hukuki sonuç doğuran kamu görevinden çıkarma, öğrencilikle ilişiğin kesilmesi ya da kuruluşların kapatılması gibi işlemlere karşı ilgililerin başvurularını değerlendirmek ve karara bağlamak amacıyla kurulduğu görülmekte olup, yapısı itibariyle yargılama makamı olmadığı ve kararlarının da yargısal nitelik taşımadığı, yalnızca olağanüstü hâl KHK’ları ile uygulanan tedbirlere karşı dava açmadan önce tüketilmesi zorunlu olan idari bir başvuru yolu olduğu anlaşılmaktadır. Görüleceği üzere, davaya konu Usul ve Esasların 14. maddesinin 2. ve 3. fıkrasında yer alan hükümlerde, hakkında kamu görevinden çıkarma veya tedbir kararı uygulanan ve bu yöndeki iptal talepleri Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunca reddedilen kişi ya da kuruluşların Komisyon kararlarına karşı idari yargıda açacağı iptal davalarında uygulanacak idari yargılama usulüne ilişkin kurallar yönünden herhangi bir kısıtlayıcı düzenleme bulunmadığı gibi adil yargılanmaya ilişkin tüm güvencelerin uygulanacağı kuşkusuzdur. Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun Çalışmasına İlişkin Usul ve Esaslar”ın dayanağı olan 7075 sayılı Kanun’un 9. maddesinde de, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun incelemelerini dosya üzerinden yapacağı kuralına yer verildiği ve Yasa koyucunun; Komisyonun süratli biçimde çalışmasını ve başvuruların biran evvel çözüme kavuşturulmasını amaçladığı dikkate alındığında, Usul ve Esasların 14. maddesinin 2. ve 3. fıkralarındaki iptali istenen düzenlemelerin, dayanağı 7075 sayılı Kanun hükümlerine ayrılık taşımadığı, Anayasadaki adil ve etkin yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca 7075 sayılı Kanun’un 9. maddesinde yer alan ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun incelemelerini dosya üzerinden yapacağını belirleyen düzenlemenin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru, 24.12.2019 tarihli ve E:2018/74, K:2019/92 sayılı kararı ile reddedilmiş ve özetle; Komisyonun sadece dosya üzerinden inceleme yaparak karar vermesini öngören kuralın yargılamanın adil şekilde yürütülmesini engelleyecek nitelikte olmadığı gerekçesine yer verilmiştir. Bu nedenle, olağanüstü hâl kapsamında doğrudan KHK’lar ile uygulanan tedbirlere karşı Komisyona yapılan başvurular ve yargılama süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun Çalışmasına İlişkin Usul ve Esaslar”ın 14. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki düzenlenmelerde hukuka aykırılık görülmemiştir. Davacının 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkinn 21/10/2020 tarih ve 2020/12434 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararına gelince; 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 2. maddesinde, olağanüstü hal kapsamında doğrudan Kanun Hükmünde Kararnameler ile tesis edilmiş kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi işlemlerine ilişkin başvuruların değerlendirilmesi ve karara bağlanması, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun görevleri arasında sayılmıştır. Olayda, davacının 29.10.2016 tarihli ve 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği ve bu karara karşı Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun dava konusu karar ile reddedildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki mevcut belge ve bilgilerden, davacının eşine ait Bank Asya’da bulunan hesaba davacı tarafından 15/01/2014, 17/02/2014, 27/03/2014, 24/03/2015 tarihlerinde para yatırıldığı, davacının FETÖ/PDY irtibatı nedeniyle kapatılan ... Üniversitesinde çalışma kaydının bulunduğu, davacının çocuğunun örgüt ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumları arasındaki Özel ... Samanyolu İlkokulu ve Özel Yüksel Sarıkaya İlkokulu/Ortaokulunda 2014-2015 ve 2015-2016 yılı eğitim dönemlerinde kaydı bulunduğu, FETÖ/PYD'nin tepe yöneticileri ile adına kayıtlı telefon ile arama kaydının olduğu hususları dikkate alındığında, davacının FETÖ örgütü ile iltisakının olduğu sonucuna varıldığından, kamu görevinden çıkarılmasına karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında mevzuata aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararı ile 12/07/2017 tarih ve 30122 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun Çalışmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Esastan inceleme ve karar başlıklı" 14. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Dairemizin 06/07/2021 tarih ve E:2021/3898, K:2021/2455 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/03/2022 tarih ve E:2021/3419, K:2022/763 sayılı kararıyla bozulması üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozma kararına uyularak gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve... sayılı işleminin ve 12/07/2017 tarih ve 30122 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun Çalışmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Esastan inceleme ve karar başlıklı" 14. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının iptaline karar verilmesi istemiyle, 22/02/2021 tarihinde kayda giren dilekçeyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür."; dördüncü fıkrasında ise, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak, bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan Kanun'un "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; altıncı fıkrasında, bu hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, davanın yasal süresi içinde açılmamış olması durumunda davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde uygulama işlemi veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği anlaşılmaktadır. Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun... tarih ve ... sayılı işleminin iptali isteminin incelenmesi: Davacıya 20/11/2020 tarihinde tebliğ edilen dava konusu işleme karşı, bu tarihten itibaren 60 günlük süre içerisinde en geç 19/01/2021 (Salı günü) tarihine kadar dava açılması gerekirken, 22/02/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan işbu davanın süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır. 12/07/2017 tarih ve 30122 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun Çalışmasına İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Esastan inceleme ve karar başlıklı" 14. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının iptali isteminin incelenmesi: Yukarıda metnine yer verilen 2577 Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine uygulama işlemiyle birlikte düzenleyici işlemin de iptalinin istenilmesi durumunda, uygulama işleminin süresinde dava konusu edilip edilmediği gözetilerek, uygulama işlemine karşı açılan davanın süresinde olması halinde dayanağını oluşturan düzenleyici işleme karşı açılan davanın da süresinde kabul edileceği, ancak uygulama işleminin süresi içinde dava konusu edilmemesi halinde ise bu işlemin dayanağını oluşturan düzenleyici işleme karşı açılan davanın da süresinde olmayacağı kuşkusuzdur. Bu haliyle dava konusu edilen uygulama işlemine karşı süresi içerisinde dava açılmadığı anlaşıldığından, düzenleyici işleme karşı açılan davanın da süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca süre aşımı nedeniyle DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinden davacı tarafından peşin ödenen ...TL vekalet harcının davacının üzerinde bırakılmasına, ...... TL'den...TL vekalet harcının mahsubu sonrasında kalan ve davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ...TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.